Gündüz Akgül: Yargıç kıyımı!..

“Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunmaz (1920)” Haksızlığa uğrayan, hak etmediği halde sürülen tüm meslektaşlarıma geçmiş olsun diyorum

Gündüz Akgül: Yargıç kıyımı!..
Yazılı ve görsel medyaya yansıyan haberde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), meslekte yaz kararnamesi diye anılan atama kararnamesini çıkararak, adli yargıda 3328 Yargıç ve Cumhuriyet Savcısını, idari yargıda 518 Yargıcı atadığı belirtilmektedir…
Ancak medyada haber sadece bu şekliyle değil, kararname, ödül ve sürgün kararnamesi olarak değerlendirmeye tabi tutulmakta, iktidar lehine karar veren Yargıç ve Cumhuriyet Savcılarının terfi ettirilerek ödüllendirildikleri, aleyhine karar verenlerin ise sürgün edildikleri belirtilmektedir…
Atama yönetmeliğine aykırı olarak (gerek bulunduğum yerde 2 yıllık süremi doldurmama, gerekse soruşturma geçirmediğim halde bir alt göreve atanma) sürülen bir yargı mensubu olarak diyebilirim ki bizim dönemimizde de azda olsa bu tür sürgünler yaşanıyordu…

Ancak 2010 yılında yapılan anayasa değişikliğinin halkoyunu sunulması ve bu değişiklikle HSYK’nun yeniden yapılandırılmasından sonra, ne yazık ki bu tür kararnameler neredeyse usul haline geldi…
17-25 Aralık olayları öncesinde, şu anda paralel yapı diye soruşturulan ve FETÖ diye suçlanan ekiple iktidar kol kola yürürken, yere göğe konulmayan Ergenekon, Balyoz, kozmik oda Yargıç ve Cumhuriyet Savcıları ya ihraç edildiler, ya tutuklandılar veya yurt dışına kaçtılar…
Bu mahkemelerde sanıkların salıverilmesi konusunda oy kullanan Yargıç ve Cumhuriyet Savcıları da derhal o görevden başka yerlere atandılar…
Bu nedenle medyadaki “ödül ve sürgün” değerlendirilmesi büyük oranda doğrudur…
Yıllarca özel yaşantısı dâhil birçok konuda özveride bulunarak yargıya hizmet veren biri için sürgünün nasıl bir çöküntü, moral bozukluğu yarattığını, onurunun nasıl kırıldığını sürgün olan birisi olarak çok iyi biliyorum…
Bu işin düzgün gitmesi sistem işidir. İnsanlardan kahramanlık beklemekle işler düzene girmez…
Sürgünün bir amacı da meslekten uzaklaştırmaktır…
Sistem bozulduğuna göre, yeniden düzelinceye kadar meslektaşlarımın özveride bulunarak görevlerine devam etmeleri gerekmektedir…
Adil ve tarafsız bir adalet için hiçbir Yargıç ve Cumhuriyet Savcısının taraf olma lüksünün bulunmadığının bilinmesi gerekir…
Ayrıca hukuk herkese gerektiği için, siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, dernek ve sendikaların itiraz mevkii olan üst mahkemelerin, el birliği ile yargıya sahip çıkmaları kaçınılmaz hale gelmiştir…
Büyük öngörü sahibi olan Mustafa Kemal Atatürk, bu günleri görmüş gibi diyor ki;
“Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunmaz (1920)”
Haksızlığa uğrayan, hak etmediği halde sürülen tüm meslektaşlarıma geçmiş olsun diyorum… 06.06.2016
Gündüz AKGÜL
Emekli Cumhuriyet Savcısı

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget