Madalya Veremedik Tweet Verelim - Kürşat Başar

Madalya Veremedik Tweet Verelim
Terör artık Ege’ye kadar gelmiş, Şemdinli’de bu kez kendi topraklarımızda yani sınır ötesinde değil, içeride 20 gün boyunca kapalı operasyon düzenleniyor...
Binlerce Suriyeli Türkiye’ye sığınıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Türkiye’ye geliyor.
Suriye’deki savaş en ileri düzeyde...
Gazetelerimizde ilginç bir haber günlerdir konuşuluyor.
Fazlasıyla da ilgi görüyor.
Ünlü milli voleybolcumuz Neslihan’a, ünlü alternatif rock topluluğu Red Hot Chili Peppers’ın basçısı Balzary “tweet” atmış. Voleybolcumuza “çarpıldığını” belirtmiş.
Bunun üzerine, Balzary’ye Türkiye’den epeyce mesaj gitmiş olacak ki, “şaka yaptım, ciddiye almayın” türünden bir mesaj daha atmak zorunda kalmış.
Haberlerde Neslihan’ın da Balzary’yi bu mesajdan sonra “izlemeye” aldığı özellikle belirtiliyor.
Tabii keşke, voleybol takımımız olimpiyatlara veda etmeseydi de onları başka nedenlerle konuşabilseydik...
***
Red Hot Chili Peppers, aslında 1983’ten bu yana sahnede. Ama yeni kuşaklar en çok “Californication”la tanıyor onları. Topluluğun basçısı Michael Balzary, aynı zamanda “Suburbia” ve “Big Lebovsky” gibi filmlerde de oynayan bir aktör.
Eğer bir “tweet” bile bu kadar habere ve tartışmaya neden oluyorsa sosyal medya denilen yeni iletişim biçiminin artık ne kadar etkili olduğunu kabul etmek gerekiyor.
Ama dünyaca ünlü bir sporcumuzun ya da sanatçımızın bir başkası tarafından beğenilmiş olması sahiden bu kadar büyük bir olay mı?
Üstelik bunu hangi niyetle yazdığı, dalga geçip geçmediği, sahiden kendisinin yazıp yazmadığı bile belli değilken...
Neslihan’la koca bir röportaj bile okudum.
Eşine de sorulmuş, “Bu durumda ne yapacaksınız, kıskandınız mı, konsere gelirse gider misiniz” diye...
***
Belki de biraz gülümseten haber kategorisinde sayılabilir bu, ama aynı zamanda şu bitmek bilmez ezikliğimizi de yeniden hatırlattı bana.
Türkiye’ye her gelene, “Yemeklerimizi nasıl buldunuz” diye sorup “Dolmaya bayıldım”, cevabı almadan rahat etmeyişimiz gibi bir yabancının hele ünlüyse bizi beğenmesi, yaptığımız işlerin burada değil de orada alkışlanması ve hatta bu son örnekteki gibi bir “tweet” bile atması nedense bizi hâlâ bu kadar etkileyebiliyor.
Yetmiş beş milyonluk bir ülkeden, dünyanın en genç toplumlarından birinden şöyle dünyayı sallayacak bir kadro çıkarıp on, yirmi altın madalyayla geri dönemiyoruz, ama olsun, en azından bir “tweet” atanımız var...

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget