Başbakanı anlayamıyorum. Bence CHP Lideri Sn. Kılıçdaroğlu için ileri geri konuşmayı kessin de bir kez kendi durumunu gözden geçirsin.
Son günlerde gündemde olan başbakanın bebek katili Öcalan ile görüşmeleri ve PKK ileri gelenleri ile Oslo görüşmeleri, protokolleri ortaya çıktı. Önce, “Apo ile görüştüğümüzü söyleyenler şerefsizdir” deyip birkaç hafta sonra Avrupa Parlamentosu’nda; “Apo ile devlet görüşüyor ve devlet benim“ nasıl diyebilir insan? Başbakan bu kadar unutkan mı oldu acaba?
Sn. Başbakan daha önce de BOP eş başkanı olduğunu inkâr etmiş sonra bu video görüntü ve kayıtları ile meydana çıkmıştı. Bu sözleri için de o zamanlar, ”ispat etsinler, edemezlerse şerefsizlerdir, namussuzdurlar” demişti.
Başbakana soruyorum. Sevgili başbakanım şeref, namus bu kadar basit mi? Bu kadar ucuz mudur?
Biraz ayıp oluyor artık. Bu sözlerin yerine daha başka sözler bulun bari. Sonunda mahcup oluyorsunuz.
Öcalan görüşmeleri:
Öcalan’ın “Yaptığımız temaslar artık bir görüşmeyi aşmıştır, bir ortaklaşma, sözleşme düzeyine gelmektedir. Bu Kürt tarihinde belki ilktir.” Sözleri TARAF gazetesinin sayfalarında yer almıştı. Ayrıca Gazeteci yazar Hasan Cemal’e konuşan Murat Karayılan, Öcalan’ın devlete sunduğu üç protokolün varlığından söz etmiş ve kısaca sıralamıştı.
Birinci protokol:
‘Türkiye’de Kürt sorununda demokratik çözümün ilkeleri’ başlığını taşıyor. Yani demokratik yeni anayasa konusu…
Nedir bu demokratik çözüm? Adamlar “Bağımsız Kürdistan”ı kurmak istiyorlar. Bu mu yapılacak? Terörist başı ile masaya oturmak, terörü muhatap almak demektir. “Silahla çözüm olmaz barış” diye, diye bu durumlara geldik. Terör örgütü öylesine yüz buldu ki artık neredeyse devlete emir verir duruma geldi. Terör kendileri için son derece olumlu, bu gidişi senaryoya uygun biçimde yürütüyorlar. Şehirlerimizde cirit atar durumdalar ve her yeri yangın alanına çeviriyorlar, bombalar patlıyor onlarca masum insanımız katlediliyor. Askerlerimiz, polislerimiz hain pusularla can veriyorlar. Bir yandan masaya oturacaksınız öte yandan terör can almaya devam edecek. Nedir yani bu?
AKP referandum ve öncesinde 12 Eylül yasasından kurtulacağız,12 Eylülcüler cezalarını çekecekler hesap soracağız vaatleri ile başarılı oldu. Yetmez ama evet diyenlerde de oy aldı.
Peki, ne oldu? Kimden hesap soruldu? AKP ‘in ilk işi yargıyı ele geçirmek oldu.
İkinci protokol:
Türkiye’de devlet ve toplum ilişkilerinde adil bir barışa ilişkin ilkeleri konu alıyor.
Nedir bu barış İlkeleri? Zira karşımızdaki örgütü devletten sayamayız. Onları devlet konumuna koyamayız. Terörle barış için masaya oturmak vatana ihanettir ve gerisi teferruattır arkadaş.
Üçüncü protokol:
Demokratik ve adil barış için acil eylem planı…
(Bu plan da sanırım PKK nın her gün yaptığı katliamlardır.) AKP’nin Alel acele yeni anayasa yapmak istemesinin ardında ne vardır diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz. TERÖR AZMIŞ DURUMDA. Yeni Anayasa yapma çalışmalarının zamanlaması bu bakımdan önem kazanıyor. Tesadüf değildir. Anayasa yapmakta AKP yi güçlendirmek için oynanan senaryolar var gücü ile oynanıyor. Yani milletin gözünü korkutup, canından bezdirecekler ve analar ağlamasın diyerek adamlara her istedikleri verilecek. Bu asla olamaz. Yağma Hasanın böreği yok ortada
AKP’nin yüzde 50 den almış olduğu meclisteki ezici çoğunluğu ile çıkartmak istediği Anayasayı hukuken çıkartma yetkisi var mıdır, yok mudur? Olmaması gerekir diye düşünüyorum. Zira Meclis kararının çıkması gerek, birde % 10 barajı kaldırılmadığı için Meclis tüm halkı temsil edemez gibi geliyor bana. Tabi bunu hukukçular değerlendiriyorlardır.
Barış diyenlere kapak olsun:
PKK’lılar, 9 Temmuz’dan bu yana Diyarbakır, Bitlis, Muş, Şırnak, Tunceli ve Elazığ bölgesinden toplam 40 kişi kaçırdı. Örgüt kaçırdığı 40 kişiden 19′unu serbest bıraktı. 1 asker ise kaçarak kurtuldu. Örgütün elinde halen 12 öğretmen, 1 kaymakam, bir astsubay, bir uzman çavuş ve 5 korucu olmak üzere 20 kişi bulunuyor. Nerede bu devlet? Nerede bu hükümet?
Terör örgütü elebaşı ile değil masaya oturmak, o masayı başına yıkmak gerek.
*****
Türk Ceza Kanunu’nda; “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir ”deniyor ama sanırım bu PKK lılar için geçerli değil. Onların dokunulmazlıkları var her halde.
Öte yandan;
Türk hukuk sistemine “GİZLİ DELİL” kavramı sokacaksınız, sanığa “suçu ve neyle suçlandığı” söylenmeyecek, üstelik savunma hakkını kısıtlayacaksınız. Allahtan reva mı bu ya?
Muhalif Aydınları, bilim insanlarını, basın mensuplarını ve Türk Ordusundaki askerleri “Silahlı terör örgütü veya silahlı çete” veya “devleti yıkma teşebbüsü” diye itham edeceksiniz ve de bu yasayı sadece onlara uygulayacaksınız. Parasız eğitim isteyen öğrencileri, terör örgütü üyesi olmakla itham edip 18 aydan beri zindanda tutacaksınız. Ayıptır, günahtır be! Ne biçim Müslümanlık bu?
Sonuç olarak Türkiye’yi bölüp küçültmek, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet yapı ve değerlerini yok etmeye kalkmak o kadar kolay değildir. Bunu kimse başaramayacaktır. Özgürlükçü, demokratik bir Anayasaya eyvallah deriz. Bu tüm milletimiz için olmalıdır elbette. Bunun için de evvela şu Özel Yetkili Mahkemeleri kaldırın da bir görelim.
Tünay Süer
Yorum Gönder