İçinde “fotoğraf” olan gerçek bir askeri öykü size...
*
O yıllarda Yunanlıların yeni bir kruvazör aldıkları duyuldu.
Askerler bundan rahatsız oldular.
Paşalar toplanıp düşündüler taşındılar “tehdide karşı tedbir” almayı kararlaştırdılar.
Önce bu geminin tipini, enini, boyunu, gücünü öğrenmek gerekiyordu. Suyun öte tarafında görevli iyi bir istihbaratçı olan Mahmut’a görev verildi.
Kruvazörün fotoğrafını çekip gönderecekti...
*
İstihbaratçı Mahmut şifreli talimatı alınca harekete geçti.
Gidip limandaki kruvazörün fotoğrafını göz göre göre çekse, istihbaratçı olduğunu anlayacaklar düşüncesiyle bir plan yaptı.
Fotoğraf makinesini hazırladı, o yıllarda dijital makineler henüz kullanılmadığı için negatif film taktı, makinesini bir piknik sepetinin içine yerleştirdi...
Limana bakan yamaçta piknik yapıyormuş gibi yapacak, fazla göze batmadan fotoğrafı o sırada çekecekti...
*
Limana bakan yamaca gidip oturdu...
İşte kruvazör orada limanda bağlı duruyordu...
Düşündü; makineyi çevirip resmi çekse, görülecek...
Yeni bir plan geliştirdi:
Arkası dönükken fotoğrafı çekecekti...
Biraz ileri yürüdü, limana arkasını dönerek, sanki çişini yapıyormuş gibi pantolonunu indirip oturdu...
Sağa, sola bakındı...
İzlenmediğinden emin olunca makineyi alttan, bacaklarının arasından limana çevirip, tahmini hedefe göre deklanşöre bastı...
Sadece kruvazör aşağıda kalmış, objektifi biraz yukarı doğru tutmuştu...
*
Film Ankara’ya ulaştı...
Gizlilik ilkeleri içinde, kimse bakmadan film yıkandı...
Paşa sordu:
“Tehdidin fotoğrafını görebilecek miyiz?..”
Aslar “Göreceksiniz paşam” dediler...
Generaller fotoğrafı görmek için “Şimşek” salonunda toplandılar...
Herkes yerini aldı, film makineye takıldı, karşıdaki büyük ekrana büyük boy olarak görüntü verildi...
*
Paşalar yüzleri asık salondan çıkarken bir kısa mesaj gitti suyun öte yanındaki istihbaratçı Mahmut’a:
“Bu nasıl kruvazör?..”
Bekir Coşkun/Cumhuriyet
Yorum Gönder