'Direneceğiz, gücümüzü koruyacağız'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''İzmir, özgürlüğe karşı çıkanlara, adalete karşı çıkanlara, cumhuriyete karşı çıkanlara elbette mezar olacaktır'' dedi.
Miting için başta CHP Genel Merkezi olmak üzere pek çok ilden gece saatlerinde otobüsler hareket etti. CHP'liler saat 13.00'de başlayacak miting için sabahın erken saatlerinden itibaren meydan ve çevresine gelmeye başladı. CHP'liler esnafın da yüzünü güldürdü. Kordon boyunca kafe ve restorantlar miting için gelen CHP'lilerle doldu.
Gündoğdu meydanı CHP ve Türk bayraklarıyla bezenirken, alana gelenler davul ve zurnalarla karşılandı. Alanda güvenlik önlemleri de artırılırken,yurttaşlar arama noktalarından geçirilerek meydana alınıyor. Büyükşehir Belediyesi'nin araçları ve görevliler, miting sırasında herhangi bir aksaklık olmaması için çalışmalarını sürdürüyor. Öte yandan Karşıyaka Belediyesi de, her 15 dakikada bir vapur kaldırarak, mitinge gelmek isteyenleri Gündoğdu meydanına taşıyor.


'Özgürlüğüme dokunma'

CHP'nin "Cumhuriyet, Demokrasi ve Özgürlük" Mitinginde, bin günü aşkın süredir Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan gazeteci-yazar, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'a destek olunurken, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne düzenlenen operasyonlara ile basın özgürlüğü ihlalleri de protesto edilecek.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, CHP'lilere sesleneceği platforma asılan "Özgürlüğüme Dokunma" yazılı dövizin önünde konuşacak. Onuncu Yıl ve Gençlik Marşları ile "Ey Özgürlük" ve "Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz" şarkılarının çalındığı mitingde, CHP Muğla Milletvekili Türk Halk Müziği sanatçısı Tolga Çandar da mini bir konser verecek.

Kılıçdaroğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu'nu ziyaret etti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nu ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, partisince Gündoğdu Meydanı'nda düzenlenen ''Cumhuriyet, Demokrasi ve Özgürlük'' mitingi öncesi Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu ile bir araya geldi.
Kemal Kılıçdaroğlu'nu, büyükşehir belediyesi önünde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün ve ilçe belediye başkanları karşıladı.
Basına kapalı gerçekleşen ziyarette, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, CHP Genel Başkan yardımcıları Gürsel Tekin, Gökhan Günaydın, Nihat Matkap, Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi ve İzmir milletvekilleri yer aldı.

'İzmir Türkiye'nin çağdaşlığa açılan kapısıdır'
Kemal Kılıçdaroğlu, özgürlüğü, demokrasiyi, adaleti İzmir'den haykırmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Yargının siyasi otoritenin emrine girdiğini belirten Kılıçdaroğlu, ''Bugün karabasan gibi çöken bir iktidar var. Özgürlüklerimizi elimizden alan iktidar var. Telefonlarımızı dinleyen iktidar var. Yargının siyasi otoritenin emrine girdiği bir iktidar var. Onun için İzmir'den demokrasi, özgürlük, adalet, cumhuriyet diyoruz'' diye konuştu. İzmir'in ilklerin şehri olduğunu, düşmanın denize bu kentten döküldüğünü, ilk uluslararası fuarın, ilk milli bankanın, ilk tiyatro topluluğunun İzmir'de kurulduğunu, ilk kurşunun burada atıldığını, bunun için İzmir'in demokrasi, cumhuriyet kenti olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, İzmir'in Türkiye'nin çağdaşlığa, uygarlığa açılan kapısı olduğunu kaydetti.
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: ''İzmir deyince sokaklarında, caddelerinde özgürce gezilebilecek, kültür düzeyi yüksek bir kent görüyorsunuz. İzmir, Türkiye'nin çağdaşlığa, uygarlığa açılan kapısıdır. Bu kapıda size demokrasi demek, size özgürlük demek, size adalet demek bana gurur veriyor. İzmir, özgürlüğe karşı çıkanlara, adalete karşı çıkanlara, cumhuriyete karşı çıkanlara elbette mezar olacaktır. İzmir buna geçit vermeyecektir. İzmir düşmana ilk kurşunu atan kenttir, bir semboldür. İzmir düşmanın denize döküldüğü yerdir. Bir sembol kenttir İzmir. İzmir'de sadece düşmanlar denize atılmadı, dökülmedi, mandacılar da denize döküldü. Mandacılardan da hesap soracağız. Mandacılar iktidarda, onları da oradan indireceğiz. Damat Feritleri biliyorsunuz. Damat Feritler de denize döküldü. Onlar da kaçtı Türkiye'den. Biz İzmir'i gözümüz gibi, göz bebeğimiz gibi koruruz. İzmir özgürlüğe açılan bir pencereyse İzmir'in duygularında, dokularında adalet vardır. İzmir'in duygularında, dokularında Kuvayı Milliye vardır. Az önce Mustafa Balbay söyledi, İzmir diz çökerse sadece efe oyunuyla diz çöker.''


'Baskılara boyun eğmeyeceğiz'

İzmir'in yiğit, onurlu bir kent olduğunu, kimsenin önünde diz çökmediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Ama birileri yurt dışına gidip egemen güçlerin önünde 'Bunu kullanın bunda iş var, bu sizin önünüzde diz çökmeye hazırdır' dedikleri zaman ilk itiraz eden yine biz olduk. Biz hiç kimsenin birilerinin önünde diz çökmesini istemeyiz, onurlu bir ulusuz, onurlu ulusun yiğit çocuklarıyız. O nedenle 'Beni deliğe süpürmeyin, daha benden çok yararlanacaksınız' diyenlere boyun eğmeyeceğiz, onların baskılarına boyun eğmeyeceğiz. Nereden nasıl gelirlerse gelsinler direneceğiz'' diye konuştu.
AKP'nin ''İzmir ile ne alıp veremeyeceğini bilemediğini'' kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: ''Seçimler yapılmış. Mesele bitmiş, yöneticiler gelmiş. Yine varsa bir şey seçime gidilecek zaten ama onların İzmir'le özel bir hesapları var. İzmir onların planlarını bozuyor. İzmir onların hayallerini bozuyor. İzmir onların hayallerini bozduğu gibi dengelerini, balanslarını da bozuyor. O nedenle İzmir'e özel bir kinleri var onların. Siz düşünebiliyor musunuz, bir ülkenin başbakanı İzmir için ne söyledi, kulaklarınızla duydunuz, 'gavur İzmir' diyor. Bir ülkenin başbakanı hem 'gavur İzmir' diyecek hem İzmir'e gelecek 'bana oy verin' diyecek, sende yüz yok mu? Sandılar ki bu bir dil sürçmesidir, bu bir dil sürçmesi değil bu bilinçaltındaki bir düşüncenin açığa çıkmasıdır, İzmir'e nasıl baktığını göstermesidir. İzmir bunun altında kalacak mı, İzmirli buna yanıtını verecek mi? Sizden isteğim, İzmirlilerden isteğim, size 'gavur' diyene hesap soracak mısınız? Siz hesap sorun arkanızda biz olacağız, Cumhuriyet Halk Partisi olacak.''

'Umudu savcıya bağladılar'
Kemal Kılıçdaroğlu, "Hükümetin İzmir'e diz çöktürmeye, Çin işkencesi yapmaya çalıştığını, hedefin Aziz Kocaoğlu olmadığını, Türkiye'yi karanlığa götürme sürecinde İzmir'in hedef seçildiğini ancak buna İzmir'in izin vermeyeceğini'' söyledi. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Baktılar ki İzmir'den, İzmirlilerden umut yok, umudu savcıya bağladılar. Savcı çıkacak, baskı kuracak, şiddet uygulayacak, sabahın köründe insanları alacak, ondan sonra kalkacak diyecek ki, 'Ben İzmirlilere farklı bir şey vadediyorum, güzel bir dünya vadediyorum.' Kime vadediyorsun, 'gavur İzmir' dediğin kente vadediyorsun. İzmirli sana inanacak mı? İzmir onlara gerekli dersi sandıkta verecektir. Sabahın köründe evleri basacaksın, insanları alacaksın götüreceksin, sorgu sual çekeceksin. Sonra çıkacak Recep Tayyip Erdoğan, 'Efendim diyecek ben yargının işine karışmam.' İnanıyor musunuz? Samimi söylüyorum ben de inanmıyorum. Yahu arkadaş Oslo görüşmelerine özel temsilci gönderdin, oradaki tutanaklara bak. Sen özel mahkeme kurdun, özel yargıçlar görevlendirdin, 'başınıza bir şey gelirse bana söyleyin' dedin. Yargıya müdahale ettin, biz sana nasıl güveneceğiz. Yargı senin arka odanda verdiğin kararı onaylayan bir makam haline geldi. Bunu Türkiye'de bilmeyen kim var.''

'Sizin vereceğiniz karara inanmayacağız'
Türkiye'de ''namuslu yargıçların, savcıların da bulunduğunu ancak bunların sayısının giderek azaldığını'' ileri süren Kılıçdaroğlu, görevinden ayrılan bir Yargıtay üyesinin ''Yargıdaki işleri midem kaldırmıyor'' dediğini, bu sözlerin durumun vahametini gösterdiğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Buradan AKP'nin arka bahçesi konumuna gelen AKP'li bir yargıç gibi görev yapan yargıçlara sesleniyorum. Herkes aklını başına almalı, herkes namusuyla görevini yapmalı. Gün gelir bunun hesabı sorulur. O hesabı soracak olanlar da bizleriz yani bunu halk soracaktır.''
Ülkede adaleti tesis etmenin, olayları kamu vicdanında tartmanın yargıçların görevi olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Anayasa Mahkemesine hülleyle yargıç atıyorlar. Bu yargıya güvenelim mi? Yargıtay'a 160 tane sanki militan seçtiler. 160 blok oy kullanılıyor. Sizin 160'ınızın da görüşü aynı mı? Nereye kimi atayacaklarını belirliyorlar. Oturuyor, karar veriyorlar. Sizin vereceğiniz karara inanalım mı, inanmayacağız. Çünkü biz adaleti, özgürlüğü, yargının bağımsız olmasını istiyoruz. 'Kimse yargılanmasın' demiyoruz, 'adam gibi yargılansın' diyoruz. 'Evrensel hukuk kuralları egemen olsun' diyoruz'' dedi.

'Dokunulmazlıkları kaldırın'

Kılıçdaroğlu, milletvekili olma şartına sahip bulunduğu yüksek mahkeme ve resmi gazete onayıyla sabit olduğu halde seçimi kazanan milletvekillerinin hapiste olduğunu, içlerinden birinin ''daha da ötesi hücre hapsine atıldığını'' ifade ederek, şöyle devam etti: ''Hani egemenlik kayıtsız şartsız milletindi. Ne oluyor da egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil de egemen güçlerin oluyor. Nasıl oluyor da tüm uluslararası sözleşmelere rağmen milletvekilleri hapiste tutulur. Adalet bunu kabul eder mi? Vicdan, demokrasi bunu kabul eder mi? Ama Recep Tayyip Erdoğan ve şürekası kabul ediyor. Onlarda demokrasi anlayışı, hukuk anlayışı yok. Artık Mısır'daki sağır sultan da biliyor ki Türkiye'de demokrasinin kalitesi bozuk. Batı standartlarında değil. Türkiye'deki demokrasi anlayışı yaralı. Türkiye'de ayıplı bir demokrasi var. Artık bunu herkes kabul ediyor.''
İktidarı eleştirdi diye CHP milletvekili hakkında savcının fezleke hazırladığını öne süren Kılıçdaroğlu, ''Dokunulmazlığı kaldırın. Eğer bizi hapsedecekseniz sizin kararınızla hapse girmek bizim için onur olacaktır'' dedi.

'Gel tutukla bakalım'

Parasız eğitim isteyen üniversiteli gençlerin 17-18 ay tutuklu kaldığını, buna hiçbir demokraside rastlanmayacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Ben de parasız eğitim istiyorum. O zaman buradan Recep Tayyip Erdoğan'a sesleniyorum. Gel Gündoğdu Meydanı'na burada 10 binler parasız eğitim istiyor. Yüreğin varsa, yargın varsa, adaletin varsa, polisin varsa gel tutukla bakalım'' diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, ''Basılmamış kitabı imha kararının hukukun üstünlüğünün bulunduğu hiçbir ülkede olamayacağını'' bu ortamda dahi Türkiye'de özgürlük olduğunun söylendiğini belirterek, ''Sen çocuk mu kandırıyorsun. Özgürlük yok, 12 Eylül darbe döneminde bile basılmamış kitap toplatılmadı. Senin getirdiğin düzen 12 Eylül darbe döneminden daha geri bir düzendir. Batılılar bunlarla konuşurken basılmamış kitabı soruyorlar mı, sormuyorlar mı acaba? Bu ülkede demokrasi nasıl olacak sormuyorlar mı?'' dedi.
Bir bakanın kürsüde kendisini eleştiren gazeteyi yırttığını, medyanın ise buna sessiz kaldığını ileri süren Kılıçdaroğlu, ''Yalaka medyadan tık yok. Yahu sizin gazetenizi yırtıyor, size hakaret ediyor. Ne oldu hepsi gittiler iktidarın önünde diz çöktüler. Hepsi demeyeyim de istisnaları var, onları siz iyi biliyorsunuz. Yalaka medyanın tek yaptığı CHP'yi eleştirmek. Yalaka medyaya inanmayın. Yalaka medyaya güvenmeyin. Onların tek görevi var, iktidara yalakalık yapmaktır'' diye konuştu.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget