Üsteğmen kurtuldu; ama ‘sehven skandalı’nın diğer kurbanları içeride! - Mustafa Mutlu

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik soruşturmalardaki “sehven” skandallarına, bir yenisi daha eklendi...

VATAN’da dün yer alan haberi okumuşsunuzdur:

Üsteğmen Emrah Küçükakça, “askeri casusluk soruşturması” kapsamında 9 ay önce tutuklandı.

Sözüm ona üst rütbeli subaylara ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile TÜBİTAK personeline fuhuş tuzağı kurduğu iddia ediliyordu.

Böylece askeri ihalelere ilişkin detayları ele geçiriyor ve bunları pazarlıyordu!

Aylarca cezaevinde yattı.

Sonunda mahkeme, onun evinin yanlışlıkla basıldığını ve tutuklanmasına neden olan harici harddiskin onun evinde bulunmadığına karar verdi.

Meğer polis, kendisine gelen bir ihbar mailinde adı geçen Emrah Karaca yerine, tıpkı onun gibi Kocaeli‘de üsteğmen olarak görev yapan Emrah Küçükakça‘nın evine baskın yapmış! Baskın sırasında sözüm ona çok sayıda CD’nin yanı sıra, soruşturmanın seyrini değiştirecek belgeleri içeren iki harici harddisk bulunmuş!

Bu yüzden sadece evi yanlışlıkla basılan Üsteğmen Küçükakça değil, ev arkadaşı Mehmet Deniz Irak da tutuklanmış...

Neyse... Yanlışlık ortaya çıktı da Üsteğmen Küçükakça kurtuldu!



***


O kurtuldu ama bu “sehven” skandalının diğer kurbanları hâlâ içeride...

Tek suçları; Üsteğmen Küçükakça’da bulunduğu iddia edilen 78 numaralı CD’de adlarının geçmesi...

Bunlardan biri de de TÜBİTAK çalışanı Matematik Mühendisi Merdan Metin...

Metin, devletin parasız bursuyla okumuş. İTÜ Matematik Mühendisliği’ni bitirmiş, lisans üstü eğitimini yapmış ve doktorasına başlamış. Kurum içinde çalışkanlığıyla, efendiliğiyle biliniyor ve seviliyor. TÜBİTAK Ulusal Elektronik Kriptoloji Araştırma Enstitüsü’nde görevli, çok önemli projeleri hayata geçiren bir yazılım uzmanı.

Evli ve iki çocuk babası... İşinden kalan zamanlarını 7 ve 9 yaşlarındaki iki kızıyla geçirmeye, geceleri onlarla birlikte teleskopla gözlem yapmaya bayılan sıradan bir vatandaş.

Üsteğmen Küçükakça’yla aynı çetenin (!) üyesi olmayı bırakın; tanımıyor bile...

Ve o da “yanlışlıkla tutuklandığı” anlaşılan Üsteğmen Küçükakça gibi, aylardır tutuklu...

Sebebi; Küçükakça’da bulunduğu iddia edilen ama daha sonra soruşturma dosyasına kimin tarafından, ne zaman ve nereden getirilip konduğu belli olmayan harddisk’te adının geçmesi...

Evet; sadece adının geçmesi!



***


Mühendis Merdan Çetin bir süre önce hakim karşısına çıktı ve dedi ki:

“Ben Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kripto bilgi güvenliğini ve sinyal toplama altyapısını güçlendirmeyi sağlamaya çalışan bir bölümde çalışıyorum. Görev yaptığım 17 yıl boyuncu gizlilik dereceli projelerde çalışmama izin veren çok özel belgelere sahip oldum. Bu belgeler, istihbarat teşkilatımızın kişi ve birinci derece yakınları hakkında yaptığı detaylı inceleme neticesinde verilmektedir ve periyodik olarak tekrarlanmaktadır. İddianamede şahsıma yöneltilen suçlama örgüt üyesi olmak... Bunun için delil olarak sadece ve sadece şüpheli Emrah KÜÇÜKAKÇA’dan elde edilen 78 numaralı CD üzerindeki bazı sayısal dosyalarda adımın geçmesi ve fişleme bilgilerimin bulunması gösterilmektedir.

Kimin, neden benim adımı kullandığını ve fişlememi yaptığını bilmiyorum. Yapanların bulunup cezalandırılmasını talep ediyorum. Benim tarafımdan iddia olunan örgüte yazılmış, verilmiş, gönderilmiş el ürünüm ya da sayısal hiçbir veri, ileti, mektup bulunmamaktadır. Evimde, ofisimde, üzerimde beni iddia olunan örgütle ilişkilendirebilecek tek bir delil dahi bulunmamıştır. Aynı kurumda çalıştığım diğer şüphelilerin haricindeki hiçbir şüpheliyi tanımamaktayım. 78 numaralı CD üzerinde hakkımda yazılmış olan fişleme bilgilerinin neredeyse tamamı gerçek dışı bilgilerden oluşmaktadır.”



***


Özetleyeyim:

Mühendis Merdan Metin ve çok sayıda şüpheli; sırf Üsteğmen Küçükakça‘nın evinde ele geçirildiği iddia edilen 78 nolu CD’de isimleri geçtiği için tutuklu...

Mahkeme, Emrah Küçükakça‘nın olayla ilgisi olmadığına, evinin de polis tarafından “yanlışlıkla” basıldığına karar verdi ve tahliye etti...

O kurtuldu ama; “nereden geldiği belli olmayan” bir CD’de adları geçtiği için yargılanan onlarca isim hâlâ cezaevinde...

Vicdanınıza soruyorum... Hukukçulara soruyorum... Adalet anlayışı olan herkese soruyorum:

Bu işte bir gariplik yok mu?



*****


Günün Sorusu

“Sehven” skandallarıyla insanların hayatlarını karartanlardan, acaba “sehven” de olsa hesap sorulduğunu görebilecek miyiz?

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget