Şemdinli’de sokak ortasında yatan iki askerimizin cansız bedeni...
Ben o fotoğrafı hiç unutmadım...
Kesip sakladım gazeteden... Masamın üzerinde duruyor, o şehit düşen iki askerimizin yerde yatan cansız bedenlerini gösteren fotoğraf.
Eğer insansak, yaşamın derin sularında dolaşıyorsak, günbatımlarını seviyorsak, doğan güneşin ilk ışınlarında düşler kuruyorsak o fotoğraf çok şey anlatıyor hepimize.
Ardından iki askerimizin ve bir sağlık memurumuzun kaçırılması.
Sessizliğimiz...
Boşvermişliğimiz...
Nasıl geldik biz bugünlere?
***
Bu bir utançtır bizim için!
14 Temmuz’u unutacak mıyız, yoksa şöyle mi diyeceğiz:
“Bunlar da geçer yahu!”
Geçmedi işte!
İstanbul’da Mavi Çarşı, Güngören katliamı, gece yarısı yakılan otomobiller, toplu taşıma aracına atılan bomba ve ölen üniversiteli genç kız...
Acımız büyük!
Bir de ortada şu gerçek var:
“Her Kürt kökenli yurttaşımızı potansiyel suçlu mu göreceğiz? Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’ndaki konserde Kürtçe şarkı söyleyen Aynur Doğan’ı linç mi edeceğiz?”
***
Aralarında DİSK’in de bulunduğu demokratik kitle örgütlerinin “sağduyu” çağrısında “tümlük” vurgusu önemliydi.
Şu soruyu sürekli sormuştum:
“Toplumun bölünmesine neden olacak Türk-Kürt çatışmasına mı götürülmek isteniyor Türkiye?”
Emperyalist güçlerin istediği buydu zaten. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yaşananları doğru dürüst analiz edememiştik.
Bakmayın siz “Teröre karşı birlikte mücadele edeceğiz Türkiye’yle” diyenlere. Onlar bir yandan eli kanlı PKK’yi destekliyor, Kandil’i sahipleniyor, öte yandan Ankara’da masallar anlatıyor bize.
Bu yüzden demokratik kitle örgütlerinin “birlik” vurgusunu önemsiyorum.
***
Aynur Doğan’ın başına gelenler kaygılarımı arttırdı...
Aynur Doğan bir sanatçı... Türkülerin, şarkıların dili yoktur... Ha Türkçe, ha Kürtçe, ha İngilizce, ha Arapça olmuş, ne fark eder?..
Sanatın ve kültürün dili evrensel ve birleştiricidir... Bir sanatçıyı sahnede yuhalamak, minder, pet şişe atmak, sonra dışarıya çıkıp ulusal marşımızı okumak çözüm yolu değildir.
Böyle mi başedilecek eli kanlı terörle...
Irkçılıkla mı?
Elbet biliyoruz terör örgütünün siyasal uzantılarının olduğunu, elbet karşı duracağız “demokratik özerlik” adı altında “üniter devletin” bölünüp, Türkiye’den kopup “bağımsız devlet” arayışlarına karşı...
Bunların arkasında hangi emperyal güçler olduğunun da farkındayız.
Bu yurt toprakları hepimizin!
İlkemiz demokrasi ve özgürlük olmalı, faşizan duygular değil!
Şiddetin hayatımıza girmesini istemediğimiz için, demokrasiyi ve özgürlükleri savunup, insan olmanın onurunun ayaklar altına alınmaması için çaba harcayacağız.
***
Üzgünüm müzisyen Aynur Doğan’a gösterilen tepkiden...
Sanat adına, kültür adına üzgünüm.
Siz de vicdanınızın sesini dinleyin, şehitlerimizin rahat uyumaları için terörü lanetleyin, onlara destek veren iç ve dış güçlere karşı demokratik tavrınızı koyun ama şiddete başvurmayın.
Doğanın tüm renkleri bizim...
Barışı, kardeşliği, birlikte yaşamayı biz zaten biliyoruz...
Silahlar sussun, çocuklarımız ölmesin!
Kürt kardeşlerimizin yüzde 60’ı Ankara’nın batısında yaşıyor... Ege’de ve Akdeniz kıyılarında çay bahçelerini, lokantaları işletiyorlar...
Kürt kökenli kızlarımız, delikanlılarımız Ege’de, Çukurova’da, Karacabey’de meyve ve sebze topluyor, inşaatlarda çalışıyor...
Onların eli kanlı PKK’yle ne ilişkileri olur ki?
Ekmek parası için oradalar onlar...
***
Gelin sevgimizi çoğaltalım, kan gölünden çıkar sağlayanlara karşı, kol kola girip barış, kardeşlik, aşk türküleri, şarkıları söyleyelim... Acılarımızı, hüzünlerimizi değil, umutlarımızı çoğaltalım...
Yorum Gönder