Recep Tayyip Hukuku! - Tünay Süer

CHP yönetimi, Başbakan Erdoğan’ın “Teklif getirsinler görelim çağrısına hemen cevap vermemişti.
Daha sonra Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in “Bu konuda öneriniz varsa bize getirin değerlendirelim ”dediği basına yansıdı.
CHP kurmaylarını topladı ve durumu değerlendirdi.
Peki, CHP geçen süreç içinde boş mu durdu acaba? CHP nin hukukçuları, parti meclisi 9 saatlik toplantıyı laf olsun diye mi yapmıştı?
AK Parti kanadından gelen “Alpaslan Aslan, Ogün Samast ve hatta Murat Karayılan bile milletvekili seçilirse cezaevinden çıkar” açıklaması CHP’ye geri adım attırdı diye yazılanlar, söylenenler bence gerçeği asla yansıtmayan bir aldatmacadan başka bir şey değildi.
Bir kere onların konumu ile seçilen milletvekillerinin konumu apayrı konulardı. Katillerle tescillenmiş bir terör örgütünün sözde komutanlarından birisinin vekil seçilmemeleri yasalarca olamazdı. Bu sözler halkın kafasını bulandırmaktan başka bir şey değildi.
2 hâkimin takdiri sonucu serbest bırakılmayan tutuklu milletvekillerinin bu durumundan Cumhurbaşkanı Gül ve meclis başkanı Çiçek te rahatsızlıklarını kamu önünde çeşitli beyanatları ile açıkça dile getirmişlerdi.
Cemil Çiçek’in Kılıçdaroğlu’na ;
“Parlamentonun iradesinin ötesinde bir karar çıkıyor, o zaman bizim dönüp bunu düzeltmemiz gerekiyor. Sorun CHP’nin sorunu değildir, sorun Türkiye’nin sorunudur. Çözmek istediğimiz sorun budur. Bir demokrasi eksiği, bir demokrasi ayıbı var, bizim bunu çözmemiz gerekiyor” diyerek olaylara yumuşak ve biraz da gerçekçi olarak yaklaştı.
(Parlamentonun ötesinde karar olduğunu kabul etmek te bir erdemdir.)
Zira Evrensel hukuku tanıyacağına dair imza vermiş olan Türkiye, bu haksızlıklar ile tüm dünyanın ilgi odağı haline gelmişti. Bunu da başaran CHP olmuştu.
İşte, bugün bazı kalemlerin ve parti içi muhaliflerin yerden yere vurmaya kalktıkları CHP mecliste ant içmemekle dikkatleri hem AKP nin hem de dünyanın gözleri önüne sermişti. Sonuçta AKP den gelen teklif ile bir mutabakat sağlandı.
CHP gardiyanların gölgesindeki arkadaşlarını satmadı.
CHP kendisine oy vermiş olan iradeye ve demokrasiye sahip çıktı.
Azimle direndi ve mutabakat yolunu açarak istediğini yaptı..
Bu mutabakatın tüm içeriğinin basına yansımadığını sanıyorum.
Şimdi bazıları CHP yi geri adım atmakla suçlasalar da, bence CHP doğru olanı yapmıştır.
Eleştirenler Ekim ayında bu mutabakatın sonucunu görünce eleştirilerinden dolayı acaba utanacaklar mı?
CHP nin kararlı tutumuna AKP sessiz kalamadı ve ilk teklif onlardan geldi.
Çünkü zaman geçtikçe, Meclis çalışmalarının gerisinde kalındıkça öncelikle oy veren 11 milyon seçmene bu durumun izah edilmesi zor olacaktı.
Başbakanın “ne oldu da CHP liler Milli iradeyi keşfettiler”  sözleri tamamıyla bir aldatmacadır.
CHP nin milli iradeyi temsil etmesi AKP nin meclisteki çoğunluğu ile her zaman engellenmiştir.
Meclisin 23.Dönem bilançosuna kısa bir göz atalım.
Verilen kanun teklifi: 267 adet ve hiç biri AKP tarafından kabul edilmedi.
Meclis Araştırma Önergesi: 453 adet yine kabul edilmedi.
Genel Görüşme Önergesi: 9—
Meclis Soruşturma Önergesi: 3
Gensoru: 8
Bunlar benim bildiklerim gerisini öğrenmek için araştırmak gerek.
Evet, hiç birisi adeta robotlaşmış eller tarafından kabul edilmedi ne yazık ki! Sonra da gelin CHP bir şey yapmıyor, yapmadı deyin. Ayıptır, günahtır.
