Tarih Dersleri - Kurtul Altuğ

Önce bir alıntı:
“1945-1960 arası çok partili hayat, türkiye’de beklenen demokrasiyi değil halkın bölünmesini getirmişti. Camiler, kahvehaneler ve mahalleler ayrılmıştı. Tam bir cepheleşme yaşandı. İktidar, üniversiteler, yargı ve vbasınla zıtlaştı. Ayrıca bu dönemde iktidar ve muhalefet arasında  uzlaşma yerine çatışmacı bir politika izlenmiştir. Nitekim DP ‘Vatan Cephesi’ diye bir cephe kurmuş, buraya girenler radyodan ilan edilmiştir.
Menderes, ABD’ye teslimiyet politikasının ülkeyi iyi bir noktaya getirmediğini gördükten sonra Rusya ile ilişkileri geliştirmek üzere orayı ziyaret için gerekli randevuları alır fakat ziyaretten 40 gün önce 27 Mayıs gerçekleşir.
Günün Sözü: Tarih geçmişin aynası, bugünün habercisi, yarının ise yol haritasıdır.
Prof.Dr. Nurullah Aydın”
Org. Cemal Gürsel’in Mektubu
Bu hatırlatmadan sonra size belge sunalım.
Tarih: 3 Mayıs 1960, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel, Milli Savunma Bakanı Ethem Menderes‘e bir mektup yazıyor. Gürsel durumdan yakınıyor, demokratik bir yol arayarak bir uyarıda bulunuyor. Mektup son derece gizli tutuluyor. Ben, Ülkü Arman ve Beyhan Cenkçi, Ankara Merkez Cezaevi’ndeyiz. Mektubun metni değil ama yazılığı hapishaneye ulaşıyor. O zaman ki adıyla “Cemal Aga” mektupta şöyle diyor:
“Aziz vekilim;dün geceki konuşmalarımız ışığında zatıalinize memleketimizin huzur ve istikararı için alınması lazım gelen tedbir ve kararlar hakkındaki görüşlermizi arz etmeyi, milli ve vatani bir vazife bilirim.
Sayın Başbakan’ın açıklamalarını dinledim ve okudum. Bunlarda benim düşüncelerimin kabulüne müsait bir zeminin henüz mevcut olmadığı aşikarsa da düşüncelerimizin sizlere iblağının zaruretine yine de inanıyorum.
Muhterem vekilim; su hakikati kabul etmek lazımdır ki Kayseri hadiseleriyle başlayıp son karar ve feci olaylara kadar devam eden vakalar vatandaş ruhunda derin teessür ve hükümete karşı telafisi güç hoşnutsuzluklar yaratmıştır. Hele ordunun talebelere karşı akılsızca kullanılması, işin vahametini arttırmış, ordu mensuplarında huzursuzluk ve güvensizlik hizleri belirmiş, korkulan şey olmuş, ordu politikaya karıştırılmıştır…”
Orgeneral, ordu hiyerarşisini atlıyor ve Genelkurmay Başkanı’na -Orgeneral Rüştü Erdelhundur-değil, Milli Savunma Bakanı’na başvuruyordu. (Bkz. Bir Numaralı Tanık, 3. Baskı. 234-235 ve devamı-İsim Yayınları)
Kara Kuvvetleri Komutanı’nın bu tutumundan sonra emekliliğini istediğini öğrendik. Peki; Orgeneral Gürsel  ne istiyordu?
1- Cumhurbaşkanı derhal istifa etmelidir.
2- Kabidene  değişkilik yapılmalıdır.
3- İstanbul ve ankara valileri ve emniyet müdürleri süratle değiştirilmelidir.
4- Ankara Örfi İdare Komutanı-Nurettin Aknoz- derhal değiştirilmelidir.
5- Son çıkarılan Tahkikat Komisyonu ihdas eden kanun kaldırılmalıdır.
İktidar bunları yapmadı ve olanlar oldu. Aradan yıllar geçti. Gürsel yaptığından dolayı hapse atılmadı. Tam 24 gün sonra 27 Mayıs geldi ve düzen değişti.
51 Yıl Sonra Aynı Tavır
Tarih: 2011 yılının Temmuz ayı…
Demek ki 51 yıl sonradayız. Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ve Kara-Hava ve Deniz Kuvvet Komutanları’nı istifa etti. YAŞ toplantılarından önce 4 komutanın istifaları ve emeklilikleri istemesi, iki şekilde yorumlanıyor:
1 Demokratik bir tavır sergileyerek artık bu iktidarla çalışmak istemedikleri.
2- İktidarın eline orduyu yeniden düzenlemek için fırsat geçmesi ve yabancı bazı basın ve medyaya göre AKP’nin TSK’yı teslim alması.
Burada dikkat edilmesi gereken TSK’nın yasa ve teammülerle yönetilirken, 2002′den başlayarak sivil otoriteye bağlı, onun her dediğini yapacak bir orduya dönüştürülmesi çabası.
Işık Koşaner istifasından sonra nedenini şöyle açıkladı: “İktidarın ordu üzerine yaptığı yıpratma operasyonlarıyla, hukuk dışı yargı kararlarıyla TSK’nın çok sayıda orgeneral, korgeneral, albay ve her rütbeden subayının hapiste olması. Tam da bu işin YAŞ’ta terfi kararları sürecinde devam etmesi.”
51 yıl arayla koyulan iki tavrın da nedni hukuksuzluk. Bu kez daha vahimi ise ortada bir de ABD ve AB’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nin olması. Gidişin iyi olmadığını anlatmak için size tarihten bir sayfa açtım. Bu TSK’dan başka ordumuz yok. Bu demokrasiden başka sığındığımız çatı da yok.

Kurtul Altuğ/AYDINLIK

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget