Menderesin Fedaileri Bölükbaşı’yı Hapiste Öldüreceklermiş

Osman Bölükbaşı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmadan dolayı iktidar zoru altında bulunan hâkimlerin kararıyla, parlamentodan alınıp hapse atılmıştır.

Menderesin Fedaileri Bölükbaşı’yı Hapiste Öldüreceklermiş
Hepimiz siyaset dünyasında epey dedi doku duyduk duyuyoruz.  Başbakan Menderes’in fedailerinin hapiste bulunan Osman Bölükbaşı’yı öldürtme girişimi olayını hiç duymamıştım. Bir rastlantı sonucu duyduğum bu olayı sizinle paylaşmak istedim.
13 Haziran 2016 günü Ostim’e-Metroya gitmek üzere durağa geldiğimde, orada elindeki eczane poşetinde ilaçları olan 77 yaşında olduğunu öğrendiğim bir adamla karşılaştım. Anadolu insanları yan yana geldikleri zaman, birbirlerine, “nerelisin” diye sorarlar;  biz de 70 yaşı üstü iki kişi birbirimize “nerelisin” diye sorduk.  O  “Yozgat’lım”,ben de Kaman’lıyım, dedim.
İsmini dahi soramadığım, zayıfça bu adam, “Kırşehir Kaman ha”  dedi ve devam etti: “siz Kaman’lılar,  “Kırşehir’liyim, demiyorsunuz da, hep Kaman’lıyım diyorsunuz. Sordukları zaman siz vilayetinizi niye söylemiyorsunuz. Babanız Kırşehir,  ananızı söylüyorsunuz, “ula gırık dölü müsünüz siz” dedi. Ben şoke oldum ama bozuntuya vermedim, adamı konuşturmak istedim, gülümsedim,  yapma ağır oluyor, dedim o da gülümsedi.

Adama anlattım. Rahmetli Menderes, Kırşehir’li politikacı MP Genel Başkanı Osman Bölükbaşı, hemşerimiz.  Kırşehir’den oy alamadığı için Menderes, Bölükbaşı’ya kinlenirmiş. Bakmış ki olacak iş değil, görülmemiş bir partizanlık yaparak, kaza olan Nevşehir’i vilayet yapmış, Kırşehir’i de kaza yapıp Nevşehir’e, Kaman’ı da Ankara’ya bağlamış. Sonra düzeltilmiş ama biz Kaman’lılar bundan gelen bir alışkanlıktan olsa gerek soranlara Kaman’lıyız diyoruz.  Sonra, Kaman Ankara’ya yakın olduğundan Kaman’lılar, “belki Kırşehir’de bulamam, Ankara’da daha uygununu bulurum düşüncesi ile Kırşehir’e değil, Ankara’ya gelip giderler. Sabah gelinip akşam dönülebilir. O nedenle Kamanlıyım deriz, dedim.
Adam ikna olmuş mudur bilemem ama hiç duymadığım şu olayı anlattı:
“Osman Bölükbaşı, Menderes’le takıştığı için onu hapse attırmıştı. Şimdi müze olan Ankara Ulucanlar Cezaevinde yatarmış.
Bizim oralarda hanımın köyünden “Deli Ali” derler bir adam da cinayetten müebbetle aynı cezaevinde yatarmış. Cezaevinde yatarlarken, bir gün Osman Bölükbaşı tuvalete gidermiş, arkasından da, sonradan para ile tutulan cezaevinde yatan iki katil ellerinde bıçakları ile Bölükbaşının arkasından yaklaşırlar. Bu bizim Deli Ali de dal boylu, babayiğit bir adam, adamların ellerinde bıçakla kötü niyetini anlamış, onu öldüreceklerini hemen hissetmiş. Deli Ali Osman Bölükbaşı’nı çok severdi. Hemen o da sakladığı bıçağını çıkarıp peşlerinden dalıyor.  Onlar Osman Bölükbaşı’nı öldürmek için içeri dalacağı sırada, Deli Ali bıçağı ile onara yanaşıyor ve ikisini de öldürüyor. Deli Ali’yi başka cezaevine sürgün ettiler, ama Osman Bölükbaşı’yı öldürülmekten kurtarmış”.
Bu hiç duymadığım korku filmi gibi olay karşısında şaşırdım kaldım. Çünkü bu olay kamuoyuna hiç yansımadı, duyulmadı.  Baktım otobüs durağa yanaştı, hemen elimle veda işareti yapıp otobüse bindim.
Otobüste bunu düşündükçe bu olay beni nerelere kadar götürdü.
Menderesin Fedaileri Bölükbaşı’yı Hapiste Öldüreceklermiş

MENDERES EN BÜYÜK KÖTÜLÜĞÜ KIRŞEHİR’E YAPMIŞTI.
Kırşehir 30 Haziran 1954’de 6429 sayılı bir yasa ile Demokrat Parti iktidarının “siyasal ceza”sına muhatap olarak, TBMM’ inde ilden ilçeliğe düşürülmesine 39'a karşı 285  oyla  karar verilmişti. Böylece Menderes, Bölükbaşına- ve de dolayısıyla Kırşehir’e kızdığı için, partizanlığı zirveye çıkarmış, Kırşehir’i kaza yapmıştı. Türk Demokrasi tarihine de ibretlik kara leke olarak yazılmış oldu.
Aynı yasayla Kırşehir, ilçe iken il yapılan Nevşehir’e bağlanmış, Kırşehir’in ilçeleri de çevre iller arasında dağıtılırken, eski ilçelerinden Çiçekdağı Yozgat’a, Kaman Ankara’ya, Hacıbektaş, Mucur ve Avanos da Kırşehir’le birlikte Nevşehir’e bağlanmıştır.
Bu durum Kırşehir'de büyük tepkilerle karşılanmış, hak ozanları bunun üstüne destanlar yazmıştı. Partizanlık devlet eliyle öylesine yapılır hale gelmişti ki, Demirel hükümetleri zamanındaki tıpkı “Milliyetçi Cephe” gibi “Vatan Cephesi” türetilmiş, DP ye üye olan olmayan kişiler oraya kayıt edilmiş, her gün de devletin radyosundan halka isim isim duyurulmuştu. O günleri hatırlıyorum, “ajans” denilen haberlerden sonra, “şimdi Vatan Cephesine”  kayıt olanları veriyoruz” diyerek düzinelerce güya DP ye kayıt olmuş insanlar ilan edilirdi.
Menderesin Fedaileri Bölükbaşı’yı Hapiste Öldüreceklermiş

BÖLÜKBAŞI İLE BİRLİKTE İNÖNÜ DE BU KİNDEN PAYINI ALMIŞTI
Bu ayıp sadece Kırşehir'e yapılmamıştı. Muhalefet eden Demokrat Parti harici partileri destekleyen İsmet İnönü’nün memleketi Malatya'da iki il olarak bölünüp. Malatya ili içerisinden Adıyaman türetilmişti.
Osman Bölükbaşı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa Meclis kürsüsünde  yaptığı konuşmadan dolayı iktidar zoru altında bulunan hâkimlerin kararıyla, parlamentodan alınıp hapse atılmıştır. Dokunulmazlığı kaldırılan Bölükbaşı hakkındaki karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve 2 Temmuz’da sorgusu yapılan Bölükbaşı,  Ankara Merkez Cezaevi’ne götürülmüştür.
Eğer yolunuz düşerse, şimdilerde müze olan Ulucanlar Cezaevinin 10 numaralı koğuşunda Bölükbaşı,  Ecevit gibi nice meşhurların yattığı odayı ve yatağı  görürsünüz. [1]
Menderesin Fedaileri Bölükbaşı’yı Hapiste Öldüreceklermiş

MENEDERES’İN DEMOKRAT PARTİSİ  (DP) ÂŞIK VEYSEL’E DE BASKI YAPMIŞ
Vatan Cephesi”nin vardığı boyuta ilginç bir örnekte dönemin Halk Ozanı Âşık Veysel’in “Vatan Cephesi”ni kasteden şiiridir.
Vatan Cephesi; Kamplaşma yaratmanın, toplumda ikilik meydana getirmenin, “biz ve onlar” ayırımı yapmanın, toplumu ayrımcılığa itmenin Türk demokrasi tarihinde en kötü örneğini teşkil etmiştir. Sonuçta ne olursa olsun hiçbir şekilde savunulmayacak ve savunulması doğru olmayan bir askeri müdahalenin en önemli gerekçelerinden biri de “Kırşehir faciası”ile birlikte bu “Vatan Cephesi” olmuştur. Ya şimdiki RTE, tarafsızlığı bile kabul etmiyor, “bitaraf olan bertaraf olur”  diyerek vatandaşı tehdit ediyor.
Âşık Veysel’in oğlu Bahri Şatıroğlu’nun anlatımlarına göre dönemin Vali’si, Veysel’in “Vatan Cephesi”ne kaydolmasını, partiye (Demokrat Parti kastediliyor) geçmesi için çok gelip gider. Veysel kabul etmez. Âşık Veysel'in belletmenlik yaptığı Pamukpınar (Yıldızeli) Köy Enstitüsü ile ilgili bir olaydan sonra iyice canı sıkılır.   Karlı, tipili bir kış günü Pamukpınar'dan geçerken yetkililer Veysel'i içeri dahi almazlar. Bu duruma çok üzülen Veysel artık iyiden iyiye iktidarın karşısında yer alır ve şu şiirini söyler:

Demokrasinin budur rejimi
Vatan milletindir, kim kovar kimi
Sıkma savcıları, kovma hâkimi
Şekavet yok, adalet var bu yolda

Topkapı'da, Kayseri'de, Uşak'ta
Kimin hakkı vardır, bu sefil halkta
Parmaklar oynuyor türlü nifakta
Selamet yok, felaket var bu yolda

Radyo denilen milletin malı
Neşriyatlar tarafsızca olmalı
Hakimiyet milletindir bilmeli
Esaret yok, hep millet var bu yolda

Manasız mantıksız “Vatan Cephesi”
Vatan milletindir bu neyin nesi
Maksat Menderes'in seçim dalgası
Menderes yok, memleket var bu yolda

Milletsiz bir devlet yoktur olamaz
Eğri bakan aradığın' bulamaz
Hiçbir parti ebediyen kalamaz
Şikâyet yok, nihayet var bu yolda

Veysel söyler ama duyulmaz sesi
Doğru diyene diyorlar asi
Böyle değildi şu demokrasi
"Tahkikat" yok, hürriyet var bu yolda

“Kemal Paşa Yok Ki Kime Gidelim? Menderes’e Bu İş Ar Bölükbaşı…”
Kırşehir'in il olması üzerine mecliste Adnan Menderes, Celal Bayar ve Demokrat Parti aleyhine çok sert bir  konuşma yapan Kırşehir Milletvekili Osman Bölükbaşı'nın dokunulmazlığı kaldırıldı. Ceza aldı, hapis yattı. Tekrar çıkarken hapiste mazbatasını almıştı. Bölükbaşı tek kişilik bir ordu gibi, TBMM de Menderes’e karşı demokrasi mücadelesi vermişti.
Bölükbaşı’nın hapse atılması  tüm Kırşehir halkını üzmüş, Toklumen’li Âşık Sait’in oğlu Âşık Seyfullah Değirmenci tepkisini şu dizeleriyle Menderes partizanlığına karşı hemşerisi Bölükbaşını destanlaştırmıştır.

Demir kırat sana vurdu kilidi            
Çırpınıp kilidi kır Bölükbaşı                    
Zapt olunmaz Kırşehir’in yiğidi              
Seni susturması zor Bölükbaşı
 …………………….
Böyle koç yiğide mahpus neylesin            
Kırsın zincirleri asla n kükresin
Çıksın meydanlara coşup söylesin
Menderes’e bu iş ar Bölükbaşı
………………………
Bu durum Kırşehir'i on yıllarca geri götürmüş, yeterli yatırımları alamamış, Kalkınma hızı dibe vurmuştur.
Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran, Âşık Paşa, Yunus Emre, Şeyh Edebali gibi büyük bir coğrafyaya nüfuz edebilmiş Anadolu Türk mutasavvıflarının yetiştiği eski ve köklü bir  Vilayetin ‘bana oy vermedi’ keyfiyetiyle ilçe yapılması herkesi derinden yaralamıştır.
 Kırşehir’in ilçe yapılmasının yankıları sürerken, Mucur İlçesi’nin Geycek Köyü’nden Âşık Hasan da uzunca bir şiir yazar ki; bazı dörtlükleri şöyledir:

Elli dört senesi bahar ayında,
Vilayetti kaza oldu Kırşehir
Terakki yılları yirminci asırda,
Açan gül idi soldu Kırşehir.
         
Halimiz yamandır nasıl edelim?
Derdimizi dostlar kime diyelim?
Kemal Paşa yok ki kime gidelim?
Sahipsiz arada kaldı Kırşehir.

Kırşehir’de Muşkara’ya aralı,
Kazaları birbirine sıralı,
Bölükbaşı senden hesap soralı,
Demirkırat  öcün aldı Kırşehir.
         
Menderes bu dünya sana da kalmaz,
Bir oy için koca Kırşehir yanmaz,
Adliye bakanı Osman utanmaz,
Öz evladın başını yardı Kırşehir.

Derdine bulunmaz asla bir çare,
Kalbine ok değdi yüreği yâre,
Siyaset elinde oldu bin pare,
Bayar kin eyledi böldü Kırşehir,
         
Elli dört senesi yazıldı destan,
Destanı söyleyen Nebioğlu Hasan
Bülbül figan eder nerde gülistan
Tutuştu otlara yandı Kırşehir.[2]

 Nasıl ki şimdiki AKP-RTE faşist yönetimi  “ileri demokrasi” ve de  “din, iman, türban, imam hatip” diyerek halkı kandırıp iktidara oturdu ise,  Menderes yönetimi de “yeter söz milletin” diyerek sözde demokrasi havarisi kesilip kendi “istibdat” yönetimini kurmuştu. Öyle ki, Menderes, “siz isterseniz Hilafeti bile geri getirirsiniz”  diyerek gericilere yeşil ışık yakarken, “biz istersek odunu bile seçtirebiliriz”  diyerek babalanıyor, muhalefeti ezmeye çalışıyordu. Darbelere karşıyız, ama bizim de demokrasi siciliz pek düzgün değildi hani. Şimdilerde muhalefet liderinin döşüne mermi attırmadan tutun da, daha nelere kadar, şimdiki muktedir Menderes’ten de beş beter.

Cevat Kulaksız
 ckulaksizster@gmail.com
.
SONNOTLAR
[1] http://turkyurdu.com.tr/1625/siyasetin-ulu-cinari-osman-bolukbasi.html

[2] http://kirsehiringunisigi.com/tr-TR/haberler/175/.U_jJOMUEYUo.facebook

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget