İstanbul’un Alınışını Hıristiyanlar da Araplar da Kıyamet Alâmeti Saydılar (1)

İstanbul’un 1453 yılında Türkler tarafından alınmasını, gerek Hıristiyanlar, gerekse Araplar inanmıyorlar, inanmak istemiyorlar, her iki din mensupları da, bu fethi “kıyamet alameti” sayıyorlardı.

İstanbul’un Alınışını Hıristiyanlar da Araplar da Kıyamet Alâmeti Saydılar (1)
Gerçekten, İstanbul’un 1453 yılında Türkler tarafından alınmasını, gerek Hıristiyanlar, gerekse Araplar inanmıyorlar, inanmak istemiyorlar, her iki din mensupları da, bu fethi “kıyamet alameti” sayıyorlardı.
Bu yıl AKP-RTE iktidarı, 1919 dan bu yana kabul etmedikleri tarihimizle ilgili Kurutuluş Savaşı ve onun sonunda oluşan onurlu ve hayati kurtuluş günlerimizin anısı olan 19 Mayıs Atatürk’ü anma Gençlik ve Spor,  23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı gibi  Ulusal Bayramlarımızı kutlamayıp, 563 yıl önceki Fatih’in İstanbul’u almasının  fetih yılını görkemli kutlamaları gerçekten dikkat çekici. Çünkü her ikisi de Türk’ün onurlu günleri, birini dışlayıp birini kutlamak uygun olmasa gerek.

Neyse, bu girişten sonra, işte İstanbul’un 563. Yılını 29 Mayısta kutlarken, biz de bazı kaynaklardan aldığımız fetihle ilgili ilginç bilgiyi sunmak istedik.
Önce çok önemli bir ayrıntıyı buraya ekleyelim; daha Fatih İstanbul’u fethetmeden önce, Amerika, Avustralya fethedilmemişti ama matbaa fetihten üç yıl önce 1450 de Almanya’nın Maınz şehrinde J.Gutenberg tarafından bulunmuştu. Matbaayı Osmanlı tam 270 yıl, dinsel baskı ile ülkesine getirmedi. Ama azınlıkların, 1450 den beri İstanbul’da bir yayınevleri vardı

İstanbul’un 1453 yılında Türkler tarafından alınmasını bir türlü kabul edemeyen Hıristiyan Dünyası, özellikle papazların ümitsizliği ve üzüntüsü ile bu olayı bir kıyamet alâmeti saymışlardı. Bu olay bütün Hıristiyan Dünyasında sonsuz bir üzüntü, kedere neden olurken, yüzyıllar süren kıskançlık, kin, intikam duyguları yaratmıştı. Çünkü uzun süre Hıristiyanlığın başkenti olmuş, dünyanın en görkemli Ayasofya kilisesi bulunan İstanbul, fethedilmiş, bütün Avrupa yastaydı.
İstanbul’un Alınışını Hıristiyanlar da Araplar da Kıyamet Alâmeti Saydılar (1)

ARAPLAR DA İSTANBUL’UN ALINMASINI KIYAMET ALAMETİ SAYIYORLARDI.
Ne ki, aynı düşünce Müslüman Araplarda da vardı. İslâm Dünyasının birçok yerinde (özellikle Araplarda)  İstanbul’un Türk’ler tarafından alınmasının kıyamet alâmetlerinden sayılıyordu. Orta Çağ ile Yeni Çağ arasında bir mihenk taşı olan, 1453 de İstanbul Müslüman Türk’ler tarafından alınmasını, Arap’lar bir türlü kabul etmemişler; «Müslümanlar tarafından alınmamıştır, Türk’ler tarafından alınmış, bu sayılmaz», gibi yadsıyan sözler söylemişlerdir. Yani Türkleri, kendilerince Müslüman olarak görmüyorlardı.
Bu olay Suudi Arabistan’ın bir üniversitesinde tez olarak işlenmiş, üstelik Türk’lerin Müslümanlığını kabul etmemişlerdir. Bir de Lâik T. C. nin Atatürk Devrimlerini görünce daha bir çileden çıkmışlar, birçok uluslar arası etkinliklerde uzun süre Türk’lere “İslâm dışı” gibi şartlanmış düşünce ile bakmışlardı. “Siz Atatürk Türkiye’sinin Müslümanlarısınız, siz Atatürk düşüncesinden vazgeçin” gibi, sürekli olarak gizli açık telkinlerde bulunuyorlardı. Laik TC Arapların bu gizli açık telkinlerine 1923 ten 2002 yılına kadar sırt döndü, ilgi göstermedi. Ancak 2002 yılında TC tarihinin en gerici iktidarı AKP-RTE iktidara geçince, önce Türbanı, sonra imam hatip okullarını basamak olarak kullanarak, “dinci devlete” doğru evirilmeye başladı. Suudi Araplar da 100 milyon dolar rüşvet vererek bu yapılanmayı teşvike devam ettiler. Öyle teşvik ediyorlardı ki, İran ve Suudi Araplar başta olmak üzere, hemen hemen bütün Arap ülkeleri, Atatürk’ün yattığı Anıtkabir’i ziyaret etmiyorlar, ziyaretlerini, görüşmelerini İstanbul’da yapıyorlardı. Sadece Ürdün Kralı Abdullah Anıtkabir’i ziyaret etmiş,  AKP-RTE nin Atatürk’e yaptığı vefasızlığı gördüğü için, Anıtkabir’de gözyaşı dökmüştü.
Arapların bu telkinlerine uymaya, Laik TC ni çağdaş rotasından saptırmaya, Türkiye’yi dinci devlete doğru sürüklemeye başladılar.
Türk İstiklâl Savaşında, İstanbul’un İtilâf devletleri tarafından işgal edilmesini, Ayasofya’dan  “1.Dünya savaşının sonuçlarını” şeriata göre yorumlayan bir din adamımız da şunları söylüyordu: “Allah Osmanlıyı cezalandırmıştır. Çünkü bu kavim İttihatçıları başa geçirmiştir. Emanetullahı zayi eden kavmin başka ne görmesi beklenebilir”.    
Artık son yıllarda, Atatürk’ün Lâik T.C. Demokrasisine imrenen birçok İslâm Ülkesi yanında, “çağdaş uygarlık” atılımları ile AB yolunda ilerleyen T.C. hakkında şimdi, kim bilir ne düşünüyorlardır…
AKP-RTE nin son dinci yapılanma, demokrasi dışı tavırları karşısında, AB ülkeleri “Türkiye’nin AB ye girişi 3000 yılında olur, o da itiraz edilmese” diye dalga geçme başladılar.
İstanbul’un Fethi ve Fatih konusunda bazı ayrıntıları,  yazımızın 2. bölümünde vereceğiz.
Cevat Kulaksız
KAYNAK:
1-Haber Türk TV de 18.10.2003 te saat 22.oo de yayımlanan bir yayın)
2- Şeriat TAŞ Erbil Tuşalp Sf: 21

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget