Dokunulmazlıkların kaldırılması doğrumuydu?- Tünay Süer

Dokunulmazlıkların kaldırılması doğrumuydu? - Tünay Süer Anayasayı tanımayan cumhurun başı ve meclisin başı varken ve de fiili olarak Türk usulü başkanlık sisteminin

Dokunulmazlıkların kaldırılması doğrumuydu? - Tünay Süer
Anayasayı tanımayan cumhurun başı ve meclisin başı varken ve de fiili olarak Türk usulü başkanlık sisteminin yürüdüğü ortamda AKP’nin istediği oldu.
TBMM Genel Kurulu'nda dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili teklifin tümü CHP ’nin desteği ile kabul edildi.
TBMM’sinde fezlekesi olan vekillerin dokunulmazlıkları kalktı
Aklıma hemen Özel Yetkili Mahkemeler geliverdi.
Bu işte bir şeytanlığın olduğunu düşünüyorum.
Çünkü bundan böyle Tayyip Yetkili Mahkemelerin olmayacağı ne malum?
                                                       ***
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, “laiklik anayasadan çıkartılmalıdır ”diyen TBMM’si başkanı İsmail Kahraman’a oturumu yönetmesinin doğru olmadığını söyleyince
İsmail Kahraman’ın yanıtı,
“Ben yemin ederek buraya gelmiş milli hâkimiyetin temsil yeri olan Meclis’te bulunan sizler gibi hakka sahip bir insanım. Bir bardak suda fırtına koparmayın” olmuş.

Adama bakın ya…
Göster göstere darbe yapacaklar, ülkenin kaderi ile oynayacaklar ve taraflı olduklarını resmen açıklayacaklar onlara kimse soru sormayacak.
Yemin etmişmiş.
Meğer bunların dili başka içleri başkaymış.
Mecbur kaldıkları için yemin etmişler.
Çünkü görüyoruz bunlar için yeminin değeri yokmuş.
Eh böyle insanlardan da her şey beklenir…
                                                        ***
Ne yazık ki milli hâkimiyetin temsil yeri olan Atatürk’ün Meclisi artık başta AKP olmak üzere CHP, MHP katkılarıyla bu hale gelmiştir.
MHP’nin durumu meydanda, AKP’nin arka bahçesi olduğu neredeyse tescillenecek.
CHP’ye gelince zaten başına Yeni koyunca ve gittikçe kendi ideolojisinden kopup partinin içine partili olmayanlardan kadro doldurunca AKP’nin ekmeğine yağ sürmüştür.
Ortada artık milli olan ne kaldı ki?
Tüm güçler ellerinde…
Kılıçdaroğlu Erdoğan’a dokunulmazlıklar için meydan okurcasına, (hangi duygular içerisindeydi bilemem,) “Hodri Meydan” çektiğinde çok yanlış yaptığını önceki yazılarımda yazmıştım.
Tıpkı tıpış, tıpış gidip oy verecekler sözleri kadar yanlıştı.
Yargı bağımsız değildir artık, Kılıçdaroğlu bunu bilmiyor mu?
Duayen hukukçu Kanadoğlu da "Eğer yargı  bağımsız değilse, hodri meydan çekilmesi sizin hakkınıza değil, milletin hakkını ifade etme özgürlüğüne olan bir darbe olacaktır.
Milletvekillerinizin sudan bahanelerle, her türlü komplonun ve sahte belgenin rahatlıkla yapılabildiği bir ortamda, belirli oylamalardan önce sulh ceza hâkimlerinin verdiği kararlarla, milletvekillerinizi meclise gelememiş bulabilirsiniz” demişti.
Benim düşüncelerimde hep bu korku vardı zira Ergenekon davalarını asla unutmadım ve unutamam.
Yukarıdaki sözlerimde bu işte bir şeytanlık var dememin nedenleri içerisinde yatan düşünce budur.
Destek vereceğini söyleyen Bahçelinin MHP’si ve AKP’nin Anayasa için oyları yetmiyordu ama dokunulmazlıkların tek tek oylanarak kaldırılmasına sıra gelince AKP’nin çoğunluğu yeterli geliyordu.
Tıpkı AKP’ye dokunan her hangi bir önergenin veya fezlekenin meclisten geçmediği gibi…
17+25 Aralık büyük rüşvet ve yolsuzluklarının üzerinin nasıl kapatıldığını Kılıçdaroğlu bilmiyor mu?
Neden o dört bakan için dokunulmazlıklar kaldırılmadı?
Paralel devlet, darbe sözcükleri ile üzeri örtülüverdi.
Eski YARSAV Başkanı CHP li Eminağaoğlu’nun yazılarını takip ederim.
“Dokunulmazlıkların kaldırılması projesi, Yeni bir Anayasa öncesi, TBMM’ye biçim verme operasyonudur, terör sömürüsü ile TBMM’yi baskı altına almak, Tek sesli bir TBMM yaratmak amacını taşımaktadır!” demişti.
Çok haklıydı.
Kılıçdaroğlu ve bazı milletvekilleri Erdoğan’ın takiyye yaptığını sandılar.
Erdoğan da böyle düşünmelerini istemişti sanırım.
Bir zafer daha kazanmış oldu böylece…
Erdoğan Menderes’in yolundan gidiyor.
Bir önceki yazımda anlatmıştım.
Bu arada Ankara Kocatepe Camii'ndeki 2 şehidin cenaze törenine katılan Kemal Kılıçdaroğlu'na yumurtalı saldırı olmuş.
Geçmiş olsun.
Melih Gökçek’in militanlarının yaptığı iddiaları var.
Bu zihniyetten her şey beklenir.
Menderes döneminde Karadeniz gezisine çıkmış olan CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek, Sinop'ta tutuklanarak İstanbul'a getirilmiş ve bir gün hapis etmişlerdi.
Mersin’de seçim konuşması yapan İnönü DP'lilerin saldırısı ile engellendi, İnönü alandan zorlukla kaçırılıp kurtarılabildi.
CHP içindeki HDP den ayrılmak istemeyen vekiller ve yanlış politikalar Erdoğan tarafından koz olarak kullanılıp halka anlatılıyor.
CHP derhal halka ve diğer Atatürkçü partilerle birleşmeli meydanlara inmelidir.
Bunca yanlışın üzerine ancak büyük güç olmakla bu beladan kurtulabiliriz.

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget