Emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanmasından sonra, üç gün düşündü. İç ve dış tepkileri izledi, tarttı ve konuştu:
“Tutuklanma yoluyla değil de tutuksuz yargılanma yolu bizim her zamanki arzumuzdur. Bu şekildeki bir yolu biz isabetli bir yol olarak görüyoruz" dedi .
Bu sözler medyaya, beklenen bir açıklamaymış gibi sürpriz, hatta hayret uyandıran bir açıklama diye geçmedi. RTE'nin, Başbuğ'un tutuksuz yargılanmasını istediği biçiminde yorumlandı.
Oysa RTE, terörist örgüt kurmak ve yönetmekle suçlanan Genelkurmay başkanının tutuklanmasını onaylayan bir tavır sergileseydi, işte asıl o zaman bu açıklama hayretle karşılanırdı.
Askerdeki köstebeklerinden, MİT, Emniyet istihbarından iki yıl birlikte çalıştığı Genelkurmay başkanının terörist örgüt kurduğunu içeren tek bir rapor almayan Başbakan, İlker Başbuğ'un terörist diye Silivri'ye tıkılmasını nasıl onaylayacaktı?
***
Şayet tutuklamayı onaylar görünseydi RTE, bu durum, darbelerle savaştığı iddiasında olan bir Başbakan'ın, burnunun dibindeki Genelkurmay başkanının hükümeti devirmeye hazırlanan bir terör örgütü kurduğunu kabul ettiğinin, daha açıkçası olası bir darbe hazırlığını değil önceden öğrenmek, sezemediğinin de somut bir kanıtı olmayacak mıydı?
Bu nedenle Başbuğ'un tutuklanmasına karşı çıkmak zorundaydı.
Ne var ki, bu görevi yerine getirirken sanki tutuklamalara karşı bir Başbakanmış gibi...
...kargaları bile güldürecek bir yaklaşım sergileyerek adeta adalet sever, hemen her gün savcıların cezaevlerine tıktığı yüzlerce insanın hâlâ suçları nedir, doğru dürüst öğrenmeden tutuklanmasına neden olan bir yargı yaratmamış gibi...
...adeta uzun tutukluluk sürelerine de karşıymış, suçlananın tutuksuz yargılanmasını savunan bir Başbakanmış gibi bir tavır sergilemesi ayrıca hayret verici bir yaklaşım değil
***
Bu ülkede tıpkı Genelkurmay Başkanı Başbuğ gibi, terörist olmakla, terör örgütü kurarak hükümeti devirmekle suçlanan, hüküm giymemiş sayısız gazeteci yıllardır içeride yatıyor.
Başbakan, -söylediği gibi- "tutuklama yoluyla ' değil de tutuksuz yargılama yolunu" yeğliyorsa, üstelik öteden beri bu yöntemi benimsemiş bir siyasetçi, bir Başbakan ise...
...Silivri'de hücrelerde ömür tüketen, tutuklama süreleri artık cezaya dönüşenlerin de tahliye edilmelerini sağlamalı...
***
Yalnız Başbuğ'un bir an önce tahliyesini ve tutuksuz yargılanmasını istemekle yetinemez Başbakan!
Sık sık yinelediği gibi, herkes yargı önünde eşit ise, gün geçirmeden yıllardır tutuksuz yargılanmayı bekleyenlerin tahliyelerini sağlayacak yasal düzenlemeyi gerçekleştirmek zorunda....
Yok, hayır! Başbakan, hükümeti devirecek terör örgütünü kurmak veya üye olmakla suçlanan gazetecilerin, parti liderlerinin tutuklu olarak yargılanması beni ilgilendirmiyor. Beni yalnız aynı suçlamayla tutuklanan Genelkurmay başkanımın zoraki ilgilendiğim durumu ilgilendiriyor diye düşünüyorsa, adalet bekleyenlerin ve yargının vay haline!
Üstelik, RTE Başbuğ'la birlikte olduğu yıllan, daha doğrusu, kendini aklamaya çalışıyor. Şu sıra asıl amacının daha öteye bir değeri yok!
Cüneyt Arcayürek/Cumhuriyet
Yorum Gönder