Beklenti... - Cüneyt Arcayürek

Politika ve politikacının davranışlarında hemen her gün izlenen zikzaklar, tünelin ucundaki ışığı görmemizi engelliyor.
12 Haziran’dan bu yana 27 gündür tutuklu milletvekilleri sorunu iki partinin karşılıklı saldırılarıyla hemen her gün ipe çekildi.
27 gün umut ışığı bir yandı bir söndü.
Umutların hız kestiği, Başbakan’ın CHP’yi, ant içmeyerek düştüğü kuyudan yine CHP’nin çıkarabileceğini içeren sözleri medyada yer aldığı gün; partilerin nihayet hidayete erdiğine tanık olduğumuz gelişmeler izlendi.
Bir aya yakın süredir kamuoyunu çıkmaz sokaklarda gezdiren iki partinin -Meclis Başkanı Çiçek’in çabalarıyla- bir araya gelmelerinin ve üç beş saat içinde uzlaşır görünmelerini müjdeleyen açıklamaların demokrasimize önemli ve hatta tarihsel katkısı olacağı söylendi.
Ama bu yargıyı dile getiren partilerin bu süre içindeki birbirini tutmayan, bir gün sonrasını görmeyen, ilkesel açıdan birbiriyle çelişen tutum ve davranışları da siyasal tarihimize ibret alınacak örnek bir süreç diye geçmiş oluyor.
***
AKP ve CHP grup yetkilileri bir aydır çözümlenemeyen ant içme sorununu bir saat içinde çözüm aşamasına getirdiler.
Bir CHP’linin AKP’yi diz çöktürecekleri söylemine AKP Genel Başkanı’nın ana muhalefet tükürdüğünü yalayacak diye karşılık vermesi… üç beş saat içinde unutuldu.
CHP’ye ant içmelerini sağlayacak en küçük prim vermeyen Başbakan; ne oldu da Meclis Başkanının partiler arası görüşmeler için bulunacağı çağrıya uyacağını söyledi?
İçeriği açıklanmadı henüz; ama Meclis Başkanı ile Başbakan; baş başa görüşmelerinde yeni anayasa ve Kürt sorunu gibi iki temel konuyu ele alması beklenen parlamentoda, bu iki konunun ana muhalefetin katkısı olmadan gerçekleşemeyeceğinde görüş birliğine vardılar ve…
...bu amaçlar doğrultusunda öncelikle ant içme boykotunu çözümlenmesinde anlaştılar. Saat 14.00!
Saat 15.00. Başbakan RTE; Meclis’e sunduğu hükümet programında, yeni çalışma döneminde yasakçı, darbe dönemlerinden miras anayasa yerine, yeni bir anayasa yapılacağından söz ederken; Mecliste diyalog, uzlaşma arayışları ve işbirliğine önem vereceğini açıkladı.
Başbakan’ın içine düştüğü ikilem ortada:
Yeni anayasa, Kürt sorunun çözümünde Meclis’te diyaloğa, uzlaşma arayışlarına ve işbirliğine önem vereceğini açıklayacaksın…
...fakat seçilmiş, milletin vekili olmaya hak kazanmış tutukluların yasama görevlerine başlamalarını engelleyecek; demokrasi adına, insan hakları, evrensel hukuk ve özgürlük adına ant içme boykotunu sürdüren ana muhalefetin kararlı tutumundan vazgeçmesini sağlayacak girişimlere sırt çevireceksin!
Başbakan hükümet programıyla vaat ettiği ileri demokrasiyi önce kendinin inandığını kanıtlamak ve Meclis’te diyaloğa, işbirliğine gerçekten önem veriyorsa, verecekse; önce CHP’nin ant içmesine olanak sağlamak, tutuklu milletvekilleri sorununu hükümet programında açıkladığı anlayış doğrultusunda çözüm arayışlarına iktidar katkısını sağlamak zorunda.
Zorunda çünkü; Meclis’te sorunun çözümünde ana muhalefetle diyalog, işbirliği yollarını kapayacaksın; aynı gün bir saat sonra parlamentoya sunacağın hükümet programında önemli ulusal sorunların çözümünde muhalefet partileriyle diyalogdan, işbirliğinden, uzlaşma arayışlarından söz edecesin!
Kimse yemezdi bu çarpık anlayışı!
Başbakan muhalefetle uzlaşmaya kendini zorunlu kıldı.
Şimdi kimin tükürdüğünü yaladığı konuşuluyor olmalı!
***
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu; günlerdir saat başı değişen ve gelişen olayları aynı gün saat 20.00’de, CNNTürk’te Fikret Bila ile Murat Yetkin’in sorularını yanıtlayarak değerlendirdi.
Fikret sordu: İki partinin (o sırada toplantı halinde olan) grup başkanvekillerinin yapacağı bir ortak açıklama sizin açınızdan yeterli mi?
Kılıçdaroğlu, içtenlilkle Elbette, elbette! diye karşılık verdi ve gerekçesini de o zaman parlamentonun demokrasiye, milli iradeye sahip çıkmış olacağını ifade ederek açıkladı.
Demokrasiye ve erdemlerine inanan Kılıçdaroğlu’nun bu duruşu gerçekçiydi.
Fakat CNNTürk’teki açıklamalarında asıl meselenin sorunu çözmek olduğunu söylerken iktidara, İlla şu saatte çöz de demiyoruz demesi garipsenecek bir ifadeydi.
Akla CHP’nin ant içme için her türlü sorunun çözüm yerinin Meclis olduğunu içerecek ortak bir irade beyanını yeterli bulduğu… tutuklu milletvekillerinin yasama görevlerine başlatacak çözümünü daha arka planda görüyormuş, acelesi yokmuş gibi şaşırtıcı bir izlenim veriyor.
Bugün yarın ant içme sorununu tetikleyen tutuklu milletvekillerinin tahliyesini sağlayacak yasal veya başka hukuksal yöntemlerin saptanması ve yanıltıcı izlenimlerin değer taşımadığını kanıtlayacak eylemler, açıklamalar bekleniyor!

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget