Gündüz Akgül: Yaşamımızdaki ‘İlk’ler…

Gündüz Akgül: Yaşamımızdaki ‘İlk’ler… İlklerin çoğu yasal olmamakla birlikte dayatılmakta, yasal olanlarda yeni bir yaşam tarzı belirlediğinden alışılması zaman almaktadır…

Gündüz Akgül: Yaşamımızdaki ‘İlk’ler…
İnsanoğlu yaşamında karşılaştığı ilklere ya zor alışmakta veya birçoğuna alışmayarak kabul etmemektedir…
Son yıllarda yaşamımıza o kadar çok ilk girdi ki alışmakta zorlanıyoruz…
İlklerin çoğu yasal olmamakla birlikte dayatılmakta, yasal olanlarda yeni bir yaşam tarzı belirlediğinden alışılması zaman almaktadır…
Zaman tünelinden şöyle bir geriye gidip ilklerimiz baktığımızda;
-İlk defa, Cumhurbaşkanı yurttaşlar tarafından seçiliyor…
-İlk defa, yurttaşlar tarafından seçilen Cumhurbaşkanı, Anayasaya aykırı olarak patisiyle ilişiğini kesmiyor ve partisi adına siyaset yaparak “Ben halk tarafından seçilen bir Cumhurbaşkanı olduğum için yarattığım fiili duruma Anayasa uydurulsun” diyor…

-İlk defa, yandaş hukukçular, Anayasaya uygun olmayan bu durumu savunarak hukukun üstünlüğünü göz ardı ediyor…
-İlk defa, Cumhurbaşkanı “Ben Anayasa Mahkemesinin kararını tanımıyor ve uymuyorum “ diyor…
- İlk defa, Cumhurbaşkanına hakaret suçları konusunda açılan davalar tavan yapıyor…
-İlk defa, yapılan genel seçim sonucunda bir hükümet kurulamıyor, 5 ay sonra tekrar seçim yapılıyor…
-İlk defa, bir partinin Genel Başkanı mahkemenin verdiği karara uymayacağını, kendisi isteği tarihte kurultayı toplayacağını söylüyor…
-İlk defa, bir parti Genel Başkanı TBMM’de görüşülen bir yasa için (Anayasa değişikliği) “Bu yasa Anayasaya aykırıdır, ama evet oyu kullanacağız” diyor…
-İlk defa, Anayasada konu ile ilgili madde olmasına karşın, işletilmeyerek ek madde kabulü ile milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılıyor…  
-İlk defa, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından çıkarılan bir atama kararnamesiyle yargı mensuplarının üçte birinin yeri değiştiriliyor, kimisi için sürgün, kimisi içi ödül kararnamesi olduğu savıyla, bir bölüm Yargıç ve Cumhuriyet Savcısı tarafından HSYK binasına siyah çelenk bırakılarak protesto ediliyor…
-İlk defa, terörü sonlandırmakla birinci derece sorumlu olan İktidar partisi yerine, şehit cenazesinde muhalefet partisi Genel Başkanı protesto ediliyor…
-İlk defa, muhalefet partisi Genel Başkanı, yeteri kadar korunmadığından bahisle “bundan sonra kendi güvenliğimizi kendimiz alacağız” diyor…
-İlk defa, “bu suça ortak olmayacağız” diye bildiri dağıtan akademisyenlere, yer altı dünyanın ünlülerinden olduğu söylenen biri,  "Oluk oluk kan akıtacağız ve kanlarınızda duş alacağız" diyor ve gereği yapılmıyor…
-İlk defa, bir şehit cenazesinde,  tüm yetkililer orada olmasına karşın, muhalefet partisi Genel Başkanının önüne dolu mermi çekirdeği bırakılıyor, yasalarımıza göre tehdit oluşturan bu suçun sanığı serbest bırakılıyor…
-İlk defa, Başbakan istifaya mecbur ediliyor ve yapılan Kurultayda, önceden belirlenen kişi parti Genel Başkanlığına aday yapılıyor, Kurultayda oy birliği ile seçiliyor ve Başbakan oluyor…
İlk defa, laik Türkiye Cumhuriyetinin Büyük Millet Meclisi Başkanı, “Laiklik bir kere yeni anayasada olmamalıdır” diyor…
İlk defa, 90 yıllık laik Türkiye Cumhuriyeti için, “90 yıllık reklam arası” deniliyor...
Garip bir ülke olduk. İlklerimiz, bir yazıya sığmayacak kadar çoğalmaktadır…
Görüldüğü gibi ilkler pek iç açıcı değil…
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete…

13.06.2016
Gündüz AKGÜL
Emekli Cumhuriyet Savcısı

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget