Özgürlük Nedir?.. - Hikmet Çetinkaya

Her kelimenin bir anlamı vardır hayatın akışı içinde... Sevgiyle yaşam arasında gidip gelen kelimeler bir bakarsınız özgürlükle buluşur.
O zaman sorayım:
“Özgürlük nedir?”
Özgür insan sorumluluk taşır... Çünkü kul değil bireydir...
Kendi iradesiyle karar verir, şeyhlerin ve mollaların buyruğuyla değil.
Örgütlü toplum olma gibi yaratıcılığı da kapsar özgürlük.
Özgür birey teslim olmaz, eleştiriden kaçınmaz.
Özgürlük yaşamın kendisidir...
Bu coğrafyada yaşayan insanlar çok acılar çekti... Öfke, kin, nefret tohumlarını ekip biçti... Askeri faşist darbeleri yaşadı... Zindanlarda, işkencelerden geçirilerek öldürüldü.
Gencecik çocuklarımız ekin tarlaları gibi biçildi.
Demokrasi ve özgürlüğün ne anlam taşıdığını benim kuşağım 40 yıldır tartışıyor.
Sonuç?
Elde var sıfır...
***
Muhalefet olmayı Kürt siyasi hareketinin muhalif sol kanadı sananlar var hâlâ.
Kandil ve İmralı’dan buyruklarla yönlendirilenlere alkış tutanlar, vahşi kapitalizmi, emeğin örgütlü gücünü yok sayıyor, sermaye-emek çelişkisini ağızlarına almıyor.
Bir dönemin sosyalistleri teröre örtülü destek veriyor, demokrasi ve özgürlüğü namlunun ucunda mermi sanıyor.
Bu olup bitenleri ise Türk ve Kürt emekçileri sadece seyrediyor...
Hayat insanı karmakarışık duygulara sürükler, özgürlük tanımını kimi zaman farkına bile varmadan ırkçı duygularla yeşertir...
Türk ve Kürt hiç fark etmez.
Kaba milliyetçilik insani duyguları unutturur.
Gözaltındaki kayıpları beynimiz siler...
***
Özgür birey dik durabilirse, boyun eğmezse Diyarbakır, Aydın, Ulucanlar’da yaşananları anımsar.
Onlar özgürlüğün bir bedeli olduğunu kavramıştır.
Onlar yaşamın ne olduğunun farkındadır.
Onlar muhalif hareketin genişlemesi için ortak aklın bir olduğuna inanır.
Onlar siyasal iktidarlara yalakalık yapmazlar.
Onlar özgürlüğün birilerinin sırtına tutkalla yapışmak olmadığını bilir.
Onlar kendi çıkarları için değil toplumun çıkarları için mücadele verir...
Özgür birey savaştan yana değil barıştan yanadır...
Terör nereden gelirse gelsin; ister bireysel, ister devlet, ister örgütsel terör olsun, ister sağcı, ister solcu, ister dinci.
Terörün bir insanlık suçu olduğunun bilinci içindedir...
***
“Türkiye yakın tarihiyle yüzleşmekten neden kaçınıyor?”
Dünün faşolarından birisi, bugün demokrasi ve özgürlük masalı anlatıp “Darbecileri idam etmeyelim, yağlı kazığa oturtalım” demiş.
Tamam, oturtalım!
Susurluk’taki trafik kazasından sonra ortaya dökülen, bunca insanımızı öldürenleri, yargısız infaz yapanları ve onları savunanları nereye oturtalım?
Doğan Öz’ü, Abdi İpekçi’yi, Bahriye Üçok’u, Hamit Fendoğlu’nu, Musa Anter’i, Uğur Mumcu’yu, Ahmet Taner Kışlalı’yı, Mehmet Sincar’ı öldüren tetikçilerin arkasındaki güçleri ne yapalım?
Sivas katliamını, Gazi Mahallesi’ni!
Tüm bunları unutalım isterseniz...
12 Eylül Anayasası’nı, Seçim ve Partiler Yasası’nı, yüzde 10 barajını ağzımıza almayalım...
Kandil’den, İmralı’dan gelen buyrukları yerine getirenleri “Kürt sol siyasal hareketi” olarak görüp alkışlayalım mı?
***
Özgürlük yaşamın rengidir...
Özgürlük mücadeledir...
Özgürlük ihbarcılık değildir...
Bir Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Ahmet Şık, Doğan Yurdakul, Soner Yalçın, Hikmet Çiçek...
Yetmez!
Daha çok, daha çok gazeteci, yazar, bilim insanı, aydın tutuklayalım.
Sabah akşam KCK operasyonu yapıp sapla samanı iyice karıştıralım... Her Kürt yurttaşımızı potansiyel terörist olarak görelim...
Ve adına da “ileri demokrasi ve özgürlük” diyelim....
Ne dersiniz ?

Hikmet Çetinkaya/Cumhuriyet

Yorum Gönder

[facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget