CHP Yemin Etti Bir Kere - Kurtul Altuğ

CHP Yemin Etti Bir Kere - Kurtul Altuğ Ben size demedim mi; “Er geç Yeni CHP yeminini bozacak, boykottan vazgeçecek, ne olduğunu bilmediğimiz gerekçelere

CHP Yemin Etti Bir Kere - Kurtul Altuğ
Ben size demedim mi; “Er geç Yeni CHP yeminini bozacak, boykottan vazgeçecek, ne olduğunu bilmediğimiz gerekçelere dayanarak boykotu kıracak.”
Gene yazmadım mı?
Bu saatten sonra “CHP yaptığı hatadan dönmüş ya da ısrarını sürmüş, ne fark eder? diye…
Siyasette eskiden utanma diye bir kavram vardı. Artık yok. Koca İsmet Paşa bile hem Johson mektubunu 24 saat sonra yanıtlamıştı. Hem de kendince geçerli nedenlerle, 12 Mart muhtırasını bir süre düşündükten sonra içine sindirmişti.
Siyasette eskiden bir kural vardı: Tarihi CHP üslubuna göre: “Siyasette yapılan ilk hata, sonuna dek peşinizi bırakmaz” denilirdi. 24 saat olsun düşünmediler ve iki söz tav olarak şimdi yemin töreni yapıyorlar. Peki! Şimdi kim galip?
Bir yemin kriziyle toplumu bir hafta meşgul edip sonra tıpış tıpış gidip yemin edenler mi? Hayır. Siyasette satrancı iyi oynayan kimse o. Sizin milli irade diye yakanıza taktığınız o rozetleri bir yana koyun Erdoğan’ın size yalattığı tükürüğün tadını çıkarın.
CHP’ye, o Müdafaa-i Hukuk’tan gelen Kuvvayı Milliye ruhu ile beslenen vatan kurtaran CHP bakın ne hale geldi? Eskiden gündemi tayin eden partiyken, şimdi önlerine konulan gündeme uyan parti haline getirdiler o halkın tek umudu CHP’yi… Bundan sonra ne olacak? Şimdi sıra Anayasa…
Laik Cumhuriyet’in hakkından gelmenin ilk adımı atıldı bile. Cumhuriyet’i ilkeleri, hukuku, eşitlik, ulusal irade kavramı, kendisine uyan adalete sistemiyle yavaş yavaş kemiren bir sayısal çoğunluk, iktidara geldi, şimdi ise kural dinlemeden, biçtiği ve markasına da “Gelişmiş demokrasi ve daha çok özgürlük” yazarak işbaşında. Aydınların bu ihanetini, vatanın bütünlüğünü korumakla yükümlü güç odaklarının sessizliğini tarih yazacak ve başköşeye de sanık olarak CHP’yi oturtursa sakın şaşırmayın. Bunu hak ettik! Daha dün BDP’li Sakık “Ulusal barış konseyinden söz ediyor ve acele bu konseyin toplanması gerektiğinin Sayın Öcalan’ın isteği olduğunu” söylüyor ve yakınıyordu: “İki parti biraraya geldiler ve bizi dışladılar. Yoksa biz de bu Meclis’te çalışmak için yemine hazırdık.”
Hatırlayın CHP, Başbakan, Öcalan’dan “Sayın Öcalan” diye söz ettiğinde dünyayı ayağa kaldırmıştı. Sadece o mu? Başbakan Ergenekon için “Ben davanın savcısıyım” derse, Baykal kürsüye çıkar ve hukuk ve bilim adamı olarak “O halde ben de bu davanın avukatıyım” der ve alkışlanırdı. CHP’li vekilleri, Baykal bir kasetle postalanınca, Ergenekon’u da davayı da unuttular. İşte Yeni CHP bu!
Şimdi milli iradeyi nasıl hakim kıldıklarının bayramındalar. Bereket Kemal Kılıçdaroğlu gerçeği görmüş ve “Kendimizi feda ettik!” demiş. Ya Yeni CHP ne oldu dersiniz şimdi… Yani Yeni CHP kimin sözüne inanarak yeminini bozdu? Şimdi bir de onları okuyun.
Ekonomist ne yazıyor?
Geçen haftaki İngilizlerin ünlü dergisi “The Economist” onun ünlü editörü yazdı…
Economist’in editörü Peet, Türkiye’nin ilk etapta çözmesi gereken sorunlardan birinin demokratik, çağdaş Anayasa hazırlamak olduğunu belirtiyor. Peet “Erdoğan’ın düşündüğü başkanlık sisteminin Türkiye için iyi olacağını sanmıyorum. Bu, Türkiye gibi bir ülkede tehlikeli sonuçlara yol açar” diyordu. AB’nin eski Ankara Büyükelçisi Michael Lake’in yönettiği konferansta konuşan Peet, Erdoğan’ın eleştiriye karşı tahammülsüz olduğunu da söyledi.
Türkiye’nin insan hakları karnesi
“Türkiye’de Çin’den daha fazla gazeteci cezaevinde, insan hakları karnesi Irak’tan bile daha kötü” diyerek insan hakları alanında Türkiye’ye yönetimi suçlayan John Peet “Son olarak gittiğim Konya’ya alkollü içki satan bir dükkan bile bulamadım” diyordu. Türkiye’de esas tehlikenin İran benzeri bir rejim haline gelmek olmadığını söyleyen editör, “Türkiye’nin karşı karşıya olduğu problem otoriter bir rejime yönelmektir” diyerek Başbakan’ın uygulamalarından endişe duyduğunu sözlerine eklemişti. İşte Yeni CHP bu liderin verdiği sözlere inanarak bir hata daha yaptı. Gereksiz bir boykotta geri adım atarak CHP’yi uzun süre uğraştıracak bir yola girdi. Bu hatayı kim temizleyecek? Uzun sözün kısası şu: Ancak genel merkezin çağıracağı kurultayın delegeleri temizleyebilir.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget