Tunceli, Başbakan'dan ne bekliyor? - Rıza Zelyut

Eğer Türkiye'ye hizmet etmek istiyor isek...
Eğer demokrasimizi geliştirmek niyetinde isek...
Eğer insan haklarını tabana indirmeye çalışıyorsak...
O zaman önce bugüne bakmalıyız.
Dersim işi de öyle...
Herkes artık kabul etmelidir ki bugün Dersim geride kaldı; çünkü Tunceli var.
***
Yaşayan Tunceli için Başbakan Erdoğan'ın yapacağı çok önemli bir iş var. Bunu kendisine Tunceli halkı adına duyuruyorum:
Son dört yılda 3 kez Tunceli'ye gittim. Oradaki insanlarla konuştum.
Bu insanların  birinci sorunu 1937-38'deki olaylar değil, 1990'ların olayları...
Ne demek bu?
Gidin; Tunceli köylerine bakın. O köylerden gelmiş insanlarla görüşün...
Göreceksiniz ki size ilk önce 1990'ların başında yakılan köylerden söz edecekler.
Terörle mücadele adına; köyler yakılmış; insanları sürülmüş...
İnsanların; tarlaları, ahırları,  hayvanları elinden gitmiş.
Yoksulluğa, daha doğrusu sefalete mahkum edilmiş bu insanlar.
Köyleri yakılan; kendileri sürülen bu insanlar; evsiz barksız ortada bırakılmış. Akrabası olanlar onların yanına sığınmış. Binlerce çaresiz insan Tunceli dışına gitmek zorunda kalmış; perişan edilmiş. Bir bölümü de şu şehirde bu şehirde tek göz odalara sığınıp kocaman ailesi ile orada yaşamaya çalışmış.
Özetle tam bir sefalet ve rezalet...
***
İşte Sayın Başbakan; bugün hala evsiz barksız sürünen bu  Tunceli köylülerine sahip çıkmalıdır.
Yakılan köyler yeniden canlandırılmalıdır.
Bu yapılamıyor ise, evleri yakılan; tarlaları yıkılan; hayvanları telef edilen o köylülere devlet tazminat ödemelidir.
Ayrıca Tunceli'nin uygun yerlerine, o evleri yakılan insanlar için TOKİ ev yapmalı; bunları da hak sahiplerine bedava vermelidir.
Maliye Bakanlığı da bunun giderini karşılamalıdır.
Eğer; terör olaylarında ölenleri geri getiremiyor isek; o zaman kalanları perişan etmeyelim.
Terörün acısını o masum insanlara çektirmeyelim...
Ben; Tunceli'deki o mağdur insanların bu beklentisini Başbakan Erdoğan'a iletiyorum.
Eğer Sayın Başbakan bu konuda bir adım atarsa; eminim ki Tunceli'den işte o zaman olumlu bir karşılık alacaktır.
İşte ancak o zaman Tunceli halkı için gerçekten de iyi şeyler düşündüğünü ispat etmiş olacaktır.
Bu konuda beni aracı yapan Tunceli'nin o mağdur halkı adına; Başbakan Erdoğan'a bu işi ikide bir hatırlatacağım.

KÜFREDEREK OLMAZ

Dersim olayları ile ilgili yazılarım yüzünden Tuncelili olduğunu söyleyen birileri bana ana-avrat küfrediyor.
Bu da gösteriyor ki bazıları okumuş olsalar bile; 2011'de yaşadıklarının farkında değil. Bunlar, 1930'ların dünyasından bugüne bağırıyorlar.
Biliyorum; orada çok acılar yaşandı; bunu inkar eden yok.
İsyanı bastırmayan giden askeri eleştirelim; eyvallah.
İyi de oranın temiz ve mazlum insanını eline tüfenk vererek toplu, tayyareli ordunun karşısına diken kim?
Onu niye sorgulamıyoruz?
Gelin; küfretmeyi bırakın; tarihle samimi olarak yüzleşelim.
Orada kumanda edenleri de halkı kandırıp askerin karşısına dikenleri de eleştirelim.
Böylece; Tunceli'nin ruhunu karartmayalım.
Tunceli'ye hizmet etmek istiyorsanız da benim yukarıda dile getirdiğim türden işlerle ilgilenin biraz.
AKP iktidarından Tunceli'nin hayat seviyesini yükseltecek yatırım isteyelim.
Devletle savaşmak yerine devletin imkanlarından Tunceli insanının da faydalanması için mücadele edelim.
Umarım ki tarihten düşmanlık üretmeye  kalkışan bazı Tunceli örgütleri de böyle somut bir beklenti ile ortaya çıkarlar...

Rıza Zelyut/GÜNEŞ

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget