Resmi gazetede yayınlanması “arife gününe” denk getirildi. “Devlet Malı Deniz…” diye başlayan ve gerisini biliyorsunuz; “yemeyen domuz…” diye giden bir “ata zırvamız” var ya; işte bu zırvanın yolu iyice açıldı. Ata sözü vicdanlı, ahlaklı, adaletli olanı öğütler. Ata zırvası vicdansızlığı, ahlaksızlığı, adaletsizliği önerir.
Zırvaya cesaret aşılandı.
Fazilet kavgası veriyorlardı.
Devlet malına sahip çıkıyor.
Hazine arazilerine titizleniyor.
Kamuşlatırmaya dikkat kesiliyor.
Hazine arazilerinin kıymetlerinin tam olarak takdir edilmesi, Hazine arsalarının “birilerine tahsis edilirken” kılı kırk yarılması, devletin yani halkın nerede neyi varsa “envanterinin çıkartılmasında” uyanık adımlar atıyorlardı. Ayrıca “devlet kurumları harcamalarının” da yerli yerinde yapılıp yapılmadığını denetliyorlardı. Devletin malını ve parasının hortumlama, pipetleme, çalıp çırpma, yandaşa, partidaşa, tarikatdaşa, fenerdaşa, namazdaşa aktarma yapılıp yapılmadığını da onlar gözetiyordu.
Bunların genel adı şuydu:
Milli Emlak Kontrolörleri.
Muhasebat Kontrolörleri.
Xxx
İşte tam arife gününe denk getirilerek resmi gazetede yayınlanan Kanun Hükmündeki Kararname ile “Milli Emlak Kontrolörleri ile Muhasebat Kontrolörleri” nin kanundan aldıkları güçle devletin malını, mülkünü, parasını bağımsız olarak denetleme hakları ellerinden alındı.
“Tek Adam Düzenine” bağlandılar. Bundan böyle bağımsız karar almayacaklar ve “taşrada şeflerin, merkezde (Ankara’da) müdürlerin emrinde çalışan birer uzman” olarak kabul edilecekler.
Niçin bağımsızlıkları alındı?
Milli Emlak Kontrolörleri ile Muhasabat Kontroleri, 80 yıldan beri “bakanın, müstaşarın, onların atadığı müdürlerin etksine, emrine girmeden devletin malına bağımsızca sahip çıkmayı” sürdürmüşlerdi.
Şimdi emir altında olacaklardı.
Neden buna ihtiyaç duyuldu?
Xxx
Devletin malları özele geçiyor.
Satılıyor, özelleştiriliyor.
Önümüzde 2B satışları da var.
Fikriniz olsun, bir tablo sunayım:
Devlete ait bina sayısı: 118 bin.
Devlete ait arsa sayısı: 404 bin.
Devlete ait bağ sayısı: 220 bin.
Devlete ait bahçe sayısı: 209 bin.
Devlete ait tarla sayısı:
1 milyon 360 bin.
Hazineye ait taşınmazlar:
204 milyar metrekare.
Devlete ait orman sayısı: 375 bin.
Devlete ait ortak mera: 88 bin.
Devlete ait su alanı: 195 bin.
Devlete ait maden ocağı: 309.
Devlete ait dolgu alanı: 609.
Devlete ait kültür alanı: 3 bin 857.
Xxx
Anlıyorsunuz!
Devlet malı deniz.
İşte “devlet mülkiyetinin özel mülkiyete aktarılma sürecinin hızlandırıldığı” şu dönemde bu denizi “yemeyen domuz” hücumundan korumakl görevli kontrolörlerin bağımsızlıkları ellerinden alındı. Bu kontrolörler daha birkaç ay önce özel hastanelere aktarılan “ilaç paralarında” büyük sapmalar bulmuştu. Bu kontrolörler; 2010 yılında 2B çalışmalarında devlete ait 779 milyon metrekare yüzölçümlü 150 bin adet taşınmaza 10.6 milyar TL kıymet takdiri yapmıştı.
(uyan borusu)
Kokmuş köfte!
Her ay aynı hikaye Ekonomi bakanları tarafından; “ihracatta rekor” diye dile getiriliyor. Her ay aynı kokmuş köfte; bu ay da “ihracatımız rekor” kırdı diye dile getirildi. İthalattın ne kadar arttığı ise gizlendi. Ocak-eylül arasında ihracat yüzde 21 arttı, ithalat ise yüzde 39 büyüdü. Türkiye ekonomisi her ay ortalama 11 milyar dolar ihracata karışlık 21 milyar dolar ithalat yapıyor.
Necati Doğru/SÖZCÜ
Yorum Gönder