Sivas’ta 2 Temmuz 1993′te, 37 kişi yobazlar tarafından katledildi!..
İşte o katliam sırasında çekilen bir fotoğraf zihinlere kazındı. Aziz Nesin katliam binasından çıkarılmaya çalışılırken, itfaiye merdivenlerine tırmanan sakallı bir kişi, onu öfkeyle çekiştirirken görülüyordu!..Daha sonra kayıplara karışan o kışkırtıcının, dönemin Refah Partili belediye meclis üyesi Cafer Erçakmak olduğu ortaya çıktı.
Erçakmak, Sivas katliamının “başazmettiricisi” olarak aranıyordu. Utanç davasının “bir numaralı” sanığıydı!..
Devlet bu şahsı sözde 18 yıldır arıyordu!.. Bazen Fransa’da bazen de İran’da olduğuna ilişkin uyduruk haberler çıkarılıyor ve başazmettirici üzerindeki sis perdesi bilinçli olarak kalınlaştırılıyordu!..
–Bilinçli karatma!..–
O katliamın gerekçesini çarpıtmak için 18 yıldır her türlü pis yönteme başvuran vakitli vakitsiz suçlamaya sözde dinci medya da onun nerede olduğunu çok iyi biliyordu!..
37 kişinin katledilmesine bile göz yuman bu şahıs yurt dışında değil, Sivas’ın göbeğinde, çok işlek bir caddede hem de 8 katlı bir apartmanda yaşıyormuş!..
Düşünebiliyor musunuz, tarihin en çok tepki çeken katliamının bir numaralı sanığı Sivas’ta elini kolunu sallayarak geziyormuş!..
Erçakmak’ın cenazesini gizlice defneden yakınları, mezar taşına da farklı bir isim yazmışlar!
Yani eylemi sinsi, gizlenmesi meçhul, ölümü karanlık bu şahsın mezar taşı bile sahteymiş!..
Peki, Alevi yurttaşların bağrına ateş düşüren bu şahıs gizlenebiliyordu da, devletimizin anlı şanlı güvenlik birimleri ne yapıyordu?..
Adama sormazlar mı, 37 kişinin katledilmesinde başrol oynayan bir zanalı 1993′ten bu yana memleketinde dolaşırken devlet neredeydi?
Örneğin, 1993′ten bu yana Sivas’ta görev yapan valiler, emniyet müdürleri görevlerini ihmal etmediler mi?..
sivas’ta şu an valilik yapan Ali Kolat bile ne hikmetse “Haberim yoktu!” diyebilmiş!.. Hatta katliamın elebaşısı orada dolaşırken devletin Sivas’ı teslim ettiği adam gazetecilere, “Yeni birşey duyduk ama daha netleşmedi. Savcılığın talimatı üzerine arkadaşlar araştırıyor” demekle yetinmiş!..
–Yazıklar olsun!..–
Erçakmak’la ilgili dün gazetelere yansıyan haberlerde beni en çok şu satırlar güldürdü:
“Polis, Erçekmak’ın saklanmasına yardım edenleri de sorgulayacak!..”
Bu devlet, din adına cinayet işleyen katilleri ne zaman korumadı ki?.. Yüzlerce kişinin katledilmesinden sorumlu olan Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu 20 yıl boyunca göz ardı edilmedi mi?..
İran’da olduğu öne sürülürken, İstanbul Beykoz’da polisle çatışmaya girmemiş miydi?..
Daha birkaç ay önce cezaevinden salıverilen iki hizbullah yönetcisi, haklarında yeniden tutuklama kararı çıkınca kayıplara karışmadı mı?..
Erçakmak’ı gizleyene de, koruyana da, göz ardı edene de, gözden kaçırana da yazıklar olsun!..
————————————————————–
KADINLARI SİNSİCE ÖLDÜRMEK!..
Batman, 2000 yılının başlarında yalnızca PKK ve Hizbullah terörüyle değil, zincirleme gelişen kadın intiharlarıyla da anılıyordu!..
Gün geçmiyordu ki bu kentte bir kadın intahar etmesin!..
Terörün Batman üzerine serdiği kaos örtüsü, bir süre sonra kadın intiharlarıyla birlikte gizemli bir korku zincirine dönüşmüştü.
Ne yazık ki bu ülkede kadından sorumlu bir devlet bakanlığı da bulunmasına karşın, kurumlar Batman’daki intihar vakalarıyla ilgili etkin ve önleyici bir çalışma yapmadı…
ANF’nin iddiasına göre, 2000-2005 yılları arasında kentte 61′i kadın 44′ü erkek toplam 105 intihar vakası yaşanmıştı!..
Aslında yıllardır töre ve kadın üzerine araştırmalar yapan biri olarak iddiamı buradan yineliyorum; Güneydoğu’daki kadın intiharlarının çok büyük bölümü cinayettir!..
Deneyimlerim ve gözlemlerime dayanarak söylüyorum, o bölgede kadınlar ya önlerine fare zehri ve silah konularak intihara zorlanır ya da erkek egemen yapı işini kendisi görür!..
Ne yazık ki feodal baskılar bu vakaların derinlemesine soruşturulmasını da engeller!..
Batman’da intihar paniği yeniden hortlamış. Son bir ay içinde 4′ü kadın 5 kişi intihar etmiş.
Merak ediyorum, intihar edenlerden 3 çocuk annesi 32 yaşındaki Sadiye Boral ile 19 yaşındaki Heybet Yılmaz’ın ne sorunu vardı?..
Antepli devlet bakanı Fatma Şahin, göstermelik ve uyduruk raporları bırakıp bu olayları araştıracak mı acaba?..
Yorum Gönder