Dingo’nun Ahırı - Mehmet Halil Arık

Karnı tok, sırtı pek kılmaktır. Hukuku üstün kılmaktır, refahı eşitçe ve hakça dağıtmaktır, Ülkeyi, Dingo’nun ahırı olmasın diye gereğini yapmaktır hükümetlerin!

Dingo’nun Ahırı - Mehmet Halil Arık
39 can daha yitti bir eğlence mekanında yılın son günü. Kanlı kepaze 2016, giderayak, yine yaptı yapacaklarını...
*
Elini masaya tak tak vurdu adam öfkeliydi. İşaret parmağı havada kaldı bir süre. Belli ki; bugüne kadar söylenenlerden farklı bir cümle arıyordu. Salladı parmağını birkaç kez aşağı yukarı. Beden dili gösteriyordu ki, o aranan farklı cümleler döküldü, dökülecekti peşpeşe…
- Türkiye Dingo’nun ahırı değildir!...
Önemsedim çıkışı… Dingo’dan çok, “ahır’a” odaklandım.
Her ne kadar “değildir” vurgusu kabullenmeyi şiddetle reddetmiş olsa da, bu ülkeyi hala “Dingo’nun ahırı” gören, birileri var demek ki!...
Dingo’nun ahırı sıfatı kazandıran birileri… mi deseydim yoksa?
Ahır sahibi Dingo kimdir, nerede oturur, dostları kimdir bilmem. Yap işlet devret yöntemiyle kayırmalı, korumalı, devlet garantili ahırlar kiralamış, köprüler kapatmış, mekanlar kapmış, rezidanslar yapmış…mıdır bunları da bilemem. Ama bu ülke insanlarının canları da malları da, bir karış toprağı da Dingo’ların cirit atmalarına fırsat bırakılmayacak kadar değerli olması gerektiğini iyi bilirim.
*
Onlarca kanlı olay, binlerce can kaybı yaşadık, yaşıyoruz. Acı köşebaşında, acı sokakta, acı düğünde, acı meydanda!.. Üçle beşle on’la da yetinmez oldu. 40, 50, 90… 1000’leri aştı çoktan!.
İçteki ve dıştaki cephelerden gelen acılar, acıların tuzu biberi…
Bunca Dingo nerede hayat buldu?... Bunca Dingo hangi “ahır”ları nasıl mekan tuttu? En önemlisi de bunca Dingo’ların kimler elinden tuttu? Ne çok haini varmış bu ülkenin; ne de çok düşmanı!?... Hadi bildik, haini kendi beslemesidir ülkenin… Ya bunca düşman, bunca Dingo nasıl nasıl ahır buldu ülke içinde. Artık düşman sadece, karşımızda cephede değil, içimizde!...
Söylemler yine, aynı: “Terör kendi kanında boğulacak!” “Kanları yerde kalmayacak!” “Terör nereden gelirse gelsin, hak ettiği cezayı bulacak!” “Unutmayacağız, unutturmayacağız!”
Bugüne kadar kaç yürek yangınımıza çare oldu bu havada kalan söylemler… Bırakalım, bir yıl, altı ay öncesini son bir ayda yaşadıklarımızı ve teröre kurban verdiklerimizin kaç tanesini kaçımız hatırlar!?...
“Dilerim sizler de şehit olursunuz!” diyerek ucunda şehitlik bile olsa, ölümü nasıl kutsar bir bakan!?... Ölüler savunamaz ki vatanı… Bu ne menem bir söylemdir ki; ölüme kutsiyet adına sorumsuzca çağrı çıkarır bir bakan!...
Hüner ölmeden kurtarmaktır vatanı. Düşmanın hedefi öldürmektir. Hangi tarih yazar, ordusu şehit olmuş bir ülkenin kurtuluşunu!?...
Dingo’nun ahırı yapılmayacaksa bir ülke, ilk görev yaşamak ve yaşatmaktır.
Yaşatmaktır bir ülkede yönetimin görevi.
Huzurlu yaşatmaktır, güven içinde yaşatmaktır, karnı tok, sırtı pek kılmaktır. Hukuku üstün kılmaktır, refahı eşitçe ve hakça dağıtmaktır, Ülkeyi, Dingo’nun ahırı olmasın diye gereğini yapmaktır hükümetlerin!...
Dünün Dingo’larına rahat ahırlarda mesken tutmaları sağlanırken, sınırlardan girişler denetimsiz kalırken, Ülke içindeki her 10 -12 kişiden biri göçmen statüsünde diledikleri yerlerde serbestçe dolaşmaları görmezlikten gelinirken, ülke çoktan Dingo’nun ahırı olmuştu.
Yılbaşını kana bulayan Kırgızistanlı, Dingo da benzer yollarla girmemiş mi ülkeye?... Katettiği onca yolda takılmamış bir tek denetime…
Bir bataklık yaratılmışsa, sivrisineklerden şikayet ancak aptalların işidir.
Türkiye’yi Dingo’nun ahırı olmaktan kurtarmayı,“Türkiye, Dingo’nun ahırı değildir!” söyleminden daha çok önemsiyoruz. İçerde, dışarıda, ekonomide, hukukta, eğitimde sağlıkta, ülkeyi laik demokratik, sosyal bir hukuk devleti yapmak yerine, “yaratılan fiili durumun peşine takılıp” yasa tanımazlığa meşruiyet kazandırmakla, ülke, Dingo’nun ahırı olmaktan kurtarılamaz. Dingo’lara daha da yer açar!...
“Eşeğin yerine semerini dövdükçe, sopayı semerin kıçında kırsanız, ne yazar!?.” Derdi ninem.
Ah bir anlayabilsek, semeri dövmekle eşek yola gelmez!...
*
Keramet sözde değil, eylemdedir!...
“Dingo’nun ahırı değil!” demekle, ne Dingo’lar yok olur, ne de o ahırın eşekleri.
*
Ülkede terör eylemi yaratanları “Türkiye'de hayat tarzları üzerinden, inanç farklılıkları üzerinden ayrışmaları ortaya koymaya çalışıyorlar” Denilerek suçlamaya bir gerekçe hazırlamaya çalışılıyor.
Bu saptama, terörün onlarca – yüzlerce yöntemlerinden birisi olabilir ama tamamı olamaz.. Adı üstünde, hain ve düşman, yararlanabileceği her yöntemi kullanacaktır. Ülkeyi yönetenlerin görevi de bu haince yöntemleri bertaraf etmektir. Siyasi başarının ölçütü, her seçimde sadece daha çok oy almak değil, ülke içinde, haine, düşmana, tüm Dingo’lara “ahır” kapılarını kapatabilmektir.
Tavizlerle sağlanan geçici başarılar, gelecekte hurma olur tırmalar!..,

Mehmet Halil Arık
Emekli eğitimci - DENİZLİ

Yorum Gönder

[facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget