AKP : Zor Dönem - Orhan Bursalı

AKP yazarları çevresinde, AKP’nin en önemli başarısının yeni bir sivil anayasa yapmak olacağı düşüncesi yaygın. Hatta bazılarında “AKP, BDP ile uzlaşarak bile bu anayasayı yapabilir ve yapacaktır..” gibi müthiş iyimser ve siyasal gerçeklerden kopuk yorumlar uçuşuyor!
Bu bakış ne kadar doğrudur?
Bunun için AKP’nin yaşadığımız seçim stratejisine bakmak gerekir. Bu strateji, MHP’yi baraj dışına iterek, milliyetçi oyları AKP’de toplamayı ve 367 ve üzeri milletvekili çıkarmayı öngörüyordu... Erdoğan’ın en son olarak Öcalan için “yağlı urganı” sepetinden çıkarıp milliyetçi seçmene göstermesinin amacı da buydu. Strateji veya bir politik uygulama, bir bütünlük, bir fikir tutarlılığı arz eder... Erdoğan bu süreci sonuna kadar sebatla izledi ama MHP üzerine kurduğu seçim stratejisi çöktü!(*)
AKP, BDP ile bir anayasa yapabilir mi? Bana bu, zorun da ötesinde olanaksız gözüküyor!
AKP bir yılı aşkın zamandır Kürt meselesinde politika değişikliği yaptı ve milliyetçi bir dil edindi! Öncelikle bunu görelim. Bu süreç KCK operasyonu ile başladı! MHP’lilere yönelik “benden iyi milliyetçi bulamazsın” politikası ile sürdü...
Şimdi bu süreç bitti mi? Hiç sanmıyorum.. AKP Kürtlerden alabileceğinin sınırlarına varalı çok oldu, bu nedenle MHP’yi yemeye yönelmişti! Bence önümüzdeki dört yıl boyunca, AKP, MHP’yi yiyip bitirme politikasını sürdürecektir! Bu demektir ki, sadece BDP ile uzlaşmalı bir anayasa yapması zordur! 4 yıl sonra yeniden seçimler var. Bu süreç içinde izleyeceği politika, ya MHP’yi baraj altında bırakacaktır ya da MHP’yi güçlendirecektir!(**)
Yeni anayasa vb. büyük seçmen kitlesinin umurunda değildir! Yeni anayasayı gerçekleştirmemesi, AKP’ye oy yitirtmez. Ama seçmeninin tepkisini çekmeyecek, uzlaşmayla yapılacak ve kendisine karşı kullanılmayacak bir anayasa isteyebilir AKP... Bu nedenle de mutlaka yeni bir anayasa için dayatmayabilir. Kayıp kazanç hanelerine bakacak ve öyle yürüyecektir!
***
AKP’nin ordu ile ilişkisine gelince... AKP’nin milliyetçi aksanlı ve MHP’yi bitirmeye yönelik bu politikası ve Ortadoğu’da sıcak durum, iktidarın ordu ile daha sıcak bir birlikteliğini zorunlu kılabilir. Bir ay önce burada yazdım ki, Balyoz davası bir şekilde bitirilebilir... Çünkü bu davalar AKP ile ordu arasında büyük bir gerilim kaynağıdır. AKP bu gerilimle yaşayamaz.. Ya davayı hızla bitirecektir, ya da şüphesiz bir affın içine de sokulabilir Silivri! AKP hapishaneleri doldurup taşırmış durumdadır! İnşa edeceği onlarca hapishane bile, “suç işleme” ve tutuklama süratine yaklaşamıyordur! Yani bir af gündeme gelebilir ileride...
Ama esas olarak AKP ordudan, AKP’nin bir yan kurumu oluşturma gayretindedir! Subaylar da insandır, aralarında AKP’ye biat edecekler çıkacaktır... Onlar yükseltilecekler ve amaç ordu içinde eğitimde artık Fetocu-AKP’ci subay eğitimi dönemini başlatmaktır. Belki de başladı bile! O zaman, tıpkı iktidara bağlı HSYK ile adaletin işinin önemli ölçüde bitirilmesi gibi, ordunun da işi bitirilmiş olacaktır!
Kocatepe Camii’nde cuma namazları kılan Genelkurmay mensupları ve ordu komutanlarını, her kademeden subayı göreceğiz!
Şimdilik hedef budur, iktidar gücüyle boyun eğdirmek... Balyoz davasında uyduruk CD’lerle yeni tutuklamalar, bu kararın sürdüğünün göstergesidir! İktidar ortakları arasında bu konuda bir karar birliği var gibi!
***
Peki AKP bu dönemi istikrarlı geçirebilir mi, çünkü bütün bunların gerçekleşmesinin sihirli kilidi, istikrardır!
İstikrar ise büyük bir olasılıkla önümüzdeki 4 yılın adı olmayacak gibi gözüküyor! Görünen nedeni, Kürt Meselesi ve Ekonomidir.
Bunlara Ortadoğu’yu da katabiliriz...
Çünkü AKP Ortadoğu’da “oyun kurucu” konumunu yitirdi... Ağabeyleri bu rolü devraldı! AKP’nin “sıfır sorun” politikası çökmüştür ve artık kendileri ABD ve Batı’nın Ortadoğu’da “sıfır sorun” poliitikalarının bir aleti, uygulayıcısı pozisyonuna hızla gelmektedir!
Bu konularla devam, seçim sonrası analizlerine!

(*) Nazlı Ilıcak, Mithat Sancar, Avni Özgürel gibi iktidar çevresindeki yazarların, önceki gece Can Dündar’ın programında “Biz de Öcalan’ı idam etme sözlerine bir anlam veremedik” sözlerini anlamak zordu!
(**) MHP’nin de en büyük kozu Türk milliyetçiliğidir. Bazıları sanıyor ki, MHP büyük ve yeni politikalar geliştirmezse yok olur.. Hayır, Türkiye gibi ülkelerde bu tür misyonların yeri her zaman vardır. MHP “Türk milliyetçiliği”nden ve anayasadan taviz vermeyerek, gücünü koruyabilir. Ayrıca PKK’nin teröre başvurması ve ayrılığı körüklemesi de MHP’yi diri tutar...

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget