CHP, taraftar grupları kadarını bile yapamadı - Nahit Duru

CHP, taraftar grupları kadarını bile yapamadı - Nahit Duru
Gündem çok yoğun. Her an, her saniye değişiyor, belki de özellikle değiştiriliyor.  Başkanlık konuşurken, Başbakan ve AKP genel Başkan krizi çıkıyor ortaya, sonra terör, Kilis'e IŞİD tarafından atılan bombalar, burada yaşayan insanların kenti terk etmeleri, daha niceleri...

Muhalefet, özellikle MHP kendi derdinde.

Kendisinden çok şey beklenen CHP  ise, gündem oluşturmak bir yana, AKP'nin yarattığı suni gündemi takipte bile zorlanır hale geldi.

Bir konuya odaklanacakken, hemen gündem değişiyor, özellikle değiştiriliyor ve CHP izlemekten yorgun düşüp, unutuyor adeta önemli konuları...

İnsanlarımız kimi olayları anımsatmakta kararlı muhalefete...

Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Spor Kompleksi'nden Fenerbahçelilerin, Türk Telekom Arenadan Galatasaraylıların,  Vodafone Arenadan Beşiktaşlıların, Antalya Arenadan Antalyalıların ve bazı stadyumlardan Atatürk Cumhuriyet'ine inanmış sporseverlerden tek ses yükseliyor:

"Türkiye laiktir, laik kalacak"

Stadyumlarda, Spor Salonlarında - özellikle Karşıyaka ve Fenerbahçe- seyircilerinin sesleri  Meclis Başkan'ı İsmail Kahraman'ın "Laiklik yeni anayasada olmamalıdır" iddiasının ardından daha yaygın ve gür çıkmaya başladı.
İzmirli ayakta, miting yapıyor, laiklik diye haykırıyor.

Muhalefet, özellikle de Atatürk ilkelerini Partisi'nin ambleminde taşıyan CHP,  spor severler, İzmirliler kadar olamadı.

"Sert muhalefet yapacağını" bir televizyon programında açıklayan  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuyu önce sosyal medya hesabından, sonra 26 Nisan'daki grup toplantısında gündeme taşıdı.

Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabına özetle, "Laiklik her şeyden önce bir toplumsal barış ilkesidir. Toplumsal barışımıza çoktandır kastedenlerin bu ilkeyi yok saymasına şaşırmamalıyız. Laiklik, herkes dinini özgürce yaşasın diye var. Dini kirli hesaplarınıza daha fazla alet etmeyin artık" diye yazdı.

CHP Genel Başkanı, Partisi'nin grup toplantısında ise, konuya ilişkin şunları söyledi:

“Laiklik din ve vicdan özgürlüğü demektir. Din ve vicdan özgürlüğünün güvencesidir demektir. Devlet etnik kimlik ve inanç konusunda kör olmalıdır...Laiklik toplumsal barışımızın en temel güvencesidir. Ben sayın Meclis Başkanı’na sormak isterim. Ortadoğu’da kan gövdeyi götürüyor. Hala mı ders almadın? Siyaset kurumu benim inancıma vatandaşımın inancına müdahale edemez. Laiklik o müdahaleye imkan vermeyen bir düzenlemedir. Laiklik eşitliğin de güvencesidir. Laiklik insan olmak, insana saygı duymaktır.”

Sonra, sonrası yok... CHP'den bireysel çıkışlar, bir suç duyurusu dışında...

Yıllar öncesine Ecevit'in genel sekreter, genel başkan olduğu dönemde böyle bir olay yaşansaydı CHP ne yapardı.

Eskiler bilir, İsmet İnönü başta olmak üzere tüm CHP'liler laikliğe çok önem vermiş, bu nedenle irtica ile mücadele etmişti. Bu gelenek son yıllara kadar devam ettirilmiş sonra askıya alınmıştı.

Neyse, Ecevit'in yetkili olduğu dönemlere uzanalım.

CHP kurmayları, CHP genel sekreterinin veya  genel başkanının sahaya inmesi planlamayı yapar, hemen yaşama geçirirdi.

Sonra Ecevit, yurdun dört bir yanında halkla buluşurdu. Buralarda halka; başta Cumhuriyet'in kazanımlarını, laiklik, başkanlık sistemi, terör, yolsuzluklar,  kiralık işçi yasası , edilen yeminlere aykırı davranmak olmak üzere bütün konuları anlatır, onları ikna ederdi.

Büyük bir olasılıkla halkla buluşmasını da, bugün iktidarın yoğun güvenlik önlemleri altında bile gidemediği, ya da kenarda köşede toplantılar yapabildiği Güneydoğu'dan başlatırdı.

CHP 'nin "sert muhalefetten" anladığı, grup toplantısında veya televizyonlarda yüksek sesle konuşmaksa yandık.

Hani  meşhur öyküdür, sessizliği ile tanınan adama sormuşlar:

"Adın ne?"

"Mülayim "

"Sert olsa ne yazar"

CHP'nin işi de böyle galiba...
Nahit Duru abcgazetesi

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget