Çocuk tecavüzünde ‘rıza’dan söz edemezsiniz! - Ruhat Mengi

Dün Yargıtay 1’inci Başkanlığı “Mardin’de 13 yaşındaki N.Ç ile ilgili tecavüz davası” konusunda bir açıklama yaparak “yargılama safahatinin henüz tamamlanmadığını, mahkeme kararının bir kısmını Yargıtay’ın onadığını bir kısmının ise bozulduğunu, yargılama tamamlanmadan gösterilen tepkilerin adil yargılama ilkelerini zedeleyeceğini” bildirmiş. Kusura bakmasınlar ama “bir çocuğa 26 kişinin (bir 32 deniyor, bir 26, kaç sapık olduğu belli değil) tecavüz davasında ‘çocuğun rızası olduğunu’ kabul eden” Yargıtay yargılamayı tam bitirdikten sonra yapacak ne kalıyor acaba? Mesela “karar düzeltme”leri istense düzeltecekler mi?

Hangi “adil yargılama”dan söz ediliyor, 13 yaşındaki çocuğa 26 sapığın tecavüz davası tam 8 yıl sürer ve sonunda “henüz ilkokul çağında denebilecek bir çocuk isteyerek 26 kişiyle birlikte olmuş” gibi skandal bir karar çıkarsa buna dünyanın hangi ülkesinde adil yargılama denebilir? Adil ise neden bakanlar, hukukçular ayaklandı, herkes mi yanlış yapıyor? Yoksa kendi yanlışlarını görmeleri için millet sokağa mı dökülmeli, o da olacak beklesinler.

4 KEZ AMELİYAT OLMUŞ

Kadın ve Aileden Sorumlu bakanlar Hasan Gemici ve daha sonra Güldal Akşit’in isteğiyle N.Ç’yi koruma altına alan İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürü Kahraman Eroğlu çocuğun “uğradığı tecavüzler sonunda oturmakta güçlük çektiğini, 4’ten fazla ameliyat geçirdiğini, geceleri uyuyamadığını, büyük travma yaşadığını ve bu travmayı kolay kolay atlatamayacağını” açıklıyor. N.Ç’nin hem psikolojik, hem fiziksel tedavi gördüğünü söylüyor.

Bir çocuğa uygulanan bu vahşetin, 26 sapık tarafından hayatının mahvedilmesinin, bu ölümden beter felaketin hukuki karşılığı bu mudur? Bırakın en çabuk şekilde bitirilip suçluların da en ağır şekilde cezalandırılması gerekirken davanın 8 yıl sürmüş olması skandalını, 4 kez ameliyat geçirecek hale getirilmiş “çocuğun rızası”ndan söz edebilmek ne demektir? Böyle mahkemeye güven kalır mı?

BİZİM YASALARLA KARAR VERiLEMEZ!

Yargıtay Başkanlığı N.Ç ile ilgili onanan kararların 2002-2003 yıllarındaki mevcut yasaya göre verildiğini, “rıza” meselesinin de buradan geldiğini söylüyor. Zira “tecavüz olaylarında çocuğun rızasını aranması” saçmalığı 2005 yılında yasadan çıkarıldı (o yıllarda bu rezalete gösterdiğim tepkiler nedeniyle bana açılan davaları ve hepsini kazanmamı hatırlayalım). Ama Türkiye yasalarında olsa da olmasa da böyle bir karar verilemez zira Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 1995’te imzalanmıştır, o sözleşmeye göre 18 yaş altı çocuktur ve o sözleşmedeki maddeler kapsamında korunması, kararların da buna göre çıkması gerekir.

AKP’li Çelik ve Kadın Bakanı Fatma Şahin aynı gün en doğru tepkileri verdiler (arkasından bir çok hukukçunun benzer itirazları medyada yer aldı), Ömer Çelik “bu kararın bir insanlık suçu olduğunu” söyledi ki aynen öyledir. Sadece öyle olmakla da kalmaz, bu yanlış kararlar ülkenin diğer çocuklarını da “artık cezadan da korkmayacak tecavüzcü sapıkların” tehlikesi altına atar. Aslına bakarsanız bu kararları veren hakimlerin psikolojik durumlarına da şüpheyle bakmak mümkündür, bu bir yana çocuk tecavüzünü teşvik anlamındaki böyle bir karara imza atanların da yargılanması gerekir.

İşte bu noktada AKP’nin çıkardığı “hakim ve savcıların verdikleri yanlış kararlardan dolayı cezalandırılamayacağı, sorumluluğun devlete ait olacağı” şeklindeki yasanın zararı açıkça ortaya çıkıyor.

Sonuç olarak, Yargıtay da mahkemenin hatasını düzeltmediği takdirde başta Birleşmiş Milletler’e, dünya ülkelerine bu skandal mutlaka duyurulacak, Türkiye de ayağa kalkacaktır. “Adil yargılama ilkeleri”ni ona göre düşünsünler.



****


Beşiktaş Belediyesi’nde neler oluyor?


Günlerdir “sokak hayvanları ile ilgili” yazılarıma geri dönmek için uğraşıyorum ama öyle çok olay var ki fırsat bulamadım. Oysa çalışmalarıma ara vermiş değilim, kışın onların daha da çaresiz kalacağını, soğukta çoğunun sığınacak yerleri olmadığı için hastalanacağını, yiyecek bulmalarının çok daha zor olacağını biliyor, çözümler arıyorum.

Bu arada Sarıyer Belediyesi’ne ait Kısırkaya Geçici Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’ne defalarca gittim, oradaki şartların düzeltilmesi için Başkan Şükrü Genç’le görüştüm. Başkan’ın ilgisi sonucunda; soğuğa ve yağmura açık taş bölmelerde tutulan hayvanlar için kapalı bölmeler yapılmaya başlandı. Çok yakında tekrar gideceğim ama bu merkezlerde tek bir veteriner hekimin bulunması (ki burada Cihan Bey elinden gelenin fazlasını yapıyor) yeterli olmuyor, yardımcı elemanlar da eksik olunca barınaklar hayvan cezaevine dönüyor, oysa yasa gereği belediyeler bu konuya eğilmek zorunda..

Beşiktaş Belediyesi’nin Mediko’daki Hayvan Kliniği’ni birkaç kez yazarak ‘Veteriner Hekim Zeki Şahinoğlu’nun burayı büyük başarıyla yürüttüğünü, çok sayıda sokak hayvanını kısırlaştırdığını, operasyonlarıyla en ümitsiz hastaları bile hayata döndürdüğünü’ anlatmıştım. Yani bu kliniği övmeme “Dr Zeki Bey’in benim de birçok kez şahit olduğum başarısı ve işine aşık bir hekim olması” neden olmuştu. Ama bizde başarı cezasız kalır mı, son haftalarda gelen çok sayıda şikayet sonunda Zeki Şahinoğlu’nun bu klinikten uzaklaştırıldığını öğrendim.

Belediye Başkanı İsmail Ünal’ı arayarak bu kliniği bilen hayvanseverlerden gelen şikayetleri ilettim ve bu uzaklaştırmanın başarılı bir hekime durup dururken hangi nedenle yapıldığını sordum. Başkan Ünal “Haberinin olmadığını ve hemen araştıracağını” söyledi ama şikayet mektupları devam ettiğine göre Zeki Şahinoğlu görevine dönmemiş. Zeki Bey’i aradım ve ona sordum, üzgün ses tonu ve konuşmaktan kaçınması “ortada bir haksızlık olduğu” duygumu güçlendirdi. Başarıyla yönetilen veteriner klinikleri, hele de belediyelere ait olanlar çok az, bu nedenle şimdi bir kez de yazarak soruyor ve Başkan Ünal’ın böyle bir hataya, haksızlığa fırsat vermemesini diliyorum. Ben vermeyeceğine inanırım ve umuyorum ki gelecek cevap da bu inancımı haklı çıkaracaktır.

MUCİZE HEKİMLER

Veteriner hekimlerden söz açılmışken önce İstanbul 4. Levent’te 24 saat açık Veterinerium’un tüm doktorlarını, sonra da İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nin göz doktoru Doç. Dr. Murat Şaroğlu’nu kutlamadan geçemeyeceğim. Hepsi de teşhiste ve tedavide süper doktorlar, eğer hayvanlarınızın sağlık problemi varsa, göz sorunu varsa onlara koşun, muhteşemler!

Ruhat Mengi/VATAN

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget