Siyaset yapıyor dediler.
Komünist bunlar dediler.
Sermaye düşmanı dediler.
Büyümeye karşı dediler.
Yıkıcı fikirli dediler.
Mühendislik mesleğinin sorunlarıyla ve üyelerinin dertleriyle ilgilenmiyorlar; dernekçilik, kulüpçülük, grupçuluk yapıyorlar dediler.
Onları aşağıladılar.
Ötekileştirdiler.
Haksızca saldırdılar.
Halktan kopardılar.
22 yılın sonunda onlar samimi, dürüst, gerçekten mesleklerinin hakkını veren, “şehirlere çöreklenmiş rant avcısı büyük sermaye ve onların gözü dönmüş yık-yapçı şirketleri, müteahhitlerden beslenen siyasetçiler, inşaat ağalarından yemlenen belediye bürokratlarından” çok daha saygın insanlar olduklarını ispat ettiler.
Söyledikleri tek tek çıktı.
Trafik sorunu çıldırdı.
Kaçak yapılaşma patladı.
Çürük binacılık şahlandı.
Şehir planları çöktü.
Yollar, caddeler tıkandı.
Köprüler kifayetsiz kaldı.
Bir Boğaziçi yetmez oldu.
Şehirler nefes alamaz oldu.
Sonunda; rant avcısı büyük sermayenin, yık-yapçı şirketlerin yemlediği ve besledikleri şeçilmişler, Van depremi yıkıntısı ile derin uykularından uyanıp, “şehirleri yıkmak ve depremlere dayanıklı olarak yeniden yapmak lazım, oy kaybetsek bile bunu yapacağız” demeye başladılar.
Xxx
Şehirlerin şehir gibi ve şehirlinin (medeni insanın) uygarca, çıldırmadan, delirmeden, züppeleşmeden, aymazlaşmadan ve magandalaşıp lümpenleşmeden yaşayabileceği kentlerin kurulmasını isteyen ve öneren hep TMMOB’ya bağlı Şehir Plancıları Odası, Mimarlar Odası, Mühendisler Odası’nın yöneticisi bir avuç aydın haklı çıktı. 22 yıl sonra adalet bir kez daha onların “şehir gibi şehir kurmak önerisini” doğru buldu.
Park Otel leşi yine mahkum oldu.
Bu leş simgedir.
22 yıl önce bir sermaye sahibi; madem ki param var, madem ki ben zenginim, İstanbul’un orta yerine; Taksim’in göbeğine planlama ve şehircilik yasalarını, tarihi dokuyu ve İstanbul siluetini yok sayacak şekilde 30 katlı oteli yaparım demişti.
Ankara’dan olur çıkartmış.
Bakanlar Kurulu kararı ile Park Otel’in oturduğu parsel “Turizm Merkezi” ilan edilmiş ve bu parsele ayrıcalıklı özel plan da Belediye’den çıkartılarak 7 kat daha fazla yapı İstanbul şehrine paslı bir hançer gibi saplanmıştı.
Xxx
İşte bu mühendisler!
Bu bir avuç aydın.
Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, 22 yıl önce; bu yapı kent planlamasına aykırıdır diye dava açmış, planların yürütülmesini durdurmuş; o sırada İstanbul Büyükşehir Belediye’sinin başkanı olan Prof Dr. Nurettin Sözen döneminde Park Otel’in “plana aykırı olarak çıkartılan ilave kaçak katları” yıkılmıştı.
Fakat ne çare!
Otelin sahibi direnmişti.
Madem ki ben zenginim.
Madem ki dediğim olmadı.
7 kat fazlamı yıktınız.
Ben de İstanbul’u ve İstanbul halkını cezalandıracağım, “Park Otel’in yıkıntı leşini temizlemeden orada öyle bırakacağım” demiş, dediğini yapmıştı.
Park Otel utanç anıtı olmuştu.
22 yıl öyle kalmıştı.
Xxx
Bu yılın (2011) nisan ayında AKP’li Turizm Bakanlığı (Bakan Ertuğrul Günay)
onamasıyla yeni bir plan kotarılmış ve Park Otel leşi Arap sermayesine satılmış ve yeniden imar planına aykırı yapılaşma hakkı getiren uygulamaya geçilmişti. Geçmiş yargı kararları göz ardı edilmişti.
İşte bu şehir plancıları.
Şehir gibi şehir isteyen.
Rant avcılığına isyan eden.
Şehrin para şımarıklığı ile züppeleşmesine ve magandalaşıp lümpenleşmesine gönlü razı gelmeyen Şehir Plancıları Odası’nın İstanbul Şubesi, yeniden mahkemeye gitti, adaleti uyardı. Danıştay da yerel mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararını onayladı, leşin küstahlığına yeniden dur denildi.
Başbakan yıkacağız diyor ya!
Samimiyse; Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nın elini öpmesi gerekir!
Necati Doğru/SÖZCÜ
Yorum Gönder