Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk; yeni kurduğu devleti tarif ederken demişti ki: 'Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli; kültürdür.'
Kültürsüz bir toplumun devlet kuramayacağını; tesadüfen kursa da yaşatamayacağını tarih gösteriyor.
Türkiye'nin kültür ayaklarından birisi de Türk edebiyatıdır.
Bu edebiyatın roman ve şiir dalındaki büyük isimlerinden birisi de Ahmet Hamdi Tanpınar'dır.
Geçmişimizle bugünü; gelenekle moderniteyi, hüzünle sevinci eserlerine en iyi biçimde yansıtan bir sanatçı idi o.
Kültür Bakanı Ertuğrul Günay; Gülhane Parkı içindeki Alay Köşkü'nü bir müze-kütüphaneye dönüştürterek Ahmed Hamdi Tanpınar'ın adını verdiği yeni bir kültür yuvasını hizmete soktu.
Açılışa; eleştirmen Doğan Hızlan, Prof. İlber Ortaylı ve birçok sanatçıyla birlikte katılan Bakan Günay; Ankara'da Mehmet Akif Ersoy adına; Adana'da Karacaoğlan adına, Diyarbakır'da da Ahmet Arif adına böyle müze-kütüphaneler açtıklarını; bunu her ile yaygınlaştıracaklarını dile getirdi.
Kapısında Ahmed Hamdi Tanpınar ile Yahya Kemal'in büstlerinin bulunduğu bu yeni kütüphanenin açılışında değişik duygular içinde idim.
Bu köşkte; bir zamanlar Osmanlı sultanları; aşağıdan geçen alayları kafes ardında durarak seyrederlerdi.
Şimdi ise aynı yerde ülkemezin tanınmış sanatçılarının eserleri ve anıları yaşatılıyordu.
Eminim ki eski sultanlar da bu durumdan memnunlar.
Ben de Ahmet Hamdi Tanpınar'ın şahsında edebiyatçıların öne çıkartıldığı bu müzede mutlu oldum.
Baktım ki başka yazarların anılarını yaşatacak özel eşyalar da camekanlara konulmuş.
1978'den beri Türkiye Yazarlar Sendikası'nın üyesi olan ve 12 kitabı bulunan birisi olarak Ahmed Hamdi Tanpınar sayesinde adımın burada yaşatılacağını umuduna kapıldım.
Sağ olsun Tanpınar baba...
Sağ olsun böyle güzel işleri yapanlar.
BODYGUARD MI?
Ağanın, eli silahlı marabasına...
Paşazadelerin silahşörlarına...
Namlı kabadayıların da ayakçılarına benzetebiliriz badigardı.
Amma! eşkıya, yani çete; badigard değildir.
Çünkü; geçmiş yüzyıllardaki çeteler; onurludur; büyük bölümü de haksızlığa karşı dağa çıkmıştır.
Sorum şu: Şanlı milletvekilimiz Salim Uslu bunlardan hangisidir? Yoksa hiçbirisi mi?
***
O; Deniz Feneri yolsuzluğuna bulaşanları hatırlatmaya kalkışan Kamer Genç'e Meclis'in tam göbeğinde hücum edince; kendisine hayran kaldım. Muhteşem Süleyman da Nemçe Kralı'na böyle saldırıyordu.
Mazlumun yanındadır Salim Uslu.
Cümle alem biliyor ki Deniz Feneri tertemizdir. Onlar bir milim bile yolsuzluğa bulaşmamışlardır.
O yüzden haklı olarak kükrer Salim'in salim yüreği de bindirir Kamer Genç'e...
Ona badigard değil ileri demokrasi mücahidi demek daha uygun olur, değil mi?
KABASAKALINI KES VOLKAN
Temel Reis çizgi filmini bilmeyen yoktur.
Orada bir Kaptan Kabasakal vardır.
Yüzü baştan başa siyah sert kıllarla kaplıdır. Kötü adam tipini temsil eder.
İşte Fenerbahçe Kalecisi Volkan Babacan şu sıralarda o Kaptan Kabasakal'a döndü.
Sevgili Volkan; Allah sana tertemiz bir yüz vermiş.
O yüzünü; siyah ve sert kıllarla kapatmaya ne hakkın var?
Kabasakal'ı bırak; bana Hizbullahçılar'ı bile hatırlatıyorsun.
Sen sakal uzatalı; yeteneklerin de kısaldı; farkında mısın?
Lütfen hemen kes o kılları da sakalına odaklanacağına topa odaklan.
Not: Kız arkadaşına da o surat haksızlık olmuyor mu?
Rıza Zelyut/GÜNEŞ
Yorum Gönder