Tuncay Özkan’dan mektup var!.. - Mehmet Faraç

Partiler, özgür bir ortamda her türlü iletişim ve ulaşım aracını, proganda malzemesini kullanarak seçimlere hazırlanıyorlar…
Adaylar mitinglerde konuşuyor, seçmenle buluşuyor, el sıkışıyor, derdini anlatabiliyor…
Liderler ve adayları 24 saat boyunca onlarca televizyonun ekranında görmek de olası… Yani seçim demokrasisi yalnızca özgür olanlar için…

Peki ya içeridekiler?..

Örneğin halen niçin cezaevinde olduğunu anlayamadığımız meslektaşımız Ahmet Tuncay Özkan?.. O ne yazık ki, Mustafa Balbay kadar şanslı değil!..
O da, kendisini kaderbirliği ve güç birliği yaptığı diğer bağımsız adaylar Doğu Perinçek (İzmir 2. bölge), Çetin Doğan (İstanbul 2. bölge) ve Hasan Atilla Uğur (Antalya) gibi cumhuriyetçilerin duyarlılığına ve seçmenin vicdanına terketmiş!..
Tuncay Özkan işte bu kumpas içinde yapabileceği tek şeyi yapmış ve bağımsız milletvekili adayı olduğu İstanbul Anadolu Yakası’ndaki seçmenlerine mektup yazmış. İşte o mektup:

Özgürlükte kucaklaşmak!..

“Dostlarım, aşk ile bağlı olduğum yurttaşlarım merhaba…
Silivri’de tutsağım hala. Ergenekon tertibinde suçum söylenmeden, delil göstermeden tam 33 aydır tutukluluk cezamı çekiyorum. Tecritte hiç kimse ile konuşturulmadan, yalnız başıma 100. günümü de doldurdum.
Ben, özgür düşünme ve karşı çıkma hakkımı kullandığım için, halkımı savunduğum için yokedilmek isteniyorum.
Tek politik ve dini güç olmak isteyenlere karşıyım. İktidar, muhalefet farketmez, ben siyaset kartellerine karşıyım.
Cumhuriyet mitingleri bunlara karşıdır. Gerçeği yok edip, yalanı ve karanlığı getirenlere karşıyım.
Cehalete karşıyım. İfade özgürlüğünü zindanlara doldurup susturanlara karşıyım.
Bağnazlığa karşıyım. Şiddetin sokaklarımızın ve yaşamımımızın egemeni olmasına karşıyım. Bir tek düşmanım var; Bencilliği ve çıkarı için başka insanları ve ulusları sömürenler… Yolsuzluk, yoksulluk ve yasakçılar!..
Bunlara karşı daha etkin ve özgür mücadele için, İstanbul Anadolu Yakası bağımsız milletvekili adayıyım.
İçinde olacağım Meclis’te söz veriyorum; hiç bir şey eskisi gibi olmayacak!..
O yüzden, Anadolu Yakası’nda yaşayan her yurttaşımızın oyunu istiyorum. Türkiye genelindeki dostlarımızdan da destek bekliyorum.
Aşkla bağlı olduğum ulusumu ve siz değerli yurttaşımı özgür günlerde kucaklaşmak üzere selamlıyorum. Saygılarımla…”
_——————————————————————————————————————
2.YAZI
Ata her gün ölürken!..
Truva atları Cumhuriyetin en önemli kalesine sızdırılmış olabilir!..
Gaflet ve dalalet içindekiler tekke ve zaviyelerden medet umabilir!..
Tarikat şeyhlerinin önünde saygıyla diz çökenler içinize sinsice yerleşebilir!..
Terörist avukatlığını yapanlar öfkenizi çekebilir!!..
Sahtekarlar, siyasette pervasızca palazlanabilir!..
Laikliğin tehlikede olmadığını, tarikatların yararlı olduğunu söyleyenler size seslenebilir!..
Kimileri Atatürk ilkelerinin bekçisi de olmayabilir!..
Tüm bunlara rağmen, Atatürkçü geçinen kararmış mevkutelerde yazan hikmeti kendinden menkul işbirlikçiler; sahteci, Sorosçu, cemaatçi, bölücü, liboş ve ikinci cumhuriyetçi tayfasını utanmadan ve de arlanmadan sizlere pazarlayabilir!..

Atatürk’e odaklanın!..

Ancak bu ülkenin Aydınlık insanlarının rehberi bellidir… Sandığa gitmeden önce bir kez daha önce Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ne sonra da gafletteki siyasiler tarafından kemikleri sızlatılan ve de hergün öldürülen Büyük Önder’in aşağıdaki sözlerine odaklanın. Gerisini eminim anlayacaksınızdır:
“Asla unutmamalısınız: Bizim en büyük kuvvetimizi, bugün de yarın da dürüst, açık bir siyaset ve sözlerimize bağlılık oluşturacaktır.” (Hasan Rıza Soyak, Yakınlarından Hatıralar, 1955, s. 18)
“Millete gerçeği açıklayanlar, kendilerinin de aldanmadığına emin olmalıdır. Arkadaşlar, benim bütün yaşamımda izlediğim yol budur!” 1923 (Gazi ve İnkılâp, Mahmut Soydan)

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget