Artık yazar kişiliği, gazeteci kimliğini aşan, anıt adam Hıfzı Topuz bir kitap daha yazdı:
“Hava Kurşun Gibi Ağır, Nâzım Hikmet’in Romanı”.
Kitap çıkar çıkmaz, “Çok satanlar listesi”ne girdi, art arda yeni baskıları yapıldı.
Sevgili dostum Hıfzı Topuz, Nâzım Hikmet’in siyasal duruşunu ve sanatını “insan kişiliği” ekseninde vurgulayarak, gerçek yaşamöyküsünü, bir roman tadında okura sunuyor.
Kitap sanki gerilim ya da serüven romanıymış gibi bir solukta okunuyor.
Üstelik Nâzım’la tanışmış, arkadaşlık etmiş olan Topuz, kitabı kendi özgün anılarıyla da bezemiş.
Aslında sadece bir ünlü şairin kişiliğini, yaşamını, çilelerini, aşklarını değil, aynı zamanda bir dönemin öyküsünü de anlatıyor.
***
Türkiye Cumhuriyeti, yirminci yüzyılın en başarılı siyasal, sosyolojik ve kültürel dönüşüm projesidir.
İmparatorlukların çöküşüne ve ulusal devletlerin kuruluşuna, İngiltere’nin gerileyişine ve Amerika’nın yükselişine, Sovyetler Birliği’nin kuruluşuna ve çöküşüne, faşizmin yükselişine ve çöküşüne tanık olan yirminci yüzyıldan yirmi birinci yüzyıla kalan en önemli dönüşüm mirası Türkiye Cumhuriyeti’dir:
Osmanlı’nın yıkılışıyla, işgal edilmiş topraklarda onun küllerinden doğan Türkiye Cumhuriyeti, İkinci Dünya Savaşı’nı atlatmış, Soğuk Savaş’ı yaşamış, şimdi yirmi birinci yüzyılda küresel dalgaların üzerinde sörf yaparak yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır.
***
Nâzım Hikmet “Kerem Gibi” şiirini 1930 Mayısı’nda yayımlamış:
Cumhuriyet’in kuruluşundan yedi yıl sonra, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasından dokuz yıl önce…
Dünyanın, Birinci Dünya Savaşı sonrasında yeniden düzenlendiği, sosyalist hayallerin Rusya’da somuta dönüştüğü, faşizmin Avrupa’da yükseldiği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün bu kaos içinde kuruluşunu tamamlamaya çalıştığı o acılı ve fırtınalı dönemde!
Hıfzı Topuz’un belirttiğine göre Nâzım o şiiri “davadan dönenler” için yazmış. (s. 87-88)
Şu günlerdeki “havayı” tam yansıttığını düşündüğüm ve belki çoğunuzun en azından bazı mısralarını zaten ezbere bildiğiniz bu şiiri bir kez daha, siz okurlarımla birlikte okumak istedim:
***
KEREM GİBİ
Hava kurşun gibi ağır!
Bağır, bağır, bağır, bağırıyorum.
Koşun, kurşun eritmeğe çağırıyorum...
O diyor ki bana:
- Sen kendi sesinle kül olursun ey!
Kerem gibi yana yana...
Deeeert çok, hemdert yok!
Yüreklerin kulakları sağır...
Hava kurşun gibi ağır...
Ben diyorum ki ona:
- Kül olayım Kerem gibi yana yana…
Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak,
nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…
Hava toprak gibi gebe.
Hava kurşun gibi ağır!
Bağır, bağır, bağır, bağırıyorum.
Koşun, kurşun eritmeğe çağırıyorum...
***
Sağ olasın Hıfzı Topuz…
Nâzım’ı bir kez daha, tam zamanında anmamıza vesile oldun!
Yorum Gönder