CHP derdini anlatamıyor - Rıza Zelyut

Modern Türk edebiyatının ünlü ozanlarından Orhan Veli Kanık'ın "Anlatamıyorum" başlıklı şiirini biz; gençliğimizde aşkımızı anlatmak için kullanırdık.
Meğer rahmetli Orhan Veli bu şiiri CHP için yazmış.
Çünkü; CHP de ne demek istediğini anlatamayanlar kervanının üyesi.
Önce o şiiri bir anımsayalım:
"Ağlasam sesimi duyar mısınız
Mısralarımda
Dokunabilir misiniz
Göz yaşlarıma, ellerinizle


Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce


Bir yer var biliyorum
Her şeyi söylemek mümkün
Epeyce yaklaşmışım duyuyorum
Anlatamıyorum"
BAYKAL DA ANLATAMAMIŞTI
Yıl 2002... Genel seçimlere gidiyor Türkiye...
AKP milletvekili listesinde adı bulunan Tayyip Erdoğan'ın adaylığını YSK reddediyor.
Ve 3 Kasım seçimlerinde Tayyip Erdoğan Meclis dışında kalıyor.
Ama CHP bu durumu demokrasiye aykırı buluyor.
Deniz Baykal'ın ısrarlı katkısıyla anayasa değiştirilerek Sayın Erdoğan'ın siyasi yasağı kaldırılıyor.
Ve Tayyip Erdoğan CHP sayesinde başbakan oluyor.
***
Muhteşem bir gelişme...
Demokrasimiz açısından övünç duyulacak bir işbirliği... CHP tarihine yakışan bir özgüven ve demokratlık...
***
Ya sonrası?
Kim yemiş beş ekmeği?
Tayyip Bey muhtar bile olamıyor iken CHP sayesinde başbakan olduktan sonra bütün bunları unutuyor.
-Baykal benim için hiçbir şey yapmadı, bile diyebiliyor.
Mahkeme onu suçlu bulmuş iken...
-Benim suçum ne ki, diyerek verilmiş bir kararı yok farz ediyor.
Bu; kendisinin kamuoyunu etkileme taktiği olsa bile asıl gerçek o değil; benim yazdıklarım.
İnanmayan o dönemin gazetelerine yansıyan haberlere bir baksın; yeter.
***
Demokrasi tarihimiz açısından çok önemli olan bu gelişmeyi CHP kullanamadı...
Milletin önüne çıkıp göğsünü gere gere anlatamadı.
-Tayyip Erdoğan rakibimiz olsa bile demokratik haklarını kullanmasının engellenmesine razı olamazdık; o engelleri kaldırdık; diyemedi.
Yani Orhan Veli'nin dediği üzere; yaptıklarını anlatamadı.
YEMİN İŞİ
Son genel seçimde CHP listesinden seçilen Mehmet Haberal ile Mustafa Balbay'ın tutukluluklarının kaldırılmaması, aslında 2002'deki Sayın Erdoğan'ın durumunun bir benzeridir. Tayyip Bey'in önünde kesin ve açık bir yasa hükmü var iken; anayasa bile değiştirilerek onun TBMM'ye girmesi sağlanmıştır.
Haberal ile Balbay olayı ise daha basittir.
Bunlar hakkında verilmiş bir mahkeme kararı yok iken iki yargıcın milli iradeyi yok sayan tavrı ile içeride tutuluyorlar.
CHP işte bu demokrasiye aykırı tutumu kınamak için yemin etmedi.
Bu hukuksuzluğun ortadan kaldırılmasını istedi.
Yargıçlar demokrasisi yerine halk demokrasisi istedi.
Ama bunu anlatamadı.
***
Anadoluda oldukça dolaştım; gözledim...
-Bu CHP ne yapmak istiyor; diye sordular...
-BDP'yi mi destekliyor, diyenler bile oldu.
Ben de olayı açıkladım.
-Ama onlar böyle demiyor ki; diye sızlananlar çıktı.
Haklıydılar...
CHP derdini anlatamıyordu.
Özetle: CHP'ye üniversite dili değil halk dili gerekiyor.
***
Sayın Kılıçdaroğlu'na tavsiyem şudur:
-Tevazu gösterme gerçek sanırlar.
YENİÇERİ OCAĞI MI?
Kimse kusura bakmasın; bu haliyle CHP'yi toplum ciddiye almaz.
Çünkü; burada herkes bir aşiret reisi gibi...
İsyan etmek için fırsat kolluyor...
Doğru veya yanlış; Parti karar almış:
-Meclis'e gideceğiz, yemin edeceğiz.
Ama, Yeniçeri ortasındaki bazı çorbacılar kazan kaldırıyorlar:
-Biz etmeziz!
Partiye karşı gelerek tabanda piyasa yapacak uyanık arkadaş.
Dedim ya; CHP Lideri fazla demokrat; fazla hoşgörülü. Böyle bir şey, AKP'de olsa; Tayyip Bey adamı ayaklarından asar.
Peki bu millet hangi tavrı beğeniyor ve oyunu kime veriyor?
Son söz: Türk toplumu; padişahlığı demokrasi elbisesi içinde yaşatmaktan hiç mi hiç gocunmaz.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget