Direnen Akademi - Orhan Bursalı

Türkiye Bilimler Akademisi’ni mezara gömdüler sonunda. Aslında 9 yıldır neden bu kadar sabrettiler bilemem! Demek ancak sıra geldi! Önce YÖK (*) arkasından tüm üniversiteleri, tamamen ve bütünüyle hallettikten sonra, eh artık şu fındığı da öğütelim demişlerdir! Ama Akademi sert cevizdir, direnen Akademi (**) örneği ile karşı karşıyayız!
Direnen Akademi diyoruz da yanlış anlaşılmasın, siyasi iktidara rest çeken değil; Bilimler Akademisi olarak kalmakta, özerkliğine ve ilkelerine sadık kalmakta ısrar eden, demek istiyoruz. Tabii ki Akademi Türkiye’nindir ve ülkeye hizmet için vardır! Nitekim yasası da devlete/iktidara danışmanlık görevi verir. Ama bu iktidar 9 yıldır Akademi’den, bildiğim kadarıyla hiçbir şey istemedi! Anlaşılan, sadece şu Akademi’yi nasıl yandaşlarıma peşkeş çekerim diye düşündüler!
İktidar sanıyor ki, herkes kendisine uşaklık etmeye mecburdur! Üniversiteler üzerinde salladığı/sallattığı sopasıyla yarattığı “büyük sessizliğe” bakıp Akademi’yi de hızaya getiririm sandı!
***
Geçen pazar günü Akademi’nin genel kurulu vardı! Akademi Başkanı, ünlü beyin cerrahımız Yücel Kanpolat, iktidarın siyasi tasarrufunu, evet mi hayır mı, diye oylamaya sundu.
Oybirliği ile genel kurula katılan üyeler hayır yanıtını verdiler.
Genel kurula rekor bir katılım olmuştu. 58 üye ve 28 şeref üyesi; toplam 86 üye!
Büyük tarihçimiz Halil İnalcık Hoca, genel kurulda Akademi’nin özerkliğinin önemini vurguladı ve siyasi vesayet altına alınmasına karşı çıktı! Amerikan ve dünyanın önemli akademilerinden örnekler verdi. Üyelerin toplu istifa etmeleri gerektiğini belirtti. Halil İnalcık ki, Akademi’ye üye olduğundan bihaber bir takım bakanlarca “mesela Halil İnalcık’ı üye yapmıyorlar..” diye, gerekçe yapılmak istenmişti! İnalcık, siyaset başka, bilim ve Akademi başka dedi!
Yine Akademi’ye saldırılardan biri de Şerif Mardin’in üye yapılmamasıydı. Kanpolat, “Mardin’in de bu durumdan hoşnut olduğunu sanmıyorum” dedi! Mardin, iktidarın üyelik önerisini reddedebilir!
Akademi’den 50 üye, bazıları yurtdışından, istifalarını göndermişti! Bu sayı şüphesiz artacak. Umarım, Akademi’den alacakları yılda 20 bin TL proje desteği yüzü suyu hürmetine, siyasetin köleleğine evet diyen çıkmaz!
***
Akademi, iktidar ve yandaşlarının doymak bilmez bir açgözlülük, iştah, hırs, güç ve güç birikiminin kurbanı oldu! İktidara bunlar egemen! Tek parti yönetiminden demokrasiye geçen ülke, bu iktidar zamanında, demokrasiden yeniden tek parti yönetimine / parti devletine geri döndü! Kendisine bağlı olmayan hiçbir bağımsız kurum bırakmadı ülkede! En son İMKB bile devletleştirildi! İktidar, özellikle paranın kokusunu aldığı her yeri partileştiriyor! Akademi ama ağır toptur; bunu ayaklarına düşürecektir!
***
Akademi üyesi Prof. Engin Umut Akkaya istifa mektubunu benimle paylaştı. Özetle diyor ki:
Kişisel görüşüm şudur ki, TÜBA iki nedenle hedef seçildi… İkincisi üzerinde duracağım. Evrim bilimi özel ilgi alanımdır. Evrim konusundaki tutum, benim için bilim adamlığının turnusol kâğıdıdır… evrim, en sağlam bilimsel kuramlardandır… Sanırım Yeni Akit’te, ağızdaki tüm baklalar çıkarılmıştı. KHK’ye tepki “TÜBA’da Ateist Kalkışma” başlığıyla duyurulmuştu. ABD Bilimler Akademisi’nin köktendincilerin, liselerde evrimle ilgili konuların öğretilmesine karşı yürüttükleri kampanyaya karşı kaleme aldığı kitapçığın TÜBA tarafından yayımlanması da hedef gösterilmişti. Ayrıca TÜBA’da ilahiyatçı bir üyenin olmaması da eleştiri konusu olmuştu… İşte hedefler budur, zihniyet budur.. İktidarın arzu ettiği ‘çoğunluk’ Akademi’de kısa süre içinde sağlanacak… atanan yeni üyeler belki Cumhuriyet’in kuruluşundan beri yürütülen reaksiyoner bir kampanyanın nihayetinde, ‘hakkettikleri’ yerlerini alacaklar.
Atanacak ilk grup, emin olun en az tepki toplayacak olanlardan özenle seçileceklerdir. Aparatçıklar ise yavaş yavaş yerleştirilecektir. Hep alıştıra alıştıra. Ben de bugüne böyle bir not düşmek istedim, “TÜBA ‘düşerken’ sen ne yaptın Engin Hocam?” diye bir genç akademisyen sorarsa 20 yıl sonra, söyleyecek bir iki sözüm olsun diye.
Umutsuzluğa kapılmaya gerek yok, hiçbir dönem sonsuza kadar sürmeyecektir. Belki üçüncü akademide tekrar bir araya geliriz, kim bilir?
***
Bu arada; yeni akademi kurulma çalışmaları başladı!
(*) Başkan, gelmiş geçmiş bütün başkanlara rahmet okutacak bir siyasal sadakatle, kendisini atayanları asla mahçup etmedi, kendisine verilen bütün görevleri harfiyen, milimetrik ölçülerde hatta fazlasıyla yerine getirdi!
(**) “Direnen Üniversite”, Prof. Hayrettin Ökçesiz’in CBT’de yayımladığı yazı başlığıdır. Gelecek yıl, üniversitesinde, Direnen Üniversite adına rektörlüğe adaylığını koyacaktır!

Orhan Bursalı/Cumhuriyet

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget