Gündüz Akgül: Bizim Ezgi…

Gündüz Akgül: Bizim Ezgi…Ezgi, yaşadığı koşullarda TEOG sınavlarında sorulan 120 sorunun tamamını doğru yanıtlaması alkışlanacak büyük bir başarıdır…

Gündüz Akgül: Bizim Ezgi…
Sevgili dostlar,
Duyduk, duymadık demeyin…
Yazılı ve görsel medyada haber konusu olan öncelikle Vartoluların, sonrada tüm Türkiye’nin gurur duyması gereken Ezgi Beytaş bizim Ezgi’miz…
Neden bizim?
Ezgi’nin ailesinin oturduğu Varto İlçesine bağlı Dağlıca (Caneseran) köyü Seyit Kamer Mezrası benim köyüm Çallıder’nin (Harik) kuzey doğuna düşen yarım saat uzaklıkta bir yerleşim merkezidir…
Ezgi’nin benim kuşağımda olan tüm aile büyüklerini tanırım…
Okumuş öğretmen olmuş kuzenleri benim dönem arkadaşlarımdır…
Bu nedenle bizim Ezgi diyorum…
Ezgi, yaşadığı koşullarda TEOG sınavlarında sorulan 120 sorunun tamamını doğru yanıtlaması alkışlanacak büyük bir başarıdır…
Sayın Deniz Kavukçuoğlu, Cumhuriyet Gazetesinde Ezgi’nin yaşamını, varlıkla aile çocukları yaşıtlarıyla karşılaştırmış ve Ezgi’nin başarısını çok güzel değerlendirmiştir…
Ezgi gibi Doğu ve Güneydoğuda, terör nedeniyle harabeye dönmüş kentlerde yaşayan ve TEOG sınavlarında başarı gösteren diğer çocuklarımızı da gururumuzdur, kutluyorum…
Ezgi’nin başarısı beni çok eskilere götürdü…
O günden bu güne kadar Vartolu çocukların hangi zor koşullarda okuduğunu bilenlerdenim…
Okula başladığım 1948-1949 Eğitim yılında bucağımız Çaylar’a (Büyük Üstükran) bağlı 23 köyün 7’sinde okul vardı. Bu okulların 5’inde 3’üncü sınıfa kadar, 2’sinde ise 5’İnci sınıfa kadar eğitim yapılıyordu…
Ben 3 yıl eğitim yapan Teknedüzü (Badan) köyünde okula başladım…
4 ve 5’inci sınıfı ise Çaylarda okudum…
5’inci sınıfa kadar eğitim yapan ikinci köy ise Ezgi’nin oturduğu mezranın bağlı olduğu Dağlıca köyü idi…
İlkokul 1’inci sınıftan son sınıfa kadar her sabah köyümüzden okula gider, akşam tekrar köyümüze dönerdik…
Kışın kar yağışının bir metreyi bulduğu koşullarda biz yaştaki çocukların hangi koşullarda gidip geldiğinin zorluğunu bilirim…
İlkokul bitince ilçemizde Ortaokul olmadığından, zorunlu olarak Erzurum’a gittim…
O dönemlerde İlkokulu bitirenler, yörenin koşulları ve maddi olanaksızlıklar nedeniyle çoğu eğitimine devam edemiyorlardı…
Anımsadığım kadarıyla Bucağımızda benden büyük olup Ortaokul ve liseye devam edenler ve sonra da yüksek tahsil yapanlar, değerli ağabeylerimiz, rahmetli Tekin İleri Dikmen, rahmetli Atilla Fırat ve Özdemir Güzelbağ’dı…
Benim kuşaktan ortaokula devam edenler ise (Öğretmen okuluna giden 3-4 kişi hariç) sadece 8 kişiydik…
Bu sekiz kişiden, rahmetli Engin Dikmen, rahmetli Zeki Yıldız, Ekin Dikmen, Ali Bektaş ve ben yüksek tahsil yapabildik…
Bunları neden yazıyorum?
Aradan 70 yıl geçmesine karşın, Ezgi’nin yaşam koşulları da gösteriyor ki o bölgede hala zorluklar devam ediyor…
1966 Varto depreminden sonra büyük şehirlere göç eden Vartoluların çocukları, babalarının fedakârlıkla kendilerine hazırladıkları koşullarda okudular ve bu gün, gurur duyacağımız yüzlerce Doktor; Kaymakam, Yargı, Cumhuriyet Savcısı, Mühendis, Öğretim görevlisi Vartolu var…
Bizim Ezgi, tekrar gururlanmamıza neden olduğu için kendisine teşekkür ediyor ve arzuladığı şekilde doktor olmasını ve başarılarının devamını diliyorum…
Seni seviyorum Ezgi…

15.06.2016
Gündüz AKGÜL
Emekli Cumhuriyet Savcısı

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget