CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, seçim sonuçlarının kişisel beklentisinin altında çıktığını belirterek, “Yanılmışız. Herkes yanılır, sonuçta insanız biz de” demiş…
Seçim sonuçlarıyla ilgili tahminin tutmaması, bana göre en masum yanılgın Gürsel…
Yanılgılar kabul edilebilir…
Ama “bile bile yanlış”ın hesabı verilmelidir!
Sen CHP’yi bile bile çıkmaz bir yola soktun…
Lütfen dikkat et, “Çıkmaz yola sokanların arasındasın” demiyorum; “Soktun” diyorum…
***
Hantal ve dar çevreci eski yönetimin “has” adamıydın unutma… Ve o günkü “yanlış”lardan da en az onlar kadar sorumluydun…
Ama hepsi gitti, sen kaldın ve güçlendin…
İlginçtir ki bu “hızlı yükseliş”inin hangi meziyetinden kaynaklandığını çözebilen olmadı…
Bazılarının sandığı gibi “iyi bir örgütçü” değildin asla…
Ama İstanbul İl Başkanlığı’na getirilmiştin…
Kadıköy Belediyesi’nde görevliyken yolsuzluk ve usulsüzlükle yargılandın, hüküm giydin; ne hikmetse parti yöneticileri bunu bile “Karar henüz kesinleşmedi” diye görmezden geldi…
CHP’nin parti programını ve tüzüğünü kaç kez okuduğunu, ne kadar doğru anladığını ise sorgulamak bile istemiyorum…
Anlasaydın; kafana göre politikalar üretip, yetkili kurulların haberi ve onayı olmadan bunları hayata geçirmeye kalkışmazdın en azından…
“Dini bütün kesimlere de seslenmeliyiz” bahanesiyle kara çarşaflıları partiye üye yazdırıp, tarikat şeyhlerinden oy dilenmezdin!
***
Biz anlamadık değerini ama Baykal’dan sonra Kılıçdaroğlu da bir çırpıda anlayıverdi ve yeni kurduğu yönetimi paramparça etmek pahasına seni “ikinci adam”lığa kadar yükseltti…
Önder Sav’la kavganın üzerinde durmak istemiyorum; çünkü “iki yanlıştan bir doğru” çıkmayacağını biliyorum…
***
Hedefindeki koltuğa oturur oturmaz ilk işin, partinin kapılarını düne kadar CHP’ye hakaret etme yarışına giren tarikatçılara ve ayrılıkçılara açmak oldu…
Bu tavrı açıklamakta sıkıntı çekmemek için, partinin adını bile değiştirdin, “Yeni CHP” yaptın…
Parti programını, tüzüğünü değiştirmeden, ilkelerini değiştiriverdin…
Ve yine çok ilginç bir biçimde bunu Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na da kabul ettirdin…
Ama bu değişimin partiye oy getirmeyeceğini çok iyi bildiğin için, Kürt asıllı vatandaşlarımızın oylarını toplamak amacıyla partiye yönetici yaptırdığın adamı, İstanbul’dan milletvekili adayı gösterdin ve seçtirdin…
***
Eski yönetimle uğraştığın kadar, iktidarla uğraşmadın…
CHP tabanında büyük kaygılara yol açan yangınların üzerine körükle gittin ve hayatı boyunca bu partiye oy vermiş insanları kaçırdın!
Hatta… 23 Mart 2011’de iktidara yakınlığıyla bilinen bir televizyon kanalına çıktın ve “Bizim gündemimizde yok ama baş örtülü milletvekili adayı olabilir. Bu, Gürsel Tekin olarak benim kişisel görüşümdür. Zorluk çıkarmayız” dedin…
Yani hem “Kişisel görüşüm” diyordun ama hem de “Zorluk çıkarmayız” diyerek daha seçilmemiş CHP’li milletvekillerinin adına karar veriyordun…
Bu garip açıklaman için 24 Mart’ta bir yazı yazdım ve “Gürsel… Sen kime hizmet ediyorsun” diye sordum; yanıt veremedin…
Veremezdin de…
Çünkü ağzından çıkan her sözün, CHP’ye değil, iktidar politikalarına ve iktidar partisine hizmet ettiğini sen de biliyordun…
***
Hayır, sen “yanılmadın” Gürsel…
“Bile bile yanlış” yaptın…
Partide ne ideolojik birlik, ne de kararlı seçmen bıraktın…
CHP’yi, ne dediği ve ne istediği belli olmayan bir kadroyla seçimlere soktun…
O nedenle seçim tahminin tutmaması bana göre hiç de önemli değil…
Koca bir partiyi nasıl ve neden “kimliksiz-kişiliksiz” hale getirdin, sen önce onun hesabını ver!
*****
BİR DAHA!
Son üç ayda dört büyük skandala imza atan ve kendisine duyulan güveni yerle bir eden ÖSYM, büyük bir hata (!) daha yapmış:
Yurt dışı Yükseköğretim Diplomaları Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı’nda soru skandalı yaşanmış… Kitapçıktaki 100 sorudan 75’inin geçen yılki sınavla aynı olduğu anlaşılmış…
YÖK Başkanı bile nihayet çileden çıkmış ve sınavı iptal ettirmiş!
Bu haberi okuyunca nedense aklıma son günlerin çok popüler bir şarkısı geldi:
“Haydi bir daha… Bir daha, bir daha!”
*****
GÜNÜN SORUSU
TGRT Haber’de yayınlanan Ekonomi Kulisi programının sunucusu, canlı yayında isim vermeden birilerini tehdit etmiş ve Başbakan’a gidip o kişiyi şikâyet edeceğini ve içeri attıracağını ima etmiş…
Sorum, yüzlerce gazeteciye dava açan Başbakan’a:
Sizi zan altında bırakan TGRT sunucusu hakkında da dava açmayı düşünüyor musunuz?
Yorum Gönder