‘Vatandaşsız’ 19 Mayıs - Utku Çakırözer

Hükümetin ulusal bayramların kutlama prensiplerini değiştiren adımı sonrasında ilk bayramı dün yaşadık. Anadolu’da kutlamaların nasıl yapıldığını Adana ve İzmir’de resmi törenlere katılan iki muhalefet milletvekili ile konuşarak öğrendim. İşte tablo...
Adana...
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu seçim bölgesindeki iki resmi törene de katılmış.
Sabah Atatürk Parkı’ndaki ilk törene ne devletin temsilcisi vali ne de garnizon komutanı gitmiş. Sadece il spor müdürü bir çelenk koymuş.
Uğur Mumcu Meydanı’nda yapılan ve gençlerin gösterilerinin yer aldığı törende ise bir başka tuhaflık var. Sabahkinin aksine orada resmi protokol hazır.
Ama bu kez de vatandaş yok. Çünkü meydana alınmamışlar. Polisler, Loğoğlu’na “Kimse alınmayacak talimatı geldi” bilgisini vermişler.
Bir baba ve oğlu gösterileri izlemek için alana girmek isteyince, “Sadece çocuğa izin veririz” denmiş. Çocuk da “Babam yoksa ben de izlemem” deyip kestirip atmış.
Loğoğlu’na göre “vatandaşsız” 19 Mayıs kutlamalarının anlamı açık: “Bilinçli olarak bunu yapıyorlar. Amaç, halkı buna alıştırmak ve seneye hiç gelmemelerini sağlamak.”
***
İzmir...
CHP Milletvekili Aytun Çıray da eşiyle birlikte elinde CHP çelenkiyle Atatürk Anıtı’na gitmiş.
Yine sadece il spor müdürü var. Etraflarında da 100’den fazla polis...
Önce “İzinsiz çelenk koyamazsınız” deyip durdurmuşlar. Sonra önünü açmışlar. Onun izlenimi de şöyle: “Gerek katılım seviyesi gerekse anıtın duvarındaki iki çelengin görüntüsü. Çok trajikti.”
***
Hükümetin bu tutumunu protesto için, sadece Adana ve İzmir’de değil, Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşların bir bölümü bağımsız kutlamalar yaptı. Yürüyüşler, şenlikler düzenlendi.
Biz başkentliler mesela, Tandoğan’daki yürüyüşe ve sonrasında Çankaya ve Yenimahalle’de düzenlenen ücretsiz halk konserlerine katıldık.
Ancak...
Ortaya çıkan bu görüntü, iktidarıyla muhalefetiyle hepimizi düşündürmesi gereken önemli bir sakınca içeriyor:
Ulusal bağımsızlık savaşımızı kutladığımız gün dahi artık toplumda yeni bir “bölünme” aracı haline dönüşmüş durumda!
Uludere’de hükümetten beklenen

Uludere’de kaçakçı konvoyuna düzenlenen hava saldırısına ilişkin Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde yer alan ayrıntılı haberin gerçekten Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi Amerikan iç politikasıyla ilgili boyutları olabilir. Ancak bu, Türk halkına Uludere konusunda doğruların söylenmediğini bu haberle öğrendiğimiz gerçeğini değiştirmez.
TSK olaydan sonra yaptığı açıklamada istihbaratın “milli” olduğunu bildirmişti. Ancak hem WSJ haberi hem de bu haber sonrasında meslektaşlarımızın elde ettiği bilgiler, hava saldırısı öncesinde Amerikan insansız hava araçlarından da istihbarat alındığını ortaya koyuyor.
Gelinen noktada hükümete düşen sorumluluk; Amerikan basınındaki haberlerin olası gizli amaçlarını tespit etmek yerine, başta ölen 34 kişinin yakınları olmak üzere Türk halkına bu vahim hatanın gerekçelerini anlatmak ve sorumlularını cezalandırmaktır.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget