Lefter'in Son Dersi - Oktay Ekinci

Her yönüyle “Fenerbahçe” demekti;ama “Beşiktaşlı”,lar, “Galatasaraylı”lar,hatta Trabzon,Bursa,Eskişehirspor gibi “eski” Anadolu kulüplerimizin taraftarları da Şükrü Saraçoğlu Stadında sarılacivertlilerle beraberdiler...
Ancak önemli milli maçlarda görülebilecek bu büyük duygu birliği Lefter içindi;çünkü o, sadece “milli” futbolcumuz değil,herkesin sevgilisi...
“ Ulusal gurur kaynağı”mızdı..
Cenaze haberlerini okuyan biri dedi ki, “Demek Hiristiyanmış!”
Evet...İster Hıristiyan,ister Müslüman,ister Musevi,hatta dinsiz;hatta,ister solcu,sağcı,liberal ya da muhafazakâr olalım;eğer bu vatanın evlatlarıysak,Lefter “hepimizin”di.
Nitekim 1925,te doğduğu Büyükada'nın Aya Dimitri Kilisesi'ndeki veda merasimine katılanların ve Rum Ortodoks Mezarlığın,da sonsuz dinlencesine uğurlayanların arasında,özgün giysili din adamlarının dışında,kimin hangi inançtan olduğu asla belli değildi...Herkes kendi duasını etti.
Çünkü Lefter Küçükandonyadis,tüm kişiliği ve kültürüyle örnek bir “yurttaşımızdı”. Yüreklerimizde “insan”lığıyla yer etmiş eşsiz bir spor efendimiz.saygın bir büyüğümüzdü.
Güleryüzlü ve'ciddi'
Çocukluk ve ilk gençliğimizin “mahalle” takımlarında top koşturduğumuz yıllar,Fenerbahçeli Lefter demekti...Tabii,örneğin panter kalecimiz Galatasaraylı Turgay,inanılmaz çalımlarıyla hayranlık duyduğumuz Beşiktaşlı Mikro Mustafa gibi,nice destanlaşan topçularımız da unutulmazlarımızda.. Ancak hangi takımı tutarsak tutalım.Lefter tüm gençlerin “futbol öğretmeni”ydİ.. Onun gibi olmak;ona benzemek...Kim bilir kaç çocuğun rüyası olmuştur.
Televizyon olmadığından,sinemalarda filmden önce gösterilen siyah-beyaz “maçlardan özetler”de Lefter'in gollerini kaçırmamak için tuvalete bile gitmediğimizi anımsarım.Bilet alamadığımız maçlarda,ancak sahanın yarısını görebildiğimiz Gazhane tarafındaki tepeden Lefter'i “bedava” seyretmenin keyfini ise anlatamam...
Yıllar sonra Büyükada'ya gittiğimizde devamlı takıldığı “Yüksek Kahve'” de bekledik...
Neyse ki son vapurdan önce geldi.Tokalaştık,hatırını sorduk,O güleç ama “ciddi” bakışları nasıl da eskisi gibiydi...
İtalya'ya transfer olduğunda adeta yas tutmuştuk.Döndüğünde bütün Türkiye bayram yapmıştı.O dönemlerde futbolcular takım değiştirmez,emekli oluncaya dek aynı formalarıyla oynarlardı.Gazetelerde “eski takımına gol attı” gibi futbolculuğa hâlâ pek yakıştıramadığım haberler de çıkmazdı.
Yaşamın da 'ordinaryüs'ü Balıkçılık yapan babası Rum,annesi ise Türk'tü.En unutamadığı çocukluk anısı,Büyükada'ya gelen Atatürk'ün paltosuna dokunma yarışında arkadaşlarını geçip bunu başardığı için Ulu Önder'in başını okşamasıydı.Şimdiki liderlere değil dokunmak, “güvenlik terörü” yüzünden yaklaşmak bile mümkün müdür.
40'lardaki “gönüllü” katıldığı vatan görevinde “Mehmetçik” liği 4 yıl sürdü.50 kez milli formamızı giyerek ilk altın madalyayı aldı.Futbolunu 832 golüyle süsleyen Lefterimiz,yaşamını noktalarken yine “ders” verdi.Türkiye'de yüzde 99'un Müslüman olduğunu ikide bir söyleyen “malum” siyasetçilere karşı.Cumhuriyetimizin tüm inançları kucaklayan bir “çağdaş yurttaşlık kültürü” ne dayandığını,futbol dünyamızdaki lakabı olan “ordinaryüs” bilgeliğiyle yeniden anımsatmış oldu.
Lefter bu tarihsel armağanlyla huzurla uyuyacak...Yeter ki değerini bilelim;hiçbirimizin “azınlık”olmadığını yürekten benimseyelim .

Oktay Ekinci/Cumhuriyet

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget