Aydınlık öğretmenlerden duyduk: Cumhuriyetçi kadroların kurduğu TED Ankara Koleji, iktidarın yasaklamasına karşın Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamış.
Kutlama törenlerini, öğrencilerin ve velilerin yanı sıra sivil polisler de izlemiş!
Nerelere geldik; görün, duyun, anlayın.
Anayasanın Hangi Hükmü?
CHP’li Ali Rıza Öztürk, Memur-Sen’in düzenlediği anayasa toplantısında, “Anayasadan kaynaklanan siyasi istikrarsızlıklar olduğunu vurgulamak isterim. Türkiye, demokratik kurallar içinde iyi yönetilecekse mutlaka bu anayasa sorununu çözmesi gerekecektir” diyen TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e sordu:
“Türkiye’de bugün var olan hangi siyasi istikrarsızlık, anayasanın hangi hükmünden kaynaklanmaktadır? Türkiye’nin demokratik kurallar içinde iyi yönetilmesine anayasanın hangi hükmü engeldir? Türkiye’de yargılama sürecinde tutukluluğun fiili mahkûmiyet durumuna dönüşmesi, mevcut anayasanın hangi hükmünden kaynaklanmaktadır?
Parasız eğitim isteyen öğrencilerin 18 ay tutuklu kalması, mevcut anayasadaki toplantı ve gösteri, yürüyüş yapma hakkını kullanan kişilerin özel yetkili mahkemelerde terör örgütü üyeliğinden tutuklanması, mevcut anayasanın hangi maddesindeki, hangi hükmünün sonucudur?”
Yeni Milletvekillerimiz
Yeni milletvekillerinin basın ile ilişkileri çok hoş doğrusu. Eski köye yeni âdetler getiriyorlar...
Kendilerini arıyorsunuz örneğin, bir konuda görüşünü alacaksınız; sekreter hanımlar danışmanlara (sıfatları, basın danışmanı ya da siyasi danışman oluyor) yönlendiriyorlar. Milletvekillerimize ulaşılamadığı için danışmanların “Niçin arıyorsunuz, aciliyeti var mı, milletvekilimiz sizi tanıyor mu, konu neydi?” gibisinden soruları ile karşılaşıyorsunuz. Siz soru soracağınıza, onlar soruyor...
Bu arada...
Yeni milletvekillerimizin her birine birer şoför (devlet kesesinden) kadrosu ayrılmış, ayrıca iletişim masrafları ile birlikte benzin depolarının da yine devlet kesesinden (ayda, milletvekili maaşının iki katına kadar) doldurulması kararı çıkmış.
Ne diyelim, hayırlı olsun. Darısı, altlarına çekilecek son model arabalara...
Biz Yasaklamadık
Arkadaşımız Mahmut Lıcalı ile birlikte yazdığımız ve 29 Ekim günü gazetemizde yayımlanan, okullarda Cumhuriyet Bayramı törenlerinin yasaklandığına ilişkin haberimize Milli Eğitim Bakanlığı’ndan “cevap ve düzeltme” geldi.
Bakanlığın açıklamasına göre, “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda yurt genelinde yapılacak törenlere ilişkin hususlar” Milli Eğitim Bakanlığı’nca değil de Başbakanlık’ın genelgesi ile belirlenmiş, genelge valilikler aracılığıyla okullara ulaştırılmış... Dolayısıyla biz haberimizle “kamuoyunu yanıltmışız”, “gayri ahlaki” iş yapmışız.
Bakanlık özetle demek istiyor ki, “Okullardaki Cumhuriyet bayramlarını biz yasaklamadık, valilikler yasakladı.”
Mahmut Lıcalı ile elimizde çeşitli il ve ilçe eğitim müdürlükleri tarafından okullara yazılmış resmi yazılar bulunuyor. İl ve ilçe eğitim müdürlükleri, İçişleri Bakanlığı’na değil, ilgili yasa gereği Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı taşra örgütleridir. Eğer okullardaki Cumhuriyet Bayramı yasaklamalarından Milli Eğitim Bakanlığı’nın haberi yoksa, o ayıp da ona yeter.
Dahası, kimin sorumluluğunda olursa olsun Cumhuriyet Bayramı’nı okullarda yasaklamayı “depreme bağlamak” kamuoyunu yanıltmak değil midir ve ne kadar ahlakidir?
Bekleyin Bakalım
DYP-ANAP birleşmesi oya değil, borca yansımıştı. Birleşme ile ANAP’ın 12 milyon (eski TL ile trilyon) lira borcunu ödeyebilmek için Süleyman Soylu zamanında DYP’nin ta Adalet Partisi’nden kalan Selanik’teki binası 9.5 milyona, Namık Kemal Zeybek geldikten sonra da 12 Eylül sonrası DYP’nin kuruluşuna tanıklık etmiş olan Akay yokuşundaki bina da 4 milyona elden çıkarıldı.
Yetmemiş olacak ki, ANAP’ın Balgat’taki genel merkezinin toplantı salonu ile otoparkı için bir şirketle anlaşma yapılmış. Binanın bu bölümleri yıkılıyormuş, yerine 38 katlı bir bina çıkılacakmış. Yeni binanın 1 ile 10. katları arası partinin, gerisi de yüklenicinin olacakmış.
Kim demiş sağ siyasette boşluk var diye... Yap-satçılık bitince sıra ona da gelecek. Hele durun, bekleyin biraz...
Gurur
2. Abdülhamid’in 4. kuşak torunu olduğunu söyleyen Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu,Trabzon’a gitmiş ve konuşmuş:
“Trabzon’a zannediyorum ki uzun yıllar sonra ilk defa bir şehzade geldi. Bu hakikaten gurur verici.”
Türkiye’nin başına uzun yıllar sonra bir padişah oturmuşken Trabzon’a şehzade gelmiş, kime ne...
Merkez
Atatürk Kültür Merkezi’nin amacından “Atatürk” çıkarılarak baştan aşağıya benmerkezciliğe geçilmiştir. Bundan böyle her merkezin, caddenin, sokağın başına benmerkez adlar konacaktır.
Örneğin; Hoca Efendi Satış Merkezi, Büyük Recebiye Feneri, Abdullah’ın Çıkmazı gibi...
İlanen duyurulur.
Işık Kansu/Cumhuriyet
Yorum Gönder