Başbakan oğlunun köfteci vitrinine yansıyan manzaralar!

Manzara seyredelim. Söz sussun. Vicdanlar konuşsun. Yolsuzluk ve Rüşvet baskınları sırasında ortaya çıktı ki; Başbakan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın İstanbul Zorlu Center’da iki restoranı var. Züppelik işte. Lokantaya restoran diyorlar. Restoranın birinin adı; “Günaydın Köfte” ve diğerinin de ismi “Gülhane Kebap” konulmuş.
Başbakan’ın oğlu işadamı.
İşadamı kar peşinde koşar.
Vakıf kurar.
AKP’li belediyeden bina kapar.


AKP’li bakandan teşvik alır.
Trafo diker.
Sosyetik mekan bulur.
Köfteci açar.

Xxx

Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturması” 7 gün önce başlamıştı. Başbakan savcıların önünü kesmeye, soruşturmayı sakatlamaya çalışan davranışlar sergiliyordu. Henüz bakanlar istifa etmemiş, Başbakan otobüsün üstüne çıkıp fotoğraf çektiriyordu.
Türkiye pisliğe batmıştı.
Tarih 24 Aralık günüydü.
Türkiye’nin ve muhtemelen dünyanın en lüks ve pahalı mekanı Zorlu Center’daki “Günyadın Köfte” adlı köfteci dükkanının camlarına şu manzara yansıdı:
Saat: 18.00.
Zorlu Center kalabalıktı.
İnsanlar yürüyen merdivenlerden çıkıyor, iniyor, vitrin bakıyor. Alışveriş yapıyorlardı. Paşabahçe Mağazası’nın bulunduğu kata gariban görünümlü, ezik yürüyüşlü, inşaat işçisi oldukları giydikleri iş tulumundan belli 7 kişi girdi.
Görevli hanım onları gördü.
Önlerini kesti, sordu:
Nereye gidiyorsunuz.
İşçiler cevap verdiler.
Biz bu Zorlu Center’in henüz bitmemiş bölümlerinde çalışan inşaat işçileriyiz. Akşam oldu. Acıktık. Yiyecek bir şey bakıyoruz.

Görevli hanım çok kızdı.
Bu kılıkla Center’e giremezsiniz.
İşçiler, ezildiler. Utandılar.
İçlerinden biri öne çıktı.
Burayı biz yaptık dedi.
Öbür işçi de cesaretlendi.
Siz burada yokken, biz vardık.
Görevli Hanım da utandı.
Emir böyle dedi.
İşçiler, bela okudular.
Center’dan çıkıp gittiler.

Xxx

İşçiler gitti, hatırlar canlandı.
Hatıra yazı şeklindeydi.
Köfteci vitrinine yansıdı.
Yazı şöyle diyordu:
Zorlu Ceneter’in arazisi devlet şirketi Karayollarına aitti. Özelleştirme İdaresine devredildi. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun başında Başbakan var.  Dünyada benzeri yok Boğaz’ın en hakim noktasındaki araziye 237 bin metrekare bina yapılacak şekilde imar planı çıkartıldı. İmar planı, İstanbul Büyükşehir atlanarak Ankara’da Bayındırlık Bakanlığı tarafından yapıldı. 3 Nolu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu ve İstanbul Şehir Plancıları Odası, İstanbul Mimarlar Odası, İstanbul İnşaat Mühendisleri Odası, “bu arazi İstanbul halkı için park olsun, boğazın bu güzel noktasında 237 metrekare bina yapmak cinayet olur, boğaz bu yükü taşıyamaz” diye itiraz ettiler.
Başbakan onları dinlemedi.
Büyükşehir de kulak tıkadı.
Araziyi Ahmet Nazif Zorlu adlı işadamına 800 milyon TL’ye sattılar. İşadamı sevinçten harman dalı oynadı. Mahkemeler satışı durdurdu. Avukatlar işin içine girdi. Hukuk eğildi, büküldü. Şehir rantı avcılarının Ankara’daki Başbakanlık, Bakanlık ve şehirlerdeki Belediyelerle anlaşarak başvurdukları “kot alma oyunu ile bodrum katı gösterme” yolsuzluğu yapılarak 237 bin metrekare dikilmesi gereken Zorlu Center, 391 bin metrekare fazlayla 628 bin metrekare olarak yapıldı. Metrekaresi ortalama 12 bin dolardan satıldı, satılıyor.(Zorlu Center’in bu kuruluş hikayesini Necati Doğru, bu sütunda 3 yıl önce yazdı)

Xxx

İşte Başbakan oğlu bu Center’da köfteci restoranı açama fırsatı elde etti.
Köftecinin arkası kuvvetli.
Köfteci köfte yapar, satar.
Center’in bir sorunu olursa.
Köfteci babasına söyler.
Köfteci o sorunu da çözer.
Köftecinin Babası!
Ben sana ne diyeyim!

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget