GÂVUR MÜMİN (YÜZBAŞI MÜMİN) - Cevat Kulaksız

Türk tarihinin altın sayfaları arasında nice isimsiz kahraman vardır. Bunlar doğmuş, yaşamış, vatanları için savaşmış, can vermiştir

GÂVUR MÜMİN (YÜZBAŞI MÜMİN) - Cevat Kulaksız
Türk tarihinin altın sayfaları arasında nice isimsiz kahraman vardır. Bunlar doğmuş, yaşamış, vatanları için savaşmış, can vermiştir; tarihi misyonlarını yerine getirmiş ve sessiz sedasız bu dünyadan ayrılmışlardır. Böyle isimsiz bir kahramanı hatırlamanın zamanıdır.
Ağustos ayı, başta Büyük Taarruz olmak üzere Türk tarihinde “zaferler ayı” olarak da bilinir.
Bu yazımızda, çoğumuzun pek de anımsayamadığı veya bilemediği “Gâvur Mumin” lakaplı Yüzbaşı Mümin’in Kurtuluş Savaşımızda Yunan işgali sırasında başından geçen ilginç öyküsüne, övünmeniz ve rahmetle anmanız için kısaca yer vereceğiz. 
Mustafa Kemal Atatürk'ün geri alabilmek için karşılığında ordumuz tarafından esir edilmiş 3 Yunan Generalini serbest bıraktığı Gavur Mumin kimdir?
Kurtuluş Savaşı’nın ilk yıllarında, Trakya Milli Kuvvetler Komutanı Miralay (Albay) Cafer Tayyar (Eğilmez), Trakya'da Yunanlılara esir düşmüştü.
23 Temmuz 1920 günü, 1 nci Kolordu Süvari Takimi'nin bir kısmıyla sivil olarak Havsa-Babaeski yönüne keşfe giden Albay Cafer Tayyar, bir Yunan Piyade Bölüğü ve Süvari Takımının ateşi arasında kalmıştı. Açılan ateş sonucu attan duşmuş, yanındakiler tarafından oldu sanılarak baygın bırakılmış; daha sonraları Bostanlı Koyu halkı tarafından Yunanlılara teslim edilmişti.
Cafer Tayyar, Edirne'de 2 gün kaldıktan sonra Atina'ya gönderildi. Aradan iki yıl geçtikten sonra, Cafer Tayyar’ın Atina'da esaret hayati sürerken, 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz'u takip eden günlerde, Uşak civarında yapılan muharebelerde, Yunanlıların Küçük Asya Orduları Komutanlığı’na yeni atanan General Trikopis yanındaki generallerle birlikte esir alındı.
İzmir’in 9 Eylül 1922'de ele geçirilmesini sonra başlayan görüşmeler sırasında Yunanlılar, General Trikopis’e karşılık Albay Cafer Tayyar’ı önerdiler. Durum Mustafa Kemal Paşa’ya iletildi.
Mustafa Kemal Paşa, bu takasa karşı çıktı, kulak bile asmadı, derhal reddetti. O, Albay Cafer Tayyar’ın yerine, İzmir civarında Yunanlılar tarafından esir edilen ve halen Atina'da esir bulunan Jandarma Yüzbaşı Mümin’i istiyordu. Mustafa Kemal Paşa’nın bu önerisi, hem Yüzbaşı Mümin’i tanıyanlarda hem de tanımayanlarda şaşkınlıkla karşılandı.
Tanımayanlar Yunan Küçük Asya Orduları Komutanı bir General ile bir Yüzbaşı’nın takas istemine bir anlam veremediler. Yüzbaşı Mümin’i İzmir’den tanıyanlar ise şaşkınlık içindeydiler. Mustafa Kemal Paşa’nın bir vatan hainine sahip çıkmasını anlayamıyorlardı. Esasen, Mustafa Kemal Paşa dışında kimse Yüzbaşı Mümin’in ne yaptığını, asil kimliğinin ne olduğunu bilmiyordu.
Ne yazık ki, günümüzde de, Yüzbaşı Mümin’i tanıyan ve bilen çok az kişi vardır. Yayınlanmış biyografisi, hakkında yazılmış bir kitap veya ayrıntılı bir çalışma maalesef yoktur. Derleyebildiğimiz son derece kısıtlı bilgileri kısaca aktaralım.
Mümin’in Kafkaslarda yapılan muharebelerinde Teğmen, Çanakkale Muharebeleri'nde de Üsteğmen olarak görev aldığı biliniyor. O, işgali sırasında bulunduğu İzmir’den Ankara'ya Mustafa Kemal Paşa’nın yanına gitmek istemiş, ancak bizzat Mustafa Kemal Paşa, çok iyi Rumca bildiği için, onun İzmir’de kalarak kendisinin gözü kulağı olmasını istemişti. Yunanlıların Ege ve İç Anadolu'daki askerî harekâtlarının bilinmesi halinde, Millî Mücadele’nin sansı daha artacaktı.
Mümin de, subay kıyafetini çıkarmış, batılılar gibi giyinmiş, (kendi arkadaşlarının nefret dolu bakışları altında) bütün gün Yunan subayları arasında gezinmiş, dostluk kurmuş ve onlardan aldığı bilgileri çeşitli yollarla Ankara'ya ulaştırmıştı. Durumu bilmeyen arkadaşları için o artik, bütün zamanını işgal subayları arasında sarhoş bir şekilde geçiren, yüzsüz, yardakçı,  işbirlikçi kısacası dönek hali ile "Gâvur Mümin" olmuştu.
Araştırmacı- Yazar Naci Sadullah Dagnis, onun küçük bir deftere not ettiğini ileri sürdüğü anılarında şunları açıkladığını yazmıştır:
"İşgal kuvvetleri subayları ile sıkı ilişkilerim göze batınca bana 'Gâvur Mümin' dediler... Gâvur... Yani 'Kâfir'! Yani “Hain” Mümin! O zamanlar benim için böyle bir karara varanlara kin ve öfke duymuş değilim. Onları hakli buluyorum. Öyle ya! Herkesin ölüm kalım kavgası yaptığı bir sırada ordu saflarında çarpışacağıma, başımda gâvur şapkası ile dolaşıyordum. Düşmanla sarmaş dolaş yasayan bir haine, namussuz bir kavga kaçağına ben de olsam, kin dolu gözlerle bakardım. Kurtuluşu için ölesiye, öldüresiye dövüştüğüm İzmir’de yüzüme bile tükürenler oldu. İtiraf edeyim ki o tükürükler, çarpıştığım cephelerde yediğim kurşunlardan daha ziyade acı ve ıstırap verdi bana...
Ama ne yapayım ki, o sıralarda içinde bulunduğum durum ve şartlar gerçekteki durumu açıklamama engeldi. Ölmekten değil ha, bir tek şeyden korkuyordum: Gerçeği anlatamadan ölmek ve tarihe bir vatan haini olarak geçmek..."
Attila İlhan’ın Gâvur Mümin ile ilgili tespitlerini hatırlamakta da yarar var:
"...Ben o zamanlar İzmir’de gazetecilik yapıyor, Demokrat İzmir Gazetesini yönetiyordum. Bir yazarımız vardı. Adi Dagnis. Asil ismi bu değildi ama bütün İzmir onu Dagnis adıyla tanırdı. Asil adi Naci Sadullah Bey’dir ve Türk Basını’nın çok önemli yazarlarından biridir. Aslen İzmirliydi. Gazetede fıkralarının dışında dedi ki 'bir tefrika var, onu koyar mısın?' Tefrika nedir? Dedim.
'İstirdattan önce, Yunan işgali sırasındaki bir Türk zabitinin hikâyesi' dedi.
Nasıl bir hikâye bu deyip okuduğumda dehşete düştüm.
Olayın ismi 'Gâvur Mümin’di.
Gâvur Mümin Kim?
Bildiğiniz gibi 15 Mayıs’ta limana çıkan Yunan güçleri önce o zaman Konak İskelesi civarında olan Sarıkışla'ya girmişler. Oradaki bütün zabitleri çıkarıp
dilcikle, tekmeyle Kordon boyunca “Yaşa Venizelos” diye bağırtmaya çalışmışlardı. Hatta bağırmamakta direnen Miralay Süleyman Fethi Bey’i süngüleyip öldürmüşlerdi.
İste onların arasında da bir genç zabit var. Adi Mümin. Mümin bir müddet sonra kapatıldığı yerden kaçmayı başarıyor. Ve onun Ankara'ya katılmasını bekliyorsunuz değil mi?
— Hayır, Ankara'ya iltihak etmiyor.
— Kime iltihak ediyor? Yunanlılara iltihak ediyor.
— Yunanlılara iltihak edip ne yapıyor?
— İlk önce bir kere fesi çıkarıp şapkayı giyiyor.
Arkasından çok iyi Rumca bildiği için Rum çevreleri ile düşüp kalkmaya başlıyor.
Ona çok itibar ediyorlar. Sosyeteye katılıyor. Rumlarla o kadar yakınlaşıyor ki, neticede o zamanki Yunanistan’ın Iyonya Valisi (Eski Yunanda Ege Bölgemiz “İyonya” diye anılırdı; Yunanlılar İzmir havalisini işgal edince o bölgeye “İyonya” demişlerdi) Istriyadis onu yanına alıp bir görev öneriyor.
Önerdiği görev, bir Türk için dehşet verici bir görev. Yunan İstihbaratında çalışmasını istiyor. Gâvur Mümin bunu gözünü kırpmadan kabul ediyor. Kabul ettiği bu esas üzerine, Yunan istihbaratının kimliği verilmiş hatta numarası konmuştur. Ve o da bu sayede bütün Ege bölgesinde dolaşıp efelerin köylüleri örgütlemeye çalıştıkları hareketleri Yunan istihbaratına bildirmiştir.
Bu da kaderin bir görüntüsüdür demeyin. Çünkü Yunan istihbaratı Gâvur Mümin Bey'i sokağın ortasında tutukluyor.
Gâvur Mümin Bey'in tutuklanma sebebi, Ankara hesabına çalışmasıdır. Meğerse Gâvur Mümin Bey kendisini onların adamı, iyi Rumca bilen, Yunan işgalinden yana bir Türk gibi tanıtarak bir Türk subayının yapacağını yapmış, etraftaki dolaşmaları sırasında elde ettiği bütün bilgileri Ankara'ya İstihbarat teşkilatına bildirmiş.
Tabii bunun üzerine derhal Yunan Divani Harbine verilip ömür boyu hapse mahkûm edilmiş ve adalardan birine sürülmüştür.
— O zaman bir soru. Peki, Yunanlılar bunu nasıl öğrenmişlerdir?
— O zaman utanç verici bir cevap.
    Çünkü Türk Milli teşkilatı içinde çalışan bir Giritli Türk Yunan İstihbaratının ajanıdır ve onlara durumu o bildirmiştir. Tabii o daha sonra kurşuna dizilmiştir. O ayrı bir hikâye.
 Gâvur Mümin Bey bir Türk Zabitinin neler yapabileceğini gösterir. Öteki hikâye ki, benim ailemin iftihar ettiği bir olaydır, sıradan bir Türk ailesinin böyle bir durum karsısında nasıl direnmek istediğini ve direndiğini gösterir."
Mümin, Yunanlıların Büyük Taarruz öncesinde, durumu anlamasıyla yakalandı ve esir alınarak Atina'ya götürüldü.
Katlanması çok zor esaret günleri geçiriyor, baskı ve işkence dolu günler yaşıyordu.
Mustafa Kemal Pasa durumu öğrenmişti; Yunan kuvvetleri denize dökülür dökülmez ilk isi, Yüzbaşı Mümin’i geri istemek oldu. Esir takası konusundaki görüşmeler çok çetin geçti.
Mustafa Kemal Pasa, Yunanlıların Albay Cafer Tayyar’ın yerine istedikleri Yunan Küçük Asya Orduları Komutanı General Trikopis'in yerine Yunan 11 nci Tümen Komutanı General Kladas'in değiş tokuşunu kabul etti.
Diğer Generaller hakkındaki görüşmeler bir seneye yakin surdu. Mustafa Kemal Pasa, Yunan Kucuk Asya Orduları Komutanı General Trikopis, General Dmarras ve General Digennis'e karsı sadece Jandarma Yüzbaşı Mümin’i istiyordu.
Mustafa Kemal Paşa’nın gözünde, Yüzbaşı Mümin Yunan ordusunun başkomutanından daha kıymetliydi. Sonunda bu takas kabul edildi.
General Trikupis diğer Generaller Yunanistan'da büyük törenle karşılanırken, Jandarma Yüzbaşı Mümin, sessiz sedasız esaretten geldi ve doğru Ankara'ya gitti. Kurtuluş savaşı sonrasında Albaylığa kadar yükseldi. Van Mıntıka Komutanlığı yaptı. Muhsine adında bir nişanlısı vardı... Araya hep savaş, hep görev girmişti, bir türlü evlenemedi.
Yeğeni Galatasaraylı Lütfü Aksoy'un milli takıma seçildiğinde son derece duygulandığı söylenir.
Mümin Aksoy hatıralarını yayınlamadan İzmir’de vefat etti.
Ölüm ilânı 25 Ocak 1948 tarihli Demokrat Gazetesi'nde yayınlandı.
Türk tarihinin altın sayfaları arasında çok seçkin bir yeri olması gereken kahramanlardan olan Mümin Aksoy (namı diğer Gâvur Mümin), şüphesiz yaptıklarıyla tanınmayı ve hatırlanmayı hak ediyor. Bu vatana hizmet eden, bu vatana can veren askerlerimizin, ruhları şad olsun.

 Cevat Kulaksız 
ckulaksizster@gmail.com

https://mail.google.com/mail/?hl=tr&shva=1#inbox/12762e55e1b501d2
http://www.facebook.com/Turk.Silahli.Kuvvetlerimiz sayfası paylaşımdır. 22 Ağustos 2010 Pazar, 07:00 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından eklendi
http://www.facebook.com/note.php?note_id=430436280817

Yorum Gönder

[facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget