Umuda yolculuk yapmak, sevmek, sevilmek, yaşamın derinliğinde aydınlık günleri beklemek…
Günümüz siyasetçileri umut mu saçıyor, sevgi mi, kardeşliğin pekişmesini mi, neyi?
Aslında böyledir!
Siyaset evreninde çıkarlar öne çıkar, halk unutulur…
Şöyle Yunanistan’a baktığınızda bunu çok açık görürsünüz…
Elbet demokrasisi gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde farklıdır bunlar…
Atina, Roma, Madrid, Londra’da sendikalar, demokratik kitle örgütleri başkaldırının öncüleridir, üniversiteli gençlerle birlikte.
O ülkelerde gençler parasız eğitim istedikleri için “örgüt kurmak ya da örgüte yardım ve yataklık etmek” suçundan zindana atılmazlar.
Çünkü demokrasi ve özgürlükler yaşam biçimidir!
Şili’de öğrenci eylemleri bitmedi, hâlâ sürüyor… Öğrencilerin lideri bakanla aynı masaya oturup pazarlık yapıyor…
Peki ya bizde?
Önce biber gazı, tazyikli su, karga tulumba, tekme, tokat, gözaltı…
Yurtlarda üniversiteli kızlarımıza “utanç anketi”…
“Hiç doğum yaptınız mı? Kürtaj oldunuz mu? Kaç birliktelik yaşadınız?”
***
Benim kuşağım 12 Mart’ları, 12 Eylül’leri yaşadı… Cuntanın, işkencenin, kitap yakmanın ne olduğunu çok iyi bilir.
Ölümlerle çoğalacağımızı sanan bir kuşağız biz…
Türkiye, 12 Eylül darbecilerini, işkence ve ölümlerden doğrudan sorumlu tutmazken, Arjantin, yıllar sonra olsa bile cuntanın işkencecilerinden hesap soruyor.
1976-1983 yılları arasında insanlığa karşı suç işleyen eski deniz subayı Alfredo Astiz’i yaşam boyu hapis cezasına çarptırıyor.
Brezilya’da adı yolsuzluk olayına karışan Spor Bakanı Orlando Silva istifa ediyor.
Silva ne yapmış?
Yoksul çocukları spora özendirmek için oluşturulan kurumun milyonlarca dolarının çalınmasına yardımcı olmuş, yani o da işin içine girmiş.
Brezilya’da aynı gerekçeyle bugüne değin beş bakan istifa etti, anımsatayım.
***
Bir ülkede siyaset kirlenmişse toplum da kirlenmiş demektir…
Bir ülkede yurttaşlık bilinci yoksa gerisi faso fisodur…
Dokuz yıldır büyüyen, kalkınan Türkiye masallarını, demokrasi ve özgürlük şarkılarını dinliyoruz…
Daha çok dinleyeceğiz!
Daha çok gençlerimiz tutuklanacak, aydınlarımız, yazarlarımız, gazetecilerimiz “cadı avı”ndan payını alacak.
Teröre, askeri darbelere karşıyız…
Terör bir insanlık suçudur!
En kötü sivil demokratik yönetimler bile askeri rejimlerden iyidir!
Eli kanlı PKK, daha iki gün önce Van ve Erciş depreminde kurtarma çalışmalarından dönen askeri konvoyumuza taciz ateşinde bulundu ve bir askerimiz yaralandı….
PKK kana doymuyor…
Hem yurtiçinden hem yurtdışından destek görüyor…
***
Büyük Kürdistan düşüyle yaşayan Barzani Türkiye’de.
ABD’nin kolları arasında yaşayan Barzani, PKK’yi Kuzey Irak’ta barındıran kişi değil mi?
Ortadoğu’da, Kuzey Afrika’da olup bitenleri, özellikle “Arap Baharı”nı iyi irdelemek, ABD’de başlayan eylemleri oturup düşünmek gerekir.
ABD, Irak’ı neden işgal etti?
Unuttuk, işgal sırasında kimi sözde liberal yazarların “Saddam gidecek demokrasi gelecek” yazılarını…
Bazılarının aklı başına yeni geldi… Libya’nın, Tunus’un durumu ortada, Mısır’da Mübarek gitti, bir başka general geldi…
Suriye’de Beşşar Esad devrilecek, Libya gibi “şeriat isteyen” bir yönetim işbaşına gelecekti; Rusya ve Çin, BM’de yaptırım için ret oyu vermeseydi.
Hem ABD’nin hem AB ülkelerinin umrunda değil, Ortadoğu’da Arap dünyasında demokrasi ve özgürlükler.
Varsa yoksa yeraltı zenginlikleri…
Petrol, doğalgaz ve madenler…
***
Amerikan Jeolojik Araştırmalar Merkezi, Afganistan topraklarının altında zengin maden yatakları olduğunu açıklamadı mı?
Afganistan işgal altında!
Ya demokrasi ve özgürlükler?
Geçin efendim geçin!
Hikmet Çetinkaya/Cumhuriyet
Yorum Gönder