CHP’nin temel sorunu plansızlık ve programsızlık! - Mustafa Mutlu

CHP’nin yemin boykotu önceki gün Mustafa Balbay ile Mehmet Haberal’ın salıverilmeleri için hiçbir umut vaat etmeyen göstermelik bir protokol gerekçe gösterilerek bitirildi.

Dünkü yazımda bu “ikircikli” tavrı eleştirdim...

Gelen okur mektuplarına bakılacak olursa, gerçekten de bu tavır CHP’ye oy ve gönül verenlerin yüreğini burkmuş...

Birçok mektupta, parti yönetimine duyulan güvensizliğin nedenleri sıralanıyor!

Yaklaşık 30 mektuptan yaptığım “CHP ne yapmalı” konulu derlemeyi aşağıda madde madde sıralıyorum. Umarım “politikasızlık, plansızlık ve programsızlık” sarmalında çırpınıp duran CHP yönetimine yararlı olur...



***


1) CHP acil olarak bir “program kurultayı” yapmalı ve yeni yöneticilerin çoğunun henüz okumaya bile tenezzül etmedikleri parti programı, çağın koşullarına göre yeniden düzenlenmeli...

2) Bu programın hazırlanması için hayattaki tüm eski genel başkanların, eski ve yeni yönetim kurulu üyelerinin, sosyal demokrasi, Atatürk ilke ve devrimleri, çağdaş yönetim biçimleri, toplum bilim, hukuk, ekonomi, kültür, sanat, spor gibi konularda uzmanlaşmış bilim ve meslek insanlarının oluşturacağı bir komisyon görevlendirilmeli.

3) Ortaya çıkacak taslak metin, CHP’nin internet sitesi başta olmak üzere yaygın medyada tartışmaya açılmalı ve gelen eleştiriler dikkate alınarak son şekli verilmeli...

4) Kurultay’da onaylanacak yeni programa karşı çıkan ya da katılmayan üye ve yöneticilerle yollar ayrılmalı.

5) Partideki çok başlı yapıyı yok etmek için bütün üyelere, örgüt ve genel merkez yöneticileri ile milletvekillerine, bu programın dışına çıkan açıklamalar yapmamaları konusunda kesin bir talimat verilmeli, çıkanlar hakkında disiplin kurulları işletilmeli.

6) Özellikle tüm il ve ilçe örgütlerinin de doğal üye olacağı bir başka komisyon daha oluşturmalı ve onun görevi de önümüzdeki yerel ve dört yıl sonraki genel seçimlere kadar izlenmesi gereken politika maddeler halinde sıralanmalı.

7) Tutuklu milletvekilleri başta olmak üzere, gündemde olan ya da gündeme gelebilecek konular, Parti Meclisi’nde enine boyuna tartışılarak net kararlar alınmalı.

8) Parti yönetimi “telaşla karar verme ve sonradan mahcup olma” hatasını alışkanlığa dönüştürmemeli, bu utancı parti tabanına ve seçmenine yaşatmamalı.

9) İktidara hazırlanmak ve iktidarın yanlışlarını daha yakından izleyebilmek için, geçenlerde de önerdiğim “gölge kabine” bir an önce oluşturulmalı ve açıklanmalı...

10) En kısa zamanda bir “Barış Şenliği” düzenlenerek, yüz kızartıcı suçlardan hüküm giyenler hariç, partiden siyasi ya da idari nedenlerle ihraç edilen herkese, yuvaya dönüş yolu açılmalı...



***


Önümüzdeki yerel seçimlere iki yıl var:

Ya CHP; politikası, planı, programı belli bir parti haline gelir...

Ya da bugünkü dağınık haliyle devam eder ve sadece benim gibi “mecburcular”ın oylarıyla yetinmeye devam eder...

Tercih; ne yapacağını bilemez haldeki CHP yönetiminin!



***


Günün sorusu

Sorum, “Silivri’de tutuklu bulunan iki milletvekili arkadaşımıza yemin yolu açılana kadar yemin etmeyeceğiz” diyen ama AKP’nin ara seçim restini göremediği için önceki gün yemin eden CHP’li milletvekillerine:

Balbay ve Haberal için bundan sonra “somut olarak” ne yapmayı düşünüyorsunuz?



*****


CHP’li Başkan’ın Başbakan’a taktığı ‘altın’ kemerin fiyatı...

Gazetelerde okumuşsunuzdur: Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi, 650’nci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin son gününe katılan Başbakan Recep Tayyip Edoğan’a bir “altın kemer” taktı...

Dün Başkan’ın, Kırkpınar’ın 1 milyon 200 bin lirayı bulan maliyetinden ve devletin bugüne kadar bir lira bile katkıda bulunmadığından söz eden demecini okuyunca, aklıma ister istemez Başbakan’a taktığı kemerim maliyeti geldi...

Öyle ya; eğer kemer, gazetelerin yazdığı gibi gerçekten altınsa, maliyeti en az 120 bin lira civarında olmalıydı...

Hamdi Sedefçi’yi aradım. Hemen belirteyim ki kemer “altın” değil, “altın kaplama”ymış...

Belediyeye maliyeti ise 4 bin liraymış...

Anladığım kadarıyla Hamdi Bey’in niyeti açık:

Bu 4 bin liralık kemerle Başbakan’ın gönlünü almak ve karşılığında Kırkpınar için en azından bir 400 bin liralık devlet desteği sağlamak...

Bakalım; CHP’li Başkan’ın tavuğu esirgemediği yerden, kaz gelecek mi?

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget