Heyecanlanmakta, kaygılanmakta haklıydık.
Söyletene değil söyleyene bak
demişler.
Sabah kalkıyoruz ekranda o. Yatarken o!
Sabah akşam aynı haberler dönüp duruyor.
Arabistan sokaklarının fatihi, masum ve mazlum halkların hamisi, medyamıza göre BM’den dünyaya kafa tutan lider!
Donanmayı Doğu Akdeniz’e, Güney Kıbrıs’ın petrol ve gaz aradığı bölgelere gönderdi.
Filistin’e yardım götürecek gemileri koruma görevini üstlendi. Donanmadan bir filo da Gazze’ye yakın sularda.
Savaş mı? Gerekirse elbette, elbette!
Günlerdir kafamız gönlümüz RTE’nin Doğu Akdeniz’i savaş alanına ha çevirdi, ha çevirecek içeriğindeki nutuklarıyla dolu iken…
…New York’ta bir otel odasında buluştuğu Başkan Obama’nın; “Petrol arayan Güney Kıbrıs’ın sondaj kulelerine ateş açacak mısınız” sorusuna Başbakan; -sızdırılan haberlerden- öğrendik…
…Meğer “Ne münasebet canım. Ateş açacağımız filan yok. Bizim denizciler biraz açık deniz havası alsın diye Doğu Akdeniz’e gönderdik” mealinde karşılık vermiş.
ABD – Rum petrol arama tesislerine ateş açmayacağı garantisi aldıktan sonra Obama; RTE’ye, savaş gemilerinizin ne işi var Güney Kıbrıs sahillerinde, Doğu Akdeniz’de, diye sordu mu acaba?
***
RTE böyle bir soruyla karşılaşsa, bu Obama da amma saftirik ha; hâlâ büyük devlet olmanın ne demek olduğunu kavrayamamış, anlamamış diye bir düşünceye kapılır mıydı?Obama’yı, örneğin şöyle düşünmesi veya yanıtlaması da olası: Büyük devlet demek, kurusıkı atmak demek!
…Namı cesur, yürekliye çıkmış bir liderin gerçek amacı, Güney Kıbrıs’ı korkutmak!
Ya bulacağın petrole, doğalgaza KKTC’yi ortak et. Yoksa?
Bir başka meziyeti daha var RTE’nin. Güney Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de petrol aramaya hakkı olmadığını söylüyor ya; ABD Dışişleri Bakanlığı tersini açıklıyor. Sağırları oynuyor. Duymuyor…
Geçen akşam Samanyolu TV’de soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, hem AKP’yi kollamakla görevli sorular soranla, hem de RTE ile dalga geçti.
Başbakan’ın ne kadar uyanık, ama çok geç uyanan bir lider olduğunu kanıtladı doğrusu. Nasıl mı? Şöyle:
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin; 2003’te önce Mısır’la, 2007’de hani şu sokaklarında RTE’yi çığlıklarla karşılayan halkın yaşadığı Lübnan’la, Doğu Akdeniz’de petrol arama olanağı sağlayan ekonomik alan anlaşmaları imzaladığını ve 2010’larda petrol sondajlarını uluslararası ihaleye çıkardığını anımsattı.
Oysa RTE bir sabah gözlerini açtı, bir de ne görsün! Güney Kıbrıs’ın İsrail’le ortak ABD uzmanlarının çalıştığı sondaj tesisleri harıl harıl petrol arıyor.
İktidardaki siyasetçilerimiz ya üzülür ağlar. Ya kızdığı devlete şımarık der. Ya da kafası atar.
Berlin’de Çankaya’daki AKP’li gibi, Ankara’da RTE’nin kafasının tası attı.
Motorunu yenilemeyi bekleyen, neredeyse hurdaya çıkacak, 30 yıllık, modası geçmiş gereçleriyle Piri Reis araştırma gemisini görevlendirdi.
Ha bugün ha yarın saptanan bölgede. Norveç’ten de bir arama tarama gemisi kiraladı. Hâlâ yolda.
O sırada Rumlar denizde 2 km. inmişler, ne zarar ne gam!
***
Hayret verici, oysa kara mizaha yakışır nitelik ve içerikteki kararları herhalde kamuoyumuz önemsemiyor.Başbakan’ın, BM’de yaptığı konuşmayı öven övene.
CNN Türk’te eski bir diplomat (Yalım Eralp) konuşmayı övdü övmesine de Türkçe yapılan bir konuşmanın beklenen ilgi ve etkiyi yapmayacağını söyledi.
Bir cümle eksikti sözlerinde: RTE, Arapça öğrenmekten İngilizce öğrenmeye vakit bulamıyor.
Arap dostudur RTE. Gittiği Arap ülkelerindeki konuşmalarında belki 20 kez Araplardan kardeşlerimiz diye söz ediyor.
Lakin BM’de haklarını savunduğu Arap ülkeleri temsilcileri yok genel kurul salonunda. Türkiye’yi, fakirini zenginini yardım diye ayağa kaldırdığı Somali’nin BM temsilcileri de RTE’yi dinlemiyor.
Büyütmeyin lütfen. Arap ülkeleri, Somali temsilcisi RTE’nin konuşmasını dinlememiş, ne önemi var?
TV’lerin hemen hepsi RTE’nin dünyaya kafa tutan meydan nutuklarına benzer konuşmasını naklen vermediler mi?
Her fırsatta konuşmayı özetleyerek yinelemediler mi?
Zaten ana muhalefet sözcüleri de RTE’nin BM konuşmasında ulusal sorun teröre, terörün kaynağı PKK’nin K. Irak’ta barınmasına değinmeyişine, Bağdat yönetiminden tek kelime söz etmemesine takılmıyorlar.
Bu görevi Kılıçdaroğlu’nun dışladığı Onur Öymen yerine getiriyor.
İktidar böyle, ya muhalefet?
Cüneyt Arcayürek/Cumhuriyet
Yorum Gönder