Böyle tek adamın emrindeki bir mecliste parlamento demokratik işleyebilir mi? Hem milli iradeden bahsedeceksin hem de milli iradenin yarısını yok sayacaksın.” Yahu bir öneriyi de ilaç için kabul edin.”
Sırf CHP yi yerden yere vurmakla olmaz bu işler. Acaba bizler AKP nin bu çoğunluğa nasıl sahip olduğunu hiç düşündük mü? Partiye bir katkıda bulunduk mu?
Bunda bizlerin suçları yok mudur? Bir kere CHP içindeki eski muhalifler partiyi parçalamak, az olsun benim olsun düşüncesinden asla vazgeçmeyerek her fırsatta içeriden vurdular. Yalan mı?
Eski genel başkan Sn.Baykal yemin etmeleri için acaba neden baskı yaptı dersiniz?
******
TBMM. Başkanı Çiçek “Uzun tutukluluk süreleriyle ilgili olarak bizim öngördüğümüzden çok daha farklı bir kararı Yargıtay verdi, elimizi bağladı” dedi demesine de o yargı zaten kendi ellerinde değil midir?
Sonra, Başbakan TBMM sinde yaptığı konuşmasında da kâh CHP ye Kâh MHP ye çatıp durdu yine. MHP sıralarından ara sıra cılız sesler çıktı. Sn.Bahçeli ise neredeyse uyuklar durumda ve suçluymuş gibi sadece dinledi.
Başbakan seçim meydanlarındaki gibi fütursuz değildi. Biraz daha yumuşak üslupla konuştu ama karşılıklı konuşma olmadığından alttan, alttan yine iğneledi. Durumları çarpıtarak tabi.
Konuşmasının son bölümünde ise kendisinin sadece bir şiir okuduğu için hapis yattığını anlattı. Aynı şiiri bir kez daha okudu.
Yargıya müdahale etmelerinin istenemeyeceğini söyleyerek Anayasanın 138 maddesini okudu tüm meclise. Taraftarlarından da büyük alkış aldı. Öyle güzel konuşuyordu ki, sanırdınız sütten çıkmış bir ak kaşıktı.
İşte,138.maddeden alıntılar:
“Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci ve kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dâva hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.  “
Yasa ne güzel değil mi? Ama uygulayan kim?
Adalet Bakanlığına bağlı olan hâkim ve savcılar başbakandan seçim öncesi şu gizli talimatı almışlardı.
“Bakalım yargı izin verecek mi?”
Hani yargıya müdahale edilemezdi? Hani telkinde bulunulmazdı?
Başbakan kendi söylemleri ile çelişki içindedir.
Erdoğan, CHP’nin Türkiye’yi Yunanistan’daki Sosyalist Enternasyonal’da şikâyet etmesini sert ama alaylı bir şekilde dile getirirken bu ülke, hukuk devletidir demeyi de ihmal etmedi.
Evet, Türkiye’de hukuk vardır ama evrensel hukuktan uzak Recep Tayyip hukukudur.
Bakınız günlerdir spor camiası sallanıyor şike haberleri ile. Tamam, olabilir. Netice itibariyle takip ediyoruz öğreneceğiz. Yalnız şu var ki, polis gözaltına aldığı kişinin henüz savcılık ve mahkeme işlemleri başlamadan tutuklanacağını nereden biliyordu?
Şimdi gelin de Türkiye’de hukukun bağımsız olduğunu söyleyin bakalım.
*****
Erdoğan, CHP’nin Türkiye’yi Yunanistan’daki Sosyalist Enternasyonal’de şikâyet etmesini eleştirerek, alaylı bir üslupla dile getirdi.  Bu ülke, hukuk devletidir dedi.
Ayrıca başbakana hatırlatmak isterim ki, Türkiye’yi AİHM’e şikâyet eden Cumhurbaşkanı Gül’ün eşi Sn Hayrünisa Gül Hanım değil miydi?
Bunları neden hatırlamıyor acaba başbakan?
Söyleyecek çok söz var bunları sırası geldikçe yazacağım. Sonuç olarak CHP dik duruşundan asla ödün vermemiştir. Herkesin içi rahat olsun ve CHP tek yumruk ama çok ses olarak daima halkın yanında olacaktır.
Not: Sevgili okurlarım bu yazımı Kılıçdaroğlu’nun gurup toplantısı yaptığı konuşmadan önce yazmıştım ama onun konuşmalarını dinledikten sonra da görüşlerimde haklı olduğumu anladım. Yarın da o konuşmalara değiniriz. Sevgilerimle.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget