Olaylar olaylara karışıyor.
Olaylar karıştıkça kafalar karışıyor.
Kafalar karıştıkça çoğu zaman yanıtsız
kalan sorular çoğalıyor.
Gazeteler; şike olaylarını mı... Ant içme boykotunun sona ermesi ve daha sonraki siyasal gelişmeleri mi...
…Başbakan’la CHP Genel Başkanı arasında kimi konulardaki uçsuz bucaksız tartışmaları mı...
…üç buçuk yıl gecikmeyle Almanya’dan ülkemize teşrif eden Deniz Feneri davasındaki gelişmeleri mi?.. Hangisine öncelik vereceğini seçmekte zorluk çekiyor.
Şu sıralar öncelik sırasında şampiyon şike olayları.
***
Polisin yargısız infaz yaptığı bir gerçek. Karşı çıkan da yok!
Birden bir gelişme oldu. Şike sorunu, yeni bir ivme kazandı. Özetlersek:
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Kulüpler Birliği üyelerini toplantıya çağırdı.
TFF, 5 Ağustos’ta başlayacak Süper Lig ile Avrupa şampiyonasına hangi takımların katılacağını ilan etmeden önce kulüplerin görüşlerini saptadı.
Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray temsilcilerinin katıldığı toplantıda alınan kararları Gençlerbirliği’nin efsane başkanı İlhan Cavcav açıkladı. Oybirliğiyle alınan karara göre; kulüpler; TFF’nin alacağı kararları destekleyeceklerdi!
Bu karardan sonra TFF; ligin daha önce saptandığı gibi devam edeceğini ve UEFA’ya, şampiyon kulüpler karşılaşmalarına geçen yılın şampiyonu Fenerbahçe ile Trabzonspor’un katılacağını bildirdi ve… TFF; UEFA’dan da onay aldı.
***
Bu noktaya gelmeden önce GS yönetimi -herhalde FB’nin küme düşeceği olasılığını düşünerek- ezeli rakibine “yardım olsun” diye boşta kalacak futbolcularını alabileceğini açıkladı. GS’nin FB’ye zor zamanında gösterdiği yakınlık ilgi ve övgü çekti ama:
Gerçekçi kimi çevreler şu soruyu sordular: “Bu davranış timsahın gözyaşları mı?”
TFF kararlarının açıklandığı gün GS Başkanı Ünal Aysal; bir açıklama yaptı: “Türk futbolu çok ağır bir şaibe altındadır. Bu ateş üfleyerek söndürülemez. Kararların geciktirdiği her gün futbola zarar verir. Lig ertelensin” dedi.
Ortalıkta kafalar da karıştı. Bu aşamada sorular soruları kovaladı:
Sorular: Önceki gün TFF-Kulüpler Birliği toplantısında alınan kararlara tepki vermeyen, hatta onaylayan GS Başkanı Ünal Aysal; bir gün sonra, TFF kararlarına; ligin devamına, FB’nin kulüpler şampiyonasına katılımına neden karşı çıktı?
GS’nin bu davranışında, bugün gözlerden kaçan veya kaçırılan yönetim dışı başka etkenler rol oynadı mı acaba?
Ünal Aysal; TFF-Kulüpler Birliği’ne kulüp adına katılan ve alınan kararları GS adına onaylayan İkinci Başkan Ali Dürüst’le ters duruma düşmüyor mu?
Son açıklama GS’yi, bir söylediğini ertesi günü yadsıyan bir kulüp konumuna düşürmüyor mu?
Ünal Aysal’a anında yanıt veren TFF’nin açıklamasında yazıldığı gibi, GS “fırsatçı bir kulüp” mü?
Bu sorulara yanıt aranırken bir başka soru gündeme geldi.
GS yönetimi ani tutum ve davranış değişikliğine neden ve nasıl karar verdi? Soru, başka soruları gündeme taşıdı.
GS’nin seçilen yeni yönetim kurulunun ilk toplantısı geleneksel olarak GS okulunda yapılırken; -yalanlanmayan gazete haberlerine göre- yeni yönetim, bu geleneği koruyacağı yerde, toplantıyı neden “GS Eğitim Vakfı” binasında yaptı?
Son gelişmelere, kulüp üzerinde etkili kimileri veya çevreler mi neden oldu?
Ne yazık ki; bu sorular yanıtsız. Zira, Türkiye’de büyük olaylar izlenirken bilinen gerçeklerin yanı sıra, gelişmelerin birden yön değiştirmesine bilinmeyen hangi öğeler, kişiler etkili oldu veya oluyor diye araştırmaya gerek görülmüyor.
***
Spordan siyasete atlarsak:
Ant içme krizi sona erdi. Ama siyasette gerginlik kaldığı yerden devam ediyor. Ant içme konusuyla ilgili sorular hâlâ gündemde.
Kadim dostum Hasan Pulur, dünkü yazısında ant içme olayını -her zaman olduğu gibi- yine gerçeklere parmak basan sorularla şöyle değerlendiriyor:
“CHP’liler dayandıkça, direndikçe, ip geriliyordu, Başbakan Tayyip Erdoğan da kestirip attı: ‘Tükürdüklerini yalayacaklar!’
Bu benzetmeye karşı çıkan yazımız ortada ‘ayıptır ayıp’ demiştik...
Dedik de ne oldu? Bir torba laf-ı güzaf, ‘mutabakat’ fetvası…
Eeee, ne oldu iki milletvekilinin hali?
İkisi de hâlâ içerideler. Hani ne oldu? ‘Onlar bırakılmazsa…’ diye esip savurmalar…
Eğer bu siyasetse -hiç şüphe yok- Tayyip Erdoğan kazandı, bunu da kabul edin”.
***
Şikede de, ant içme sorununda da yanıt bekleyen öyle sorular var ki… sorunların özünü açıklıyor!
Yorum Gönder