Altan Tan, kimden özür dileyecek?.. - Mehmet Faraç

Dün gazetelerde ve internet sitelerinde BDP’li bağımsızların Meclis’te yemin krizi çıkarıp çıkarmayacaklarıyla ilgili tartışmaları okurken, Yeniçağ yazarı Behiç Kılıç’ın öldüğünü öğrendim…
Kılıç, geçen hafta yemin krizini tetikleyenlerden biriyle ilgili ilginç bir yazı yazmıştı. O kişi, eski “İslamcı” yeni BDP’li Altan Tan’dan başkası değildi…
Hani dört gün önce, “Kemalizme bağlılık yemini olan bu yemin, İslam hukukuna göre yanlış. Anayasal zorunluluk olursa yemin edersem edeceğim, bunun ötesinde de Allah’tan özür talep edeceğim” diyen Altan Tan…
Geliniz, gazetecilik yaşamı boyunca gerçekleri söylemekten kaçınmayan Behiç Kılıç’ı, meselenin gündemde olması nedeniyle de Altan Tan’ı anlattığı 9 Haziran tarihli yazısıyla analım…
Kılıç, Altan Tan’ın müthiş dönüşünü eleştirirken şöyle demişti:
“Vekil koltuğu için denen üslup, bir kısım vükela siyaset erbabı için Edirne’den Hakkari’ye aynı! Üslubun başlığı da siyasetin efsanesi Demirel’in “Dün dündür, bugün bugün” darbımeselinde mevcut..”
İşte İslamcılık’tan BDP-PKK çizgisine gelen Altan Tan’ın, 2009 yılında yayınlanan “Kürt Sorunu, Ya Tam Kardeşlik Ya Hep Kölelik” adlı kitabında, PKK ve Öcalan’la ilgili sert eleştirileri:
PKK’ye sert eleştiriler!..
“- Kürtlerin geleneksel altı dokusu büyük bir çoğunlukla, Sünni. Nakşibendi ve Şafii’dir. Ancak PKK’nın özellikle Avrupa’daki yönetici kadrolarının önemli bir kesimi Pazarcık, Elbistan, Sivas, Sarız ve Dersim yörelerinden olan Alevi Kürtleridir.
- Hak, hukuk, demokrasi sözlerini dillerinden eksik etmeyen PKK’nın yönetim tarzı tam anlamıyla Anti demokratik ve totaliter bir lider kültüne dayanmaktadır. Bu anlamıyla Öcalan partinin her şeyidir.
- Bu totaliter yapı içinde söz söyleme ve muhalefet de oldukça tehlikelidir. Nitekim, PKK’nın bizzat kendi kaynakları ‘çeşitli suçlardan tutuklanan’ ve örgüt mahkemesi tarafından ölüme mahkem edilen yüzlerce kişinin varlığını doğrulamaktadır.
- PKK kendi çizgisi dışındaki Kürt aydınlara karşı da oldukça acımasızdır. Bu kişiler kim olursa olsunlar ‘işbirlikçi’ ve ‘hain’dirler.”
Şimdi bu kitabı okuyan birileri, milletvekili yemini nedeniyle takıye yapan Altan Tan’dan, PKK ve Öcalan’dan özür dilemesini isterse ne olur acaba?..
—–Artık Çözüm Üret BDP!..—-
BDP bağımsız adaylarla girdiği seçimden başarı ile çıktı… Milletvekili sayısı 36′ya ulaştı…
Her ne kadar Öcalan bu sayıyı yetersiz bulduğunu açıklasa da BDP’nin TBMM‘de önemli bir güce ulaştığı bir gerçek…
Şimdi herkes şunu merak ediyor; BDP gerginlik politikasından nemalanmaya devam mı edecek?..
Bu parti, PKK’nin şiddeti dayatma politikasının lokomotifi mi olacak?..
BDP’liler daha düne kadar olduğu gibi intifada provası yapan kitlelere öncülük ederek kaosu mu derinleştirecek?..
Bu sorular ne yazık ki şu an olumsuz sinyaller veriyor! Milletvekili seçilen KCK davasından tutuklu 6 kişi üzerinden ortamı geren BDP’ler, diğer yandan da milletvekili yeminini bahane ederek gerginliği tetikliyorlar…
Milletvekili sayısının artması BDP’yi ne şımartmalı ne de rotasından çıkarmalı..
Güneydoğu gibi sosyal, siyasal ve ekonomik sorunlarla boğuşan bir coğrafya; işsizlik ve geri kalmışlığın girdabında çırpınırken artık daha fazla kaosa tahammül edemez!..
Anladık, BDP’liler gerginlikten besleniyor ama şiddet ve terör yorgunu olan bir coğrafyanın dayatma siyasetinden iyice bıktığını da artık herkes görmeli…
O yüzden ısrarla “Türkiye’leşme” projesine sarılan BDP’liler, içinden çıktıkları kitlelerin sorunlarını öfkeden ve tehditten arınmış bir yöntemle çözmeye çalışmalıdır!..
Aksine öfke, şiddet ve kaosun büyüteceği ateş herkesi yaralar!
——— Kadıköy Emniyeti!.. ———–
Geçen hafta bu köşede yer alan “Minibüsteki ahlaksızlık” haberi sanırım anımsıyorsunuz…
O yazıda, Zeynep Derya Yıldız adlı radyo programcısının İstanbul Kadıköy’de çalışan bir minibüste nasıl hakarete uğradığını yazmıştım.
Aracında yalnızca iki kadın yolcu olmasına rağmen telefonda küfürlü konuşan sürücü, istediği durakta inemeyen Yıldız’a, “O… pu gibi giyinmemeyi, ehli sünnet gibi davranmayı öğreneceksiniz” diye ağır hakaretler etmişti!
Biz de bu rezillik nedeniyle hem Kadıköy Emniyet Müdürlüğü’ne hem de İstanbul Minibüsçüler Odası‘na çağrı yapmış, “Lütfen bu ahlaksızı bulun” demiştik!..
Minibüsçüler Odası, sanırım bu terbiyesiz sürücüsüne meslek dayanışması uğruna sahip çıktı ve bir kadına yönelik rezilce küfürleri gözmezlikten gelmeyi tercih etti!..
Mnibüsçüler Odası’nın ilgisizliğini bir yurttaş olarak protesto ediyorum!..
Ancak Kadıköy Emniyet Müdürlüğü bu kepazeliği göz ardı etmedi. Yazının yayımlandığı gün Kadıköy İlçe Emniyet Müdürü Hakan Boydak aradı ve olaya el koyduklarını belirterek, genç kızın telefon numarasını istedi.
Kadıköy bölgesindeki kimi olayları daha önce de yazmıştım. Emniyet Müdürü’nün her olayda duyarlılık göstermesi ve vakalara hızlı biçimde müdahale etmesi dikkatimi çekmişti.
Bugün nüfusu 600 bini aşan bir ilçede, olay sayısındaki önemli düşüşün sebebi işte bu duyarlılıktır…
Hakan Boydak bir kadına yönelik hakaretlere karşı da duyarsız olmadı ve örnek bir davranış sergiledi.
Evet, Kadıköy’de ahlaksız minibüsçüler çalışabilir. Yineliyorum, bu gibi kişilerin yaptığı terbiyesizlik münferit de olabilir.
Ama unutulmasın.Kadıköy’de işini çok iyi yapan bir Emniyet müdürü de var. Herkesin kazancı, Boydak gibi örnek polislerin duyarlılığı olsun…

Yorum Gönderme

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget