Gereksiz Uzatma - Mümtaz Soysal

NEW YORK’TAKİ son buluşmayı önemli bir uzlaşma sayıp Kıbrıs sorununda umut tazelemeye kalkışmak, en hafif deyimle, temelsiz bir aldatmacadan başka bir şey olamaz. İki tarafın bu konuyu böylesine uzatmakta niçin ısrar ettiklerini anlamak da kolay değildir.
Long Island’da uzlaşmaya varıldığı söylenen şu konulara bakın:
Sonuçta çözüm sağlanırsa, Ada’da geçerli para birimi “Avro” olacak, ama Türk Lirası bir yıl daha geçerli sayılacakmış.
Federatif devlet kurulunca bir Kamu Hizmeti Komisyonu ve bir Merkez Bankası olacak, bunların başkanlığı iki toplum arasında dönüşümlü olacakmış. Ayrıca poliste de kurulacak iki birimden birinin başına bir Türk gelecekmiş.
Avrupa Birliği’ne de üye olunacağı, daha doğrusu Türk federe devleti, aslında Rum devleti olduğu halde “Kıbrıs Cumhuriyeti” adıyla AB’ye zaten üye olan Rumlara katılacağı için, AB ile ilgili her karar iki Rum ve iki Türk’ten oluşacak bir komiteden geçecekmiş.
Kurulacak ortak Temsilciler Meclisi’nin dörtte bir üyesi Türk olacak, ama Meclis’te taraflardan birinin aleyhine karar alınırsa “alarm zilleri” çalarak o karar iptal edilecekmiş.
Çok eşitlikçi gözüken bu “uzlaşmalar”ı okuduktan sonra “müthiş ilerleme olmuş” diyorsanız, uzlaşılmadan kalan şu önemli konulara bakarak iyimserliğinizde indirim yapın: Toprak paylaşımı, Türkiye’den gelen nüfusun vatandaşlık sorunu, garantiler ve Ada’nın askersizleştirilmesi.
Yani, yarım yüzyıldır hiçbiri çözülmemiş bütün ana sorunlar.
O halde, estirilen bu müthiş ilerleme havasının anlamı nedir?
İki tarafın da gerçek durumu bildikleri halde böyle davranmaları, anavatanlarının şu aşamada ayrı ayrı hesaplar peşinde oluşlarındandır. Ankara, bu gidişle çözüm bulunamayacağını ve KKTC’yi sürdürmekten başka seçeneği olmadığını sezinliyor ama, akıl almaz bir aymazlıkla AB’ye üye olma hayalini bırakamıyor ve KKTC’yi masadan çekerse bu hayalinin suya düşmesinden korkmakta.
Atina ise Ankara’nın günün birinde AB’ye girebilmek uğruna Kıbrıs davasından vazgeçeceğinden çok emin ve o günü bekliyor. Annan Planı’nı reddettiği halde AB’ye tam üye yapılmış olmanın gururuyla, Türkiye’nin akılsızca vakit kaybedişini seyretmenin keyfini yaşamakta.

Mümtaz Soysal/Cumhuriyet

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget