Seçime girerken... - Hasan Pulur köşe yazısı

Bu seçim başka bir seçim... Şimdiye kadar, 1950’den bu yana belki elli kere sandık başına gittik, ana seçim, ara seçim, halkoylaması, referandum gibi...
Ama hiçbir seçim, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmezliğinin ya da bölünürlüğünün tartışıldığı seçim değildi.
Bu seçime şimdiye kadar “tek” diye ezberletilen kavramları tartışarak gidiyoruz.
“Tek devlet, tek millet, tek bayrak” gibi kavramları...
* * *
“Kürt” demenin yasak olduğu dönemlerden buralara geldik, adam “tek başbakan yetmez” diyor, gerisini anlatmaya gerek var mı?
Açın gazeteleri görün, yıllarca “Kürt” kelimesi kullanılmadı, “Güneydoğu halkı” diye yazınca sanki kimse anlamıyordu.
Oysa “Kürtler” vardı, sazıyla, sözüyle, diliyle, töresiyle...
Bugün vardığımız sonuç “Kürde Kürt diyememenin” sonucudur.
Adam “ben Kürdüm!” diyor. “Hayır, sen Kürt değilsin, karda dağda yürürken ayaklarındaki kızaklar, kart, kurt eder!” demenin sonucudur.
Bu saçmalıktan, nerelere geldik görüyor musunuz?
Kürtleri razı etmek için Anayasa’ya külfet haline gelen “Türk milleti” deyimini çıkarmaya geldik.
Bütün bunlar, çözüm üretmeyen, laf üretenlerin marifetidir.
Otuz yıl sonra “Kürt realitesini kabul etmek gerekir!” diyen politikacıların marifetidir bunlar.
* * *
Ya verdiğimiz insan kaybı...
“Şehitler ölmez
Vatan bölünmez” diye diye...
Şehitler öldü, vatan henüz bölünmedi.
* * *
Seçime, birtakım ezberleri, boş sloganları unutarak giriyoruz.
Artık kimse “Terörle bir yere varılamaz” diyemez.
Terörle varılacak yere varılmıştır, daha nereye varılacağını da göreceğiz.
Meşhur “Kürt açılımı”, nerelere varılacağını Habur Kapısı’nda gösterdi.
* * *
Prof. Ümit Özdağ geçen yıl yayımlanan bir kitabında durumu şöyle değerlendiriyordu:
“2008’de başlayan Kuzey Irak Açılımı ve onu izleyen Kürt Açılımı ABD’nin Irak’tan çekilme sürecinin dayattığı bir bütün olmakla beraber, bu politika ABD’nin AKP Hükümeti’ne zorla dayatılmış bir süreci olmaktan çok AKP iktidarının yaşama geçirmeyi arzu ettiği ‘Yeni Türkiye’ye gidiş yolunda bir dış yardımcı dinamik olmuştur. Bu süreçte yenilen Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesidir. Kuruluş felsefesi yenilen ve tasfiye edilen bir Türkiye, Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye değildir artık. Zaten AKP Hükümeti’nin dış ve iç destekçileri AKP’nin yeniden kurmakta olduğu ülkeyi ‘Yeni Türkiye’ diye boşuna adlandırmamaktadırlar.”(X)
* * *
AKP iktidarı bunu mu hedeflemektedir?
Hayır, ama Özdağ’a göre böyle gidilirse:
“Allah bu milleti, bu ülkeyi korusun!”
Galiba bir Rus atasözüdür:
“Çar büyük, tekne küçük!”
————————————————————
(x) Türk Ordusu PKK’yı nasıl yendi?
Türkiye PKK’ya nasıl teslim oluyor-Kripto yayınları.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget