Milletvekili yeminini ırkçı bulan vekiller: Neden aday oldunuz? - Mustafa Mutlu

Bizde milletvekili olmanın şartları bellidir:

Aday olmak için Yüsek Seçim Kurulu’na başvuracaksın...

Nüfus hüviyet cüzdanının fotokopisini vereceksin ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, 25 yaşını doldurduğunu kanıtlayacaksın...

En az ilkokul bitirdiğini, diplomanı vererek kanıtlayacaksın!

Askerlik şubesinden “askerlikle ilişkisi yoktur” belgesi...

Adliyeden temiz kâğıdı alacaksın...

Kamu hizmetinden yasaklanmadığını, bir yıldan fazla hapis yatmadığını, yüz kızartıcı suç işlemediğini, devlet sırrını açığa vurmadığını, anarşik suçlara katılmadığını kanıtlayacaksın...

Sonra da altı fotoğrafını, ikametgâh belgeni bir zarfa koyup teslim edeceksin ve adaylığının kabul edilmesini bekleyeceksin...

Diyelim ki seçildin...

Meclis’in çalışmalarına katılmaya hak kazanmak için önce Yüksek Seçim Kurulu’ndan yeterli oyu aldığına dair belgeyi, yani mazbatanı alacaksın...

Ve Meclis kürsüsüne çıkıp, tüm vatandaşların gözünün önünde milletvekili yemini edeceksin...

Eğer tüm bunlar seni rahatsız ediyorsa...

“Ne saçma sapan zorunluluklar, benim dünya görüşüme, inancıma, yaşama biçimime aykırı” diyorsan; aday olup olmamakta özgürsün...

Kimse elinde kırbaçla seni zorla aday yapmadığına göre, paşa paşa bu şartların hepsini yerine getireceksin!



***


Son seçimlerde BDP’nin desteğiyle milletvekili seçilmek için gereken oy sayısına ulaşan ve “sosyalist” olduklarını söyleyen Ertuğrul Kürkçü, Sırrı Süreyya Önder ve Levent Tüzel de bu şartların hepsine uymuşlar!

Ama iş son aşamaya, yani milletvekili yemini etmeye gelince “Bu yemin bizim ideolojimize aykırı” diyerek su koyuvermişler...

Yemin metninde ideolojilerine aykırı buldukları ifadeler de şöyleymiş:

“Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalma...”

“Anayasaya sadakatten ayrılmama...”

“Büyük Türk Milleti önünde namus ve şeref sözü verme...”



***


Konu dünkü Milliyet’te yayınlanınca BDP sıkıntıya düştü ve önceki Genel Başkan Selahattin Demirtaş, “Meclis’teki yemin töreninde kriz olmayacak” diye açıklama yapmak zorunda kaldı...

Ama adı geçen vekillerden, bu yazının yazıldığı saate kadar gık çıkmadı!

Bu arkadaşlara soruyorum:

Milletvekili seçildiğiniz gün mü öğrendiniz yemin etmeniz gerektiğini?

Ya da bu yemin metnini, hayatınızda ilk kez mi okudunuz?

Madem bu ifadeler ideolojinize aykırıydı; o zaman neden aday oldunuz?

Madem böyle bir niyetiniz vardı; o zaman neden adaylığınız süresince bir kez olsun bu konuya değinmediniz?

Neden Meclis’e renk katacağınıza inanarak size oy veren insanların karşısına geçip, “Ben vekil seçilirsem yemin etmeyeceğim ve karmaşa çıkaracağım” demediniz?



***


Hepiniz koca koca adamlarsınız...

İlköğretim okulu beşinci sınıf öğrencileri bile bilir ki; milletvekili yemini, milletvekilliği yapabilmenin temel şartlarından biridir.

Bu yemini etmeyen kişi, milletvekili seçilmek için gereken oyun yüz katını bile almış olsa, yasama faaliyetlerine katılamaz, özlük haklarından yararlanamaz!

Kaldı ki; Hipokrat Yemini’ni saçma bulan bir öğrenci, tıp fakültesini...

Asker yeminini beğenmeyen ve ırkçı bulan delikanlı da Harp Okulu’nu asla bitirmez... Çünkü o okulları bitirip, o yeminleri etmedikleri takdirde mesleklerine başlayamayacaklarını bilirler...



***


Madem sosyalist olduğunuzu söylüyorsunuz, o zaman şovu bırakın ve gerçek bir sosyalist gibi davranın beyler...

Enerjinizi kuru gürültü çıkarmak için değil; sömürülen, yoksul, aç ve örgütsüz insanların haklarını savunmak için harcayın...

Bu ülkede insanların uğruna ölümü göze aldıkları “sosyalizm” gibi bir kavramı ayağa düşürmeyin!



***


TEKİN!

Bir yıldır Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanından ayrılmayan CHP’nin ikinci adamı Gürsel Tekin, dün Genel Başkanı’nın gazetecilerle yaptığı ve seçim sonuçlarını değerlendirdiği kahvaltıya katılmamış...

Umarım sessiz bir sahil kasabasına gitmiştir ve “Hangi sözlerimle, tavırlarımla partime nasıl zarar verdim” diye bir iç hesaplaşmanın içine girmiştir...

Ve umarım döndüğünde, parti ilkelerine aykırı söz ve tavırlarından dolayı CHP seçmeninden özür diler, aynı hataları tekrarlamayacağına söz verir...



***


Umuyorum ama; ne yalan söyleyeyim kendi yazdıklarıma kendim inanmıyorum...



***


GÜNÜN SORUSU

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, “Biz medyaya rağmen dört dönemdir iktidarız. Beşinci döneme girdik” demiş... Sorum kendisine:

‘Medyaya rağmen’ derken, tiraj ve rating hesaplarına göre yüzde 60’ı yandaş olan medyayı mı kastediyorsunuz?

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget