Sayaç Şehidi! - Ferhan Şensoy

Elektirik faturası gelmiş! Ödenemeyecek kadar yüksek bir rakam! Her ay zam mı yapıyorlar? Elektiriğe bilmediğimiz ve nereye gittiği meşkuk vergiler mi eklendi? Bizden gizli Kanun Hükmünde Kararnameler mi çıktı?
Ödemem faturayı, kessinler elektiriği! Zaten mum özlemişim, gaz lambası özlemişim. Elektiği güneş enerjisinden elde etmek giderek daha akıllıca olmaya başladı. Güneş panelleri yılda ortalama 1250 kilowat/saat enerji sağlıyormuş. Güneye inildikçe 1500 kw./saate, Kuzey Afrika çöllerinde 1800 kw./saate ulaşıyormuş.
Ve fakat güneş enerjisine yöneldiğimi sezen hükümet, derhal güneş panellerine ÖTV, deprem vergisi, güneşseverlik vergisi, Libya’ya yardım fonu, Van Gölü Feneri Derneği’ne bağış, TEDAŞ’tan elektirik satın almama cezası gibi uygulamalar getirecektir. Olsun! Sadece panelleri satın alırken bir kere ödeyeceğim. Gelecek yıl, sanki güneş onlara aitmiş gibi enerjisini kullanma vergisi çıkarabilirler! Her şey beklenir bunlardan!
Siirt’in Pervari İlçesi’ne elektiriğin ulaşması, 25 yıl önce; 1986′da gerçekleşmiş. Dünya güneş enerjisini meylettikten yıllar sonra. Pervarililerin asıl konusu elektriğe kavuşmanın sevinci olacakken, herkes elektrik sayacının evin neresine ya da kimin odasına takılması gerektiğinin derdine düşmüş. Bir baba-oğul bu yüzden kavgaya durmuşlar.
-Sayaç benim odada olacak!
demiş baba.
-Hayır benim odada olacak!
diye diretmiş oğul.
-Daha ben ölmedim!
diye haykırmış baba.
Sabahtan akşama dek her gün isli gaz lambası camlarını temizlemekten bezmiş anne yorum yapmamaış. Sayacın kendi odasında olmasını çom daha doğru bulan kökten çözümcü oğul, çekmiş tabancayı vurmuş babasını.
Yaşanmış bir olay bu. Sayacın hangi odada olmasının kime ne yararı var? Sayaç sadece ay sonunda ne kadar elektrik yaktığınızı ve karşılığında ödenemeniz gerekenparayı belirleyen, her 365 derece dönüşünde para yazan, sinir dingildetici bir aygıt. Onun odanın duvarında olması ve zaman zaman hızlanan dönüşünü izlemek;
-Amma hızlı dönüyor! Söndürün bütün lambaları!
gibi paranoyak bir yaşama sürükleyebilir insanı.
Sayaç şehidi babanın, daha ölmediğinin altını çizmesi, “Parayı ben ödeyeceğim, benden başkası ödeyemez” anlamında değil herhalde. Ne kadar elektirik yakıldığını denetleyerek tasarruf sağlamak amacıyla da olamaz, elektiriğin kilowatının kaç para olduğunu biliyor değil ki sayaç şehidi baba. Kaç kilowat yakıldığını denetlemek istiyorsa, genelde evlerin giriş kapısı arklasında olan sayaca her gün bakarak sonucu görebilir, oğlan sabah erken kalkıp sayacın göstergesini değiştirecek değil ya! Baba-oğul neyin kavgasındalar öyleyse!
Oğluna babasını vurduran elektrik Pervari’ye ulaşmasa, böyle bir cinayet olamayacaktı.Güneş enerjisinin Pervari’ye ulaşması sanırım 2050′lerde olacak. Güneş panellerinin çatıya mı, ahırın önüne mi, aile reisinin pencerisinin pencerisinin önüne mi konulacağı konusunda da kavga çıkacaktır mutlaka!

Ferhan Şensoy/AYDINLIK

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget