SEVGİLİ okuyucularım, son yazılarımda birkaç günden bu yana dış politika konularına değinmek zorunda kalıyorum… Çünkü bizi bu konu üzerinden uyutmaya kalkışıyorlar. Elerinde olan devlet gücünü kullanarak milletin beynini yıkamaya, acı gerçekleri tersyüz etmeye kalkışıyorlar.
Çok fazla bilinmeyen konuları gündeme getirip, üstelik bir de sağa sola savaş tehditleriyle propaganda yaptıklarını zannediyorlar.
Tayyip, geçen gün Birleşmiş Milletler genel kurul toplantısında yaptığı konuşmada “Artık yeter, bütün dünyaya çağrıda bulunuyorum. Filistin devletini tanıyın” diye haykırıyordu.
Bize ne Filistin’den, bize ne Mehmetçiği Birinci Dünva Savaşında arkadan hançerleyip kafasını koparanların torunlarından…
Bakınız, bu şahıs iç kamuoyuna İsrail düşmanlığı sergileyip Filistin nutukları atarken, Filistin’in artık tanınması gerektiğini savunurken, İçinde Türklerin yaşadığı bir devleti hep ıskalıyor.
KKTC.
Ha babam de babam Arap tezgahı kuruyor. Kendince Arap baharları (!) yaratıp gezilere çıkıyor, oralarda kendisi için törenler düzenletiyor, Arap ülkelerine övgüler düzüyor falan filan!
Şimdi size soruyorum: Bu dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakanı veya hükümet üyeleri her Allah’ın günü Arap ülkeleri gezisinde boy gösteriyor. Onlarla şapur şupur öpüşüyor, hep birlikte namaza duruyor.
Bunlardan birinin, bir gün olsun Arap ülkelerine şu çağrıda bulunduğunu duydunuz mu?
“Ey Müslüman din kardeşlerimiz, artık KKTC’yi tanımanızın zamanı geldi..”
Duymadınız!.. Çünkü onun Müslüman kardeşlerinin böyle bir niyeti yok.
İran, İrak, Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır, Libya, Tunus ve ötekiler…
Ulan siz Müslüman değil misiniz?..
Hani nerede dindaşlık?.. Nerede AKP ve Tayyip sevgisi!..
Bizimkiler için ise varsa yoksa Gazze, Filistin falan!
Birleşmiş Milletler toplantısında bile “Filistin’i tanıyın” nutukları!
Ama hiçbirinden bugüne kadar hiçbir zaman “KKTC‘yi tanıyın” çağrısı gelmedi, duymadık, görmedik…
Onlar KKTC’yi sırtımızda bir yük olarak görüyorlar.
Şimdi göz boyamak için babadan kalma hurda Piri Reis teknesini Akdeniz’e “Petrol aramaya (!)” gönderdiler. Piri Reis’in petrol arayacak hali yok, her tarafı dökülüyor. Malzemesi eksik. Ödenek verilmemiş.
Libya’daki şeriatçı isyancılara bavulla 300 milyon dolar gönderer bir hükümet. Piri Reis’in araç gere eksiklerini gidermek için 100 bin dolar bulamamış!
Ama Piri Reis’in iktidar medyasında tantanası var:
“Savaş gemilerimiz ve denizaltılarımız Akdeniz’e açıldı. Piri Reis korunacak!”
Helal olsun!
Medyayı ellerine geçirdiler, milleti uyuttukça uyutuyorlar. Din, iman, Allah, peygamber, Arap baharı, Filistin vesaire gibi yutturmacalarla “Arapcılık” oyunu oynuyorlar da.
Araplardan tık yok!
Emin Çölaşan’ın notu: Dünkü Resmi Gazetede yayınlanan Devlet Malzeme Ofisi ilanı ilginçti. “Yüksek Seçim Kurulu ihtiyacı 400 bin adet tercih mührü satın alınacaktır…”
Acaba mühürler mi eskidi! Ya da yakında seçim veva referandum mu olacak! Şu 400 bin mührün gerekçesini biri açıklasa!
Emin Çöleşan/SÖZCÜ
Yorum Gönder