SEVGİLİ okuyucularım, içinde yaşadığımız şu güzel ülkenin durumuna bakın. Her yerde, her alanda büyük kargaşa ve rezalet var.
Futbolda şike, gözaltı ve tutuklama olayları, İslamcı kesimin Deniz Feneri vurgunu, tahliye edilmeyen milletvekilleri, yemin kargaşasında muhalefetin diz çökmesi, yılın ilk beş ayında 40 milyar dolara yükselen cari açık karşısındaki büyük sessizlik…
Bunlara giderek gelişen ve siyasallaşan Kürtçülük olayını, şehit edilen, ya da son olarak Diyarbakır’da yol kesen PKK tarafından kaçırılan askerlerimizi, devletin İmralı’da yatan katille açıktan pazarlık masasına oturmuş olmasını, 33 aydının can verdiği Sivas’taki Madımak Oteli katliamının baş sorumlusu olan ve 18 yıldan bu yana güya aranan (!) Cafer Erçakmak isimli şahsın birkaç gün önce Sivas’taki evinde ölmesini ekleyin.
Adam firarda, adam yıllardır aranıyor!
Evi valilik binasına 300, karakola 500 metre mesafede!
Burunlarının dibindeki güya aradıkları adamı 18 yıl boyunca bulamıyorlar. Sonuçta şahıs ölünce, ailesi tarafından sahte bir isimle mezarlığa gömülüyor!.. Ve rezalet ortaya çıkıyor.
Bu hadisede CHP nerede?..
Ana muhalefet partisinin hükümetin üzerine gitmesi, kıyameti koparması geerekmez mi?
Eline böyle bir malzeme geçmiş ama CHP’den tık yok!
PKK birkaç gün önce iki askerimizi kaçırdı. İki rütbeli askerimiz şimdi onların elinde esir.
Kamuoyunda yine tık yok!
Birkaç gün önce Yüksekova’da iki rütbeli askerimizi, kiralık evlerinden çıktıklarında, sabahın erken saatlerinde sokak ortasında şehit edilmişti!..
Tepki yok, ses yok!
Varsa yoksa futbolda şike olayı, şike soruşturması! Gündem bilinçli olarak saptırıldı, değiştirildi.
***
Yazının burasında kısa bir geçiş yapayım. AKP, Türkiye’de yeni bir hukuk düzeni kurmayı kendisi açısından başardı. Bu yeni düzende yargımız devletin temelini oluşturan üç erk’ten biri değil, AKP’nin sopası olarak kullanılıyor.
Bu yeni düzenin en önemli silahları şunlar:
-Fethullah ekibinin eline terkedilmiş 140 bin kişilik polis gücü. Adeta ikinci bir ordu.
-Yüzbinlerce insanın, özellikle iktidar karşıtlarının yasal ve yasa dışı ortam ve telefon dinlemeleri.
-İnsanların internet ortamına sızdırılan özel konuşmaları.
-Dijital kayıtlar ve düzmece suç unsurları.
-Herkes için yaratılan, bazılarının intihar etmesine neden olan şantaj CD’leri.
-İktidar medyasına özellikle sızdırılan gizli bilgi ve haberler. Örneğin Aziz Yıldırım’ın poliste çekilmiş önden-yandan fotoğraflarının bir iktidar gazetesi olan Habertürk’e ertesi gün sızdırılmış olması.
Peki amaç ne? Rıfat Serdaroğlu bunu açıklıyor:
“Bu planı uygulayanların amacı, tüm toplumu beyin felci olmuş gibi korku girdabına sokmaktır. İnsanlardan şöyle düşünmeleri, şu korkuya kapılmaları isteniyor:
Baksana kardeşim, adamlar koskoca generalleri içeri attılar. Devletin 44 general ve amiralini bile tutukladılar. Üstelik 25 milyonluk Fenerbahçe camiasının başkanını da tutukladılar. Bunları yapan güç, benim gibi sade vatandaşa neler yapmaz. Aman sesimi çıkarmayayım, susup oturayım.”
Örneğin Fenerbahçe Camiası, hatta Trabzonspor ve bütün futbol camiası, AKP’nin ülkemize getirdiği bu yeni hukukla henüz tanıştılar.
Şimdi tepki gösteren, Beşiktaş adliyesi binasını taşlayan ve gösterilen yapan o taraftarların en az yarısı, son seçimde AKP’ye oy vermişti. Şimdi protesto ediyorlar ama iş işten geçti.
Sonuçta belli ki öyle olaylar yaşayacağız ki, bu soruşturmalar sonrasında ülkemizin en büyük sektörü olan futbolun da, çeşitli kurumlar gibi Fethullah ekibinin eline geçtiğini görmüş olacaklar!..
Çünkü futbolda çok büyük para var..
Ama o zaman iş işten tümüyle geçmiş olacak.
***
Ne ilginç bir rastantı idi!.. Türkiye’nin en büyük vurgunlarından biri olan Deniz Feneri yolsuzluğu bile, şike tartışmalarının gölgesinde kaldı, kaynadı gitti.
Deniz Feneri, İslamcıların kurduğu güya yardım dernekleri gibi o da vurgun yaptı, ahaliden toplanan yüzlerce trilyonlarca liranın öenmli bir bölümü yardıma gitmedi, onların ceplerine hortumlandı.
Herfileri Almanya yargılayıp hapis cezaları verdi.
Tam bizim savcıların bulguları açıklanmıştı ki, onun üzerinde şike olayları patlatıldı ve Deniz Feneri gölgede kaldı, güme gitti!
Rastlantının, ince taktiklerin bu kadarını sizin aklınız alıyor mu?
Bu olanlar normal mi?
Tayyip ve emrindeki kurumlar, Türkiye ile işte böyle oynuyorlar. Karşılarında adam gibi muhalefet yok, kitle örgütleri, üniversiteler, sendikalar, hiçbir şey yok. Türkiye’de bir tek grev bile yok! Herkes başını eğmiş, kaderine razı olmuş, kurbanlık koyun gibi bekliyor.
Toplum korkutulmuş, sindirilmiş, AKP’nin yeni hukuku (şimdilik) işe yaramış!..
Yorum Gönder