Bir bilet sattı hayatı değişti! - Mustafa Mutlu

Ayça ve on arkadaşı, sırf Grup Yorum’un konser biletini sattıkları, parasız eğitimi ve parasız sağlığı savundukları için tam 7 ay 12 gündür tutuklu!

Bir bilet sattı hayatı değişti! - Mustafa Mutlu
Sanatın özünde başkaldırı vardır…
Çaresizliğe isyan eder sanatçı… Aşk acısına, ayrılığa, hastalığa, ölüme isyan eder…
Kimi zaman düzene isyan canlanır resimlerde, kimi zaman insanın insana kulluğunu reddeder dizeler…
Notalar; marşa dönüşüp, toplumsal hareketlere ivme kazandırır, bir heykelin yapılışı ya da yıkılışı tarihin yeniden yazıldığını anlatır…
Demokrasilerde baş tacı edilen sanat ve sanatçılardan; bu yüzden korkar diktatörler; romandan, şiirden, öyküden, resimden, heykelden, şarkıdan bu yüzden rahatsız olur…
Hele hele bazı sanatçılar, muhalif damardan beslenir ve doğrudan “politik eserler” üretirler ki; işte onların boynu ipten kurtulmaz diktatörlüklerde…
Bizde “boynu ipten kurtulmayanlardan biri” de; “sosyalist mücadeleye müzikle katkıda bulunan” Grup Yorum’dur…
Görüşlerine katılırsınız-katılmazsınız, beğenirsiniz-beğenmezsiniz; silahsız-külahsız, sazlı-sözlü bir muhalefettir Grup Yorum’un yaptığı…
Defalarca şarkıları yasaklanmış, kasetleri, CD’leri toplatılmış, konserleri iptal edilmiş, grup üyeleri gözaltına alınmış, cezaevine atılmıştır; ama…
Asla yılmamıştır Grup Yorum’un kararlı gençleri…
***
Fadime Kılınç, bir anne!
Muhalif sanatla ve Grup Yorum’la hiçbir ilişkisi yok… Hatta 3 Haziran 2011′e kadar adını bile duyduğunu sanmıyorum!
Ama o gün… Gözü gibi bakıp, büyüttüğü…
Gırtlağından kesip, okuttuğu…
Doktor olması için Malatya’ya gönderdiği biricik kızı Ayça Kılınç’ın başına öyle bir olay geldi ki…
İnanılır gibi değil!
Din tacirlerinin ve liboş kalemlerin; iktidarın dümen suyuna girip, “ileri demokrasi masalları” anlattığı şu günlerde; hiçbir yerde okuyamazsınız bu gerçeği… Sıkı durun:
Ayça ve on arkadaşı, sırf Grup Yorum’un konser biletini sattıkları, parasız eğitimi ve parasız sağlığı savundukları için tam 7 ay 12 gündür tutuklu!
150 bin kişi katılmıştı o konsere; hepsi serbest…
Biletix firması da sattı Grup Yorum’un konser biletlerini… Onun personeli de doğal olarak serbest…
Ama İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencisi Ayça Kılınç ve 10 arkadaşı, 3 Haziran 2011 tarihinden bu yana cezaevinde…
***
Tek başına kaldığı öğrenci evi sabahın beşinde basıldı… Lütfen kendinizi bir dakikalığına onun yerine koyun:
Yirmili yaşların başında genç bir kızsınız ve yalnız yaşadığınız evinizde mışıl mışıl uyurken büyük bir gürültüyle uyanıyorsunuz…
“Ne oldu” diye korkuyla kapıya yöneliyorsunuz; bir bakıyorsunuz ki karşınızda onlarca silahlı polis!
Bu korku bile yetmez mi tatlı canınıza?
Bunu yaşamış olmak bile hayatınızı alt üst etmez mi?
***
Evinde “örgüt üyeliğini kanıtlayacak” tek bir belge bulunamadı Ayça’nın…
Hatta bilet satarken ya da parasız üniversite gösterilerine katılırken; polisle bile karşı karşıya gelmedi…
Gazlanmadı, coplanmadı, itilip kakılmadı…
Sadece bir gün güneş doğarken, onlarca polisi karşısında buldu ve o günden beri hiç kimsenin görmek istemeyeceği bu korku filminin başrol oyuncusu oldu…
Aylardır okuluna gidemiyor; geleceği karartılıyor!
***
17 Ocak 2012 Salı günü Malatya Adliyesi’nde ilk duruşması olacak Ayça ve arkadaşlarının…
Tüm anneler; Fadime Hanım’ın yerinde siz olabilirdiniz ve hâlâ olabilirsiniz…
Tüm genç kızlar; Ayça’nın başına gelenler sizin de başınıza gelebilirdi ve ne korkunç ki hâlâ gelebilir…
Sözüm özellikle size:
Kaybınız sadece birer otobüs bileti olur…
Eğer bunların bu ülkede “kader” olmasına itirazınız varsa, hepinizi Salı günü Malatya Adliyesi’nin önünde Fadime Hanım’ın koluna girmeye ve destek vermeye davet ediyorum!
*****
Günün Sorusu
Birkaç idealist gencin, kendi dünya görüşlerine uygun bir müzik grubunun konseri için bilet satması suçsa; bu durumda aynı grubun konserleri için bilet satan Biletix’in yaptığı neden suç sayılmıyor? Yoksa bu gençleri, kendisine rakip gören Biletix firması ihbar etti de biz mi bilmiyoruz?
(Biletix’in sayın yöneticileri, lütfen açıklama göndermeyin sadece şaka yaptım!)
*****
DENKTAŞ!
KKTC, Atatürk’ünü kaybetti. Bağımsızlık mücadelesinin efsane ismi ve KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı, Rauf Denktaş vefat etti…
Dün ve bugün çok şey yazıldı onun hakkında… Ama aynı gazeteler çok değil iki yıl önce onu Ergenekon sanığı ilan etmişti!
Çok üzülmüştü o garip iddialara…
Çünkü iki rektörün, kendisiyle görüştüğü için gözaltına alındığını yazıyordu “bağımlı medya…”
İsyan etmişti aslı astarı olmayan bu iddialara:
“Ben hukukçuyum, dünyada böyle bir dava görmedim…”
Tüm Kıbrıslı Türklerin ve ulusumuzun başı sağ olsun…
*****
LEFTER!
Rauf Denktaş’la neredeyse aynı saatlerde, Türk futbolunun en “Türk” futbolcusu Fenerbahçeli Lefter Küçükandonyadis’i de kaybettik…
Türk anadan ve Türk babadan doğmadı belki… Ama 50 göbektir Türk kanı taşıyanlardan daha fazla bu ülkeye hizmet etti…
Milli takım formasını 50 kez giydi…
105 yıllık Fenerbahçe Kulübü’nün gelmiş geçmiş en büyük ve sembol sporcularından biri oldu.
Bizimle doğdu, bizimle yaşadı ve bizimle öldü!
Sadece Fenerbahçelilerin değil, ulusumuzun başı sağ olsun…
Bugün sadece sarı-lacivert değil, kırmızı beyaz da yasta!

Mustafa Mutlu/VATAN

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget