Yukarı Aşağı Hesapları... - Cüneyt Arcayürek

Denktaş’ın ve Lefter’in ölümü, birkaç günlüğüne de olsa, siyasetteki hırçın tartışmaların üstünü örttü.
Ne var ki, siyasal tartışmaların, -yoksa parti liderleri arasındaki ağız dalaşı mı desek- bu hafta da devam edeceğini tahmin edebilmek için geçen hafta sonuçlanmadan bu haftaya devreden kimi konulara göz atmak yeterli.
Örneğin, Silivri savcısının hakkında hazırladığı fezlekeden bir haftadır “görev veya” sonuçlar çıkaran CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun...
...laik Cumhuriyet’in artık sona erdiğini ilan eden yargısını kanıtlayacak ilk örneği 19 Mayıs’ı okullara hapsederek veren Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve partisinin...
...sergilediği işaretlere bakarak AKP’nin eğitim ve Cumhuriyet karşıtı politikalarını hedef alan açıklamalar yapmasını bekleyenlere de rastlanıyor.
***
19 Mayıs yasaklamasını, yıllardır geleneğe dönüşen diğerlerinin izleyeceği pek çok çevreye egemen.
23 Nisan, 30 Ağustos günlerindeki kutlamaları yeni baştan “dizayn” etmek için -Çankaya’daki AKP’linin desteğiyle- Köşk’te kimi toplantılar yapıldığı haberleri kulaklara fısıldanıyor.
Cumhuriyet tarihinin temel olaylarını belleklerden silmeye yönelik hamleleri gerçekleştirecek zamanı var Köşk’teki AKP’linin de, partisinin de!
Köşk’ün görev süresi beş mi, yedi yıl mı tartışmalarına noktayı koyacak yasanın bu hafta içinde Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesi ve AKP çoğunluğunun evet oylarıyla yasalaşması bekleniyor.
Tabii, bu konuda yeni bir sürecin başlaması da olası.
CHP ve MHP, Köşk’teki AKP’linin görev süresinin son anayasa değişikliğine göre 5 yıl olduğunda direniyor ve CHP, şayet yasa 7 yılı öngörerek kabul edilirse Anayasa Mahkemesi’ne gitmekten söz ediyor.
Köşk’teki AKP’li, görev süresiyle ilgili gelişmeleri dikkatle ve tabii merakla izliyor. Yedi yıl, 2014’e kadar Köşk’te kalmayı istiyor ve hatta ikinci bir kez halkın oylarıyla Çankaya’da olmayı yeğlediğine de kuşku yok!
Amma velakin, Meclis’teki, partilerdeki hesaplar Köşk’e uymuyor. 7 yıla şapka çıkardın mı, aynı anayasanın 101. maddesinin 3. fıkrası gereği; “iki kez cumhurbaşkanı seçilemeyeceği” hükmüne boyun eğmek, şu gül gibi yaşamaya alıştığı Köşk’e 2014’te veda etmek zorunda.
***
Fakat henüz açığa çıkmayan asıl ilgi çekici gelişmeler kuşku yok AKP bünyesinde olageldi.
Uzun süre suskun kaldı AKP Genel Merkezi, nihayet süreyi açıkladı.
İç bünyede uzun tartışmalardan sonra Köşk’teki AKP’linin görev süresini 7 yıl olarak saptayıp ilan etmesinin altında acaba hinoğluhinlik yatmıyor mu?
Köşk’teki “arkadaşının” görev süresinin 7 yıl olması doğrudan RTE’nin geleceğiyle örtüşüyor.
2007 genel seçimlerinden önceki demeçlerinde Çankaya’ya çıkmaya pek hevesli görünen RTE, parti içi baskı ve kargaşa korkusu, Kayseri’den başlattığı, “Halk beni Cumhurbaşkanı görmek istiyor” diyen dayatıcı demeçleri sonucu “arkadaşını” Cumhurbaşkanı adayı ilan etmek zorunda kaldı.
“Arkadaşının” Çankaya’yı beş yıl sonra bırakması RTE’nin işine gelmiyor, siyasal hesaplara uymuyor.
***
Şu hesabın içinde olması kişiliğine uygun değil mi:
RTE, 2014’e kadar parti içi dengeleri düzenlemeyi… bir genel seçim veya yerel seçimlerde partiyi yine zafere ulaştırabilmeyi… ve Çankaya’ya -tabii başarabilirse- yeni anayasada cumhurbaşkanına -Özal’ın hasretini çektiği ama başaramadığı- siyasal vesayet sağlayacak yeni olanaklarla çıkmayı düşleyebilir.
Muhalefetin 5 yıl dayatması -Anayasa Mahkemesi’nde- başarıya ulaşırsa, aylardır kafasında tartıştığı geleceğe dönük projeleri içeren olası hesapların altüst olacağını, yukarı çıkarsa 2012’de AKP’de onarılması zor kargaşanın yaşanacağını, tahmin etmekten de öteye, adı gibi biliyor.
Gelinen bu noktada Köşk tartışmaları hukuksal açıdan mı, yoksa siyasal kimi gereklerin zoruyla mı sorusunu izlenen gelişmelere bakarak yanıtlamak olanaklı.
İktidarın hesapları böyle ise muhalefetinki şöyle:
RTE yukarı, AKP aşağı!

Cüneyt Arcayürek/Cumhuriyet

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